Tahran Zirvesi: Üç liderden önemli açıklamalar...

Tarhan''da gerçekleştirilen Suriye konulu zirve, Rusya Devlet Başkanı Putin, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan''ın açıklamalarıyla gerçekleşti. Zirve''ye damga vuran sözler Putin''den geldi. Erdoğan ve Putin arasında yaşanan ''3. madde'' krizinin ardından Putin "Özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı''nın teklifi ile bütün taraflara silahları bırakma çağrısında bulunduk. Sivil h
Erdoğan, Ruhani ve Putin'in 'Suriye' konusunu ele alacakları Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi gerçekleşti.
Açıklamaların ardından 12 maddelik bildirinin onaylandığı duyuruldu.
Bildirideki 3'üncü maddeye 'ateşkes' ifadesinin eklenmesini isteyen Erdoğan'a Putin'den "Burada silahlı gruplar yok, El Nusra, IŞİD bu toplantıya katılmıyor. Biz teröristlerin yerine konuşmuyoruz. Onların silahlarını kullanmayacaklarını söyleyemeyiz" yanıtı geldi.
Öte yandan zirveye damga vuran cümleler ise Putin'den geldi. Putin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik, "Sivil halk korunması bahanesiyle teröristleri korumak ve Suriye hükümetine zarar vermek kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
'KANUNSUZCA SURİYE'DE BULUNAN ABD'DEN OLUMLU ADIM BEKLENEMEZ'
Ruhani'nin açıklamalarından satır başları:
Suriye'de terörizmle mücadele için bu buluşma ne geçmişte ne gelecekte kendi kararımızı kabul ettirmek üzerine olmuştur. Suriye halkı dostumuzdur.
Bizim şimdiki aşamada ve gelecekteki ortak eylemlerimizinin incelenmesi için ortaktır. İdlib başta Suriye krizini sonlandırmak için askeri seçeneğin işe yaramaz olduğunu vurguladık. Suriye Krizinin ve bölgedeki benzeri krizlerin barışlı yollarla çözüleceğini düşünüyoruz. Burada canlarını feda ederek, şehitlerin yüce ruhuna saygılarımı sunarak, Suriye'deki terör faaliyetlerinin durdurulmasına ve bölge için uzun süreli tehlikelerinin kaldırılması...
İran İslam Cumhuriyeti, Suriye'de krizin çözümü için Suriye'nin davetiyle bulundu. Terörizm ile mücadele uluslarlarası bir istektir. Biz bölgedeki bazı ülkelerin terör ve ayrılıkçı endişelerini anlıyoruz. Ama bunu için en etkili yöntemin Suriye hükümetiyle işbirliği yapılması olduğuna inanıyoruz. Biz barış için savaşıyoruz. Bu mücadele sivillere zarar vermemeli. İşgalci bir rejim olan Siyonist rejim terörizmle mücadele ettiğini iddia edemez. Bu rejimin işgal ettiği Suriye topraklarını derhal terk etmesi gerekir. Kanunsuzca Suriye’de bulunan siyonist rejimi destekleyen ABD hükümetinden olumlu ve yapıcı bir rol alacağı beklenemez. Suriye’nin geleceği için ilk ve son rol Suriye halkına aittir.

'SURİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN HER TÜRLÜ ROL SURİYE'YE AİT'
Suriye'de kalıcı barışla ulaşması için ciddi sorunlar yaratmaktadır. Yüz binlerce Suriyeli'nin komşu ülkelerde bulunması olumsuz hava yaratır, derhal topraklarına dönmeleri için yardım edilmelidir. Suriye'nin geleceği için her türlü rol Suriye'ye aittir.
'ABD'NİN VARLIĞI SON BULMALI'
İdlib'te teröristlere karşı mücadele sivillere zarar vermemelidir ve yakıp, yıkıcı olmamalıdır. Yabancı askeri güçlerin topraklardan çıkması Suriye'nin geleceği açısından önemlidir. Libya'da dış güçlerin müdahalesi, geçmiş tecrübeler Suriye'nin geleceği açısından da önemlidir. Dünya özellikle bizim bölge dış müdahale, bazı hükümetlerin maceraperetliği yüzünden çok fazla insani kayba neden olmuştur. Yemen krizi ve dünyadaki benzer krizleri çizecektir. Bölgede ve dünyadaki kriz yaşayan ülkelerin geleceği ve barış sürecini belirleyemez.
