'Tüm emekçiler için ayrımsız kadro'

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDHB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş), Türk Hemşireler Derneği (THD), Türk Medikal Radyoteknoloji...
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDHB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş), Türk Hemşireler Derneği (THD), Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TMRT-Der), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (Tüm Rad-Der) ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUD) kamudaki taşeron işçiler için “İnsan ihaleyle çalıştırılamaz, sağlıkta taşeron olmaz'' diyerek kadro istemiyle basın açıklaması düzenledi.
AKP iktidarının “taşerona kadro'' vaatlerine bir yenisini eklediğini ancak getirilecek düzenlemenin içeriğinin belirsizliğini koruduğunu söyleyen sağlık örgütleri, düzenlemenin KHK ile geleceğinin duyurulmasıyla kaygıların arttığını belirtti.
“Sağlık alanında başta taşeron işçileri olmak üzere, taşeron, sözleşmeli, vekil ayrımı yapılmadan güvencesiz biçimde istihdam edilen tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri kadrolu statüde güvenceli çalıştırılmalıdır''denilen açıklama şöyle devam etti:
"Çalışma Bakanı, kamuda işçi olarak çalışmak isteyen herkesin bir sınava girdiğini belirterek, kadroya geçişte de sınav uygulaması olacağını, sınavın eleme amaçlı kullanılmayacağını ifade etmiştir. Zaten yıllardır kamuda çalışmakta olan, yıllardır kamunun hastanelerinde üretilen sağlık hizmetinin bir parçası olan taşeron sağlık işçilerinin, bu kadar mağduriyetin üzerine hak etmiş oldukları kadro hakkı için sınava tabi tutulması kabul edilemez.
Sayın Bakan her ne kadar bu sınavın eleme amaçlı kullanılmayacağını vurgulamaktaysa da kamuda yıllardır çalışan emekçilere, sanki yeni işe başlıyormuş gibi sınav şartının düşünülüyor olmasının ''tek’ amacı, ''eleme’ olabilir. Yıllardır emeği ve kimliği yok sayılan, tümüyle keyfi ve hukuksuz bir biçimde taşeron şirketlere mahkum edilen tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yaşadığı mağduriyet giderilmeli, herhangi bir şarta bağlı olmadan kadroya geçirilmelidir.
Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından yapılan açıklamalarda kadroya geçirileceklerle ilgili güvenlik soruşturmasının ''zorunluluk’ olduğu belirtilmiştir. Öncelikle güvenlik soruşturması şartının 657 sayılı Kanuna bir OHAL KHK’si ile OHAL’den sonraya da etki edecek şeklide yani Anayasa’ya aykırı olarak eklendiğini belirtmek isteriz. KHK ile eklenen, gerekçesi ve kime, nasıl uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmayan memuriyet için güvenlik soruşturması yapılmış olması şartının hukuka aykırı şeklide nasıl uygulandığını sağlık ve sosyal hizmetler alanında gözlemliyoruz. Kadroya geçiş sürecindeki soruşturma şartının, hukuka aykırı şekilde, eleme amaçlı getirilmek istendiği açıktır."
Çalışma Bakanı’nın taşeron işçilerden kazanılmış haklardan feragat etmelerini istediği hatırlatılan açıklama şu sözlerle sona erdi:
"Bizler sağlık emek ve meslek örgütleri olarak biliyoruz ki; bugün iktidarın en azından bir adım atmak durumunda kaldığı taşeron işçilere kadro hakkı, yıllardır sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda ''taşeron işçinin sendikası olmaz’, ''taşeron işçinin yıllık izin hakkı olmaz’, ''taşeron işçinin kıdem tazminatı olmaz’ diyenlerin karşısında güvenceli çalışma mücadelesini büyüten sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin kazanımıdır. Kadro hakkı, iktidarın bir lütfu değil, bir ekip olarak son derece yaşamsal bir hizmeti ürettiğimiz iş kolumuzda sağlık çalışanlarının farklı statülerle parçalanmasına karşı büyütülen ortak mücadelenin ve ortak örgütlenmenin kazanımıdır. Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak, insanca yaşayacağımız ve emeğimizin karşılığını alacağımız güvenceli bir çalışma düzenini hep birlikte kendi ellerimizle kuracağız!"
"'Tüm emekçiler için ayrımsız kadro'" haberi, 22 Aralık 2017 tarihinde yazılmıştır. 22 Aralık 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.