Bizim Suriye krizindeki işbirliğimiz, bölgedeki diğer krizlerin çözümü için örnek olmaktadır. Sonunda bir kez daha aşağıdaki hususlara vurgu yapıyorum:
Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyulmalıdır.
İdlib terörizmden arındırılmalıdır.
Suriye'de güvensizliğe neden olan ABD'nin orada bulunması son bulunmalıdır.
Uluslararası toplum, Siyonizm rejimin işgalciliğine karşı çıkmakla mükelleftir.
İDLİB'DE PROVOKASYON HAZIRLIĞI VAR
Putin'in açıklamalarından satır başları:
Teşekkürler Sayın Ruhani, Sayın Erdoğan... Öncelikle Sayın Ruhani'ye teşekkür etmek isterim. Suriye meselesinde atılacak adımları görüşmek üzere bize imkan tanıdı. Daha önceki zirvelerdeki kararlar önemli ölçüde hayata geçiriliyor. Suriye topraklarının yüzde 90'ı kontrol altına alındı. Teröristler, İdlib'de çeşitli provokasyonlar hazırlıyorlar. Çeşitli provokasyonlar hazırlıyorlar. Hatta kimyasal silahların kullanımıyla oluyor bu provokasyonlar.
Buna rağmen bizim ortak mütabakatlarımız siyasi çözümü önemli ölçüde ilerlerdi. Suriyeliler'in kendi başına ülkenin kaderini tayin etmeye imkan bulabildiler. BM nezdinde bir anayasa hazırlığı olacak. Suriye hükümetinin kontorolü altında, insanlar barışa adım atıyor. Uluslararası toplum, zorunlu göçmenler ve sığınmacıların evlerine dönüşünü desteklemektedir.
Bununla ilişkili olarak Rusya'nın girişimi ile Suriyeli göçmenlerin ve ülke içinde yerinden edilenlerin evlerine dönebilmeleri içi uluslararası bir yardımlaşma yapılması planlanıyor. Bu girişim, İranlı ve Türk partnerlerimizden de destek görüyor. İdlib'de çok sayıda sivil var. Bu nedenle buradaki teröristlerle mücadelede bunun da hesaba katılması gerekiyor"

'RİSKLİ BİR YERE GELDİ'
Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları:
Zirveden çıkacak sonuçlar tüm dünya tarafından şu anda sabırsızlıkla bekleniyor. Alacağımız kararlarda bu beklentileri boşa çıkarmayacağıma inanıyorum. Asgari müşterekler suriye'nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ithilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır. Bu amaçla baştan beri sahada şiddetin durdurulmasını, insani durumun iyileştirilmesini ve siyasi sürecin önünün açılmasını hedefledik.
Aynı anlayışla Cerablus, El Bab ve Afrin gib iyerlerde sahaya inerek terörist unsurları bölgeden temizledik. Böylece Suriye topraklarını güvenli hale getirerek huzur ve istikrarı temin ederek, mültecilerin evlerine dönebileceği şartları hazırlamaya çalıştık.
Astana kapsamında hayata geçirdiğimi en kritik adım gerginliği azaltma bölgelerini tesisiydi. Ancak bunlar zamanla farklı bahanelerle tasfiye edildi. Bunlardan geriye sadece İdlib kaldı. Burada muhalefet yaşanan gelişmeler nedeniyle aldatıldıklarını düşünüyorlar. Türkiye olarak şehitler verdiğimiz bu sürecin şu an itibariyle çok riskli bir yere geldiğini düşünüyoruz.
İdlib, sadece Suriye'nin geleceği değil, bizim milli güvenliğimiz ve bölgenin geleceği noktasında hayati önem taşıyor. Ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin Esed rejimine bırakılmasına izin vermeyiz. İdlib sadece Suriye'nin değil bizim için hayati öneme sahiptir. 12 gözlem noktasının bir sebebi de İdlib'e sığınanlara güvence vermektir. Her ne gerekçe ile olursa olsun İdlib'e yapılacak saldırı bir katliama sebep olacaktır. Gidecek başka yerleri olmadığı için bizim sınırımıza Türkiye mülteci ağırlama kapasitesini doldurmuştur.
İDLİB'İN KAN GÖLÜNE DÖNMESİNİ İSTEMİYORUZ
İdlib'in kan gölüne dönmesini istemiyoruz. Siz dostlarımızın bize destek olmasına istiyoruz. Bu çerçevede Rus dostlarımızın rahatsızlık duydukları noktalara... Böylece İdlib'de kontrol ılımlı muhalefetin kontrol edeceği hale gelecektir. İdlib'in akıbeti konusunda varacağımız anlayış, Suriye bağlamında işbirliğimizin geleceğini belirleyecektir. Türkiye'nin kararlılığının doğru anlaşılmasını özellikle istiyorum .İdlib için makul bir çıkış yolu bulmalıyız. Astana garantörlerinin Suriye’de yeni bir insani kriz yaşanmasına izin vermeyecekleri mesajı bu zirveden dünya kamuoyuna verilmelidir. Dünya İdlib'e yönelmişken Fırat’ın doğusunda arzu etmediğimiz gelişmeler yaşanıyor. Bir takım yabancı güçlerin attığı adımların artık bambaşka bir yere yöneldiği bir gerçektir. Artık DEAŞ tehdidi kalmamış olmasına rağmen ABD'nin bir başka terör örgütünü desteklemesinden rahatsızız. ABD'nin uçaklarını bölgeye göndermesi, bu örgütün ne kadar güçlendiğini göstermektedir. Bu durum sadece bizim milli güvenliğimize tehdit oluşturmuyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü de tehdit ediyor. Ülkenin bir bölümünde sergilenen hassasiyetlerin diğer bölümünde gösterilmiyor oluşu... Türkiye bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Tehdidin kaynağına ve boyutuna göre adımları atmaya devame deceğiz.

Bu zirveden çıkacak sonuçların Suriye'li kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum. 12 maddelik bir bildiri var, buna 'Tahran bildirisi' diyeceğiz. Ruhani'ye şükranlarımı sunuyorum. Bundan sonraki toplantıyı Rusya'da yapacağız. Oradkai toplantıya çok daha olumlu gelişmelerle gitmeyi temenni ediyorum.
Ateşkes ilanı yapabilirsek inanıyorum ki bu zirvenin en önemli adımlarından birisi bu olacak. Sivilleri bu karar huzurlu kılacaktır.
RUHANİ'DEN YENİDEN AÇIKLAMA
Erdoğan'ın ardından bir kez daha söz alan Ruhani "ABD'yi Fırat'ın doğusundan çıkmaya zorlayalım, çünkü krizin devam etmesindeki en büyük etken ABD'dir" dedi.
ERDOĞAN'LA PUTİN ARASINDA 'ATEŞKES' POLEMİĞİ
Erdoğan, son sözlerden sonra iki kez daha konuşma hakkı talep ederek Tahran Bildirisi'ne "ateşkes" ifadesinin eklenmesini istedi.
Putin, Erdoğan'ın son talebinin ardından tepki göstererek, "Burada silahlı gruplar yok, El Nusra, IŞİD bu toplantıya katılmıyor. Biz teröristlerin yerine konuşmuyoruz. Onların silahlarını kullanmayacaklarını söyleyemeyiz" dedi. Bildiride kimi yerlerin "muğlak" olduğunu kabul eden Putin, buna karşın bildirinin "gerçekçi" olduğunu söyledi.
Erdoğan ise Putin'e verdiği yanıtta, bildiriye "ateşkes" ifadesi eklenmesiyle, "El Nusra Cephesi'ne silah bırakma çağrısı" yapılmış olacağını savundu.
Ruhani ise, "Biz bütün teröristlerden silah bırakmalarını istiyoruz" dedi, ancak Erdoğan'ın "ateşkes" kavramının kullanılması talebi onay görmedi.
BASIN TOPLANTISI
Bildirinin açıklanmasından önce açıklamada bulunan İran Cumhurbaşkanı Ruhani, "ABD ve siyonist güçlerinin müdahale etmemesine vurgu yaptım ve arkadaşlarım bu konuda hemfikirler. Terör eylemleri ile kanunsuz ve insanlığa aykırı işler yapıyorlar. Tedbir almamız gerekir ki siviller zarar görmesinler. .Suriye'nin değişik bölgelerinde teröristler işgal ettikleri bölgelerden kovuldular. Demokrasinin Suriye'de sağlanacağı zamana kadar çabalarımızı ve faaliyetlerimizi devam ettirmeliyiz" ifadelerini kullandı.
PUTİN'DEN AÇIKLAMA
Ruhani'nin ardından konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin ise, "Bizim niyetimiz, Suriye'yi terörizmden temelli temizlemektir. Özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı'nın teklifi ile bütün taraflara silahları bırakma çağrısında bulunduk. Sivil halk korunması bahanesiyle teröristleri korumak ve Suriye hükümetine zarar vermek ve Suriye ordusuna saldırmak kabul edilmez. Muhalifler, bu tür provokasyonları yapma niyetindedir. Terörle mücadeleye muhalifler de katılıyor. Bu da çok önemlidir. BM'nin anayasa komisyonunu kurma sürecine yardım etmek konusunda mütabakata ulaştık. Suriye halkının tüm kesimleri, toprak bütünlüğü, birliğini amaçlıyoruz. Suriye'nin yeniden inşa edilmesi için çaba gösteriyoruz. Önümüzdeki dönemde mültecilerin geri dönmesi için girişimde bulunduk. Bizim meslektaşlarımız ve ortaklarımızla insani konularda mütabakata ulaştık. Suriye halkının güncel ihtiyaçlarını karşılamak için 3 bin ton yardım sevk ettik" ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN'DAN AÇIKLAMA
Putin'in ardından Erdoğan ise şu açıklamalarda bulundu:
"Suriye'de yaşanan insani drama son vermek amacındayız. Suriye'de istikrar ortamının tesisi yönünde belli bir mesafe alınmasını sağlamıştır. Yaklaşıl 8 yıldır devam eden bir ihtilafın bir günde çözülmesini beklenemez. Biz başkası gibi yangını söndürmek yerin seyretmiyor, elimizden geleni yapıyoruz. İçinde bulunduğumuz kritik günlerde, büyük emeğin sonucu olan kazanımlar büyük önem taşıyor. Malumunuz, Nisan'da Ankara'da gerçekleştirdiğimiz zirveden bu yana, sahada önemli gelişmeler cereyan etti. Bunları ele aldık. İdlib'e yönelik saldırıların sahadaki durumu kötüleştireceğini dile getirdik. İdlib'de 12 gözlem noktamız bulunuyor. Bu bölgedeki sivil halkın korunması, terörist unsurların ayrılması anlamında önem taşıyor. İdlib, küçük Suriye'dir. Türkiye olarak baştan beri, Suriye'de akan kanın durması için çaba gösterdik. Tek bir Suriyeli kardeşimizin burnunun kanamasını istemiyoruz. Zirveye atfettiğimiz önem de bu nedenden kaynaklanıyor. İdlib meselesi Astana ruhuna sadık kalarak ilerlemelidir. Anayasa komitesinin kuruluş sürecine ilişkin önemli hazırlıklar tamamlandı. Zirvede Suriyeli mültecilerinin geri dönüşü konusunu da ele aldık. Mültecilerin geri dönüşüne olumlu yaklaşıyoruz. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
"Tahran Zirvesi: Üç liderden önemli açıklamalar... " haberi, 07 Eylül 2018 tarihinde yazılmıştır. 07 Eylül 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.