Şule Çet davasında dikkat çeken ifadeler!

Şule Çet davasında dikkat çeken ifadeler!

Ankara’da bir iş merkezinin 20’nci katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması bugün(6 Şubat 2019), Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sabah 10.00’da başladı. Tutuklu yargılanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand, “cinayet”, “ırza geçme” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından yargılanacak.

Duruşma için, Şule Çet’in ailesi, avukatı, çeşitli kadın dernekleri ve bazı sivil toplum kuruluşları, duruşmayı izlemeleri yönünde takipçilerine sosyal medyadan çağrı yapmıştı. 250 kişilik mahkeme salonuna sığmayacak derecede bir grup Çet davasına destek için duruşmaya katıldı. Gazeteciler, milletvekiller, avukatlar, kadın dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarından katılım gösterildi.

23 yaşındaki Şule Çet’in, 29 Mayıs’ta eskiden yanında çalıştığı Çağatay Aksu’nun ofisinin olduğu plazanın 20. katından aşağıya atlayarak intihar ettiği iddia edilmiş ancak cinsel saldırıya uğradığı ve ölümünün şüpheli olduğu ortaya çıkmıştı. Davada Adli Tıp Uzmanı Mehmet Nuri Aydın’ın “Bir kadın bir erkekle tenha bir yerde içki içmeyi kabul etmişse ve hele erkeğin yalnız yaşadığı evine, odasına giderek birlikte içmiş olursa cinsel ilişkiye rıza göstermiş sayılır” ifadelerinin yer aldığı bir mütalaa raporu olduğu öğrenilmişti.

OLAY SONRASI TEMİZLİK YAPTILAR

Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli’nin haberine göre, şüpheli ölümden kısa bir süre sonra polislerce çekilen “dinlenme odası” fotoğrafı dava dosyasına girdi. Fotoğraf, şüphelilerin olay sonrası temizlik yaptığı iddiasına kanıt olarak gösteriliyor. Savcılığın hazırladığı iddianamede, fotoğrafta pencerenin önünde duran sehpadaki tavlanın bile yerinden oynamadığı vurgulanıyor.

İLK DURUŞMADAN NETİCE BEKLEMİYORUZ

Duruşması öncesinde Evrensel’den Derya Kaya’ya konuşan Şule Çet’in Avukatı Umur Yıldırım, dosyanın ilk duruşmasında beyanlarını ve aldıkları raporları mahkemeye sunacaklarını belirtti. Büyük ihtimelle dosyanın kovuşturma aşamasında tekrar adli tıbba gönderileceğini belirten Yıldırım, ilk duruşma olacağından olumlu ya da olumsuz bir gelişme beklemediklerini, sadece sürecin başlayacağını ve tutuklulukların devamına karar verilmesini beklediklerini söyledi.

Sanıkların ilk defa canlı olarak sorgularının mahkemede olacağını anlatan Yıldırım şöyle konuştu: “Onların ilk tepkileri, beyanlarını orada duyacağız. Bir sanık ‘Hiçbir şey görmedim, duymadım’ diyerek olumlu, olumsuz hiçbir şey söylemiyor. Diğer sanığın da anlattığı bir hikaye var. Sanıklardan birisi konuşabilir. Çünkü birçok delil var ve anlattıklarının tamamen aksine bu deliller. Bu açıdan birisinin artık konuşacağını, gerçekleri söyleyeceğini düşünüyorum. Çünkü artık deliller birçok şeyi ortaya koydu”

Çet’in dosyasında sanık avukatlar tarafından alınan ve medyada da tepkilere neden olan “Bir kadın bir erkekle tenhada içmeyi kabul etmişse cinsel ilişkiye rıza göstermiştir” ifadelerinin yer aldığı uzman mütalaa raporuna ilişkin de Yıldırım, bu raporun adli tıp raporu olmadığının altını çizdi. Taraflardan herhangi birisinin dava ya da soruşturma aşamasında haklılığını ispat etmek için uzman kişilerden mütalaa alabildiğini belirten Yıldırım, mütalaa raporunun uzman kişiler tarafından bilimsel görüşlere göre hazırlanmasına rağmen Şule’nin dosyasında yer alan raporun hiçbir bilimsel görüş içermediğini ve tarafsız olmadığını vurguladı. Yıldırım, “Tek bir tarafı aklamaya yönelik bir rapor. Bu soruşturma aşamasında dosyaya girmişti. Savcı dahil hiç kimse dikkate almadı zaten” dedi.

BAKANLIK MÜDAHİL OLDU

Duruşmada ilk olarak sanıkların kimlik tespiti yapıldı. Daha sonra müdahillik talepleri alındı. Mahkeme heyeti, Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın müdahillik talebini kabul etti.

İLK SAVUNMA

Çağatay Aksu ifadesinde şunları söyledi:

"Böyle bir suçlamayla karşınızda olduğum için üzgünüm. Hiçbir suçu kabul ediyorum. Öncelikle Allah'ın vicdanına sonra da sizin vicdanınıza güvendiğimi söylemek istiyorum. Herhangi bir şeyden alakam yoktur. Cinsel saldırı, cinayet söz konusu değildir. Ona dokunmadık bile. Şu an da bile şoktayım. Halen bu kadar insan neden üstüme geliyor farkında değilim. Herkes ya gösteriş amacında ya da bilmeden bir şeyler yapıyorlar. İş yerine gelen hacizler nedeniyle mallarımız haczedildi. Bizim Şule'yle buluşma nedenimiz bunları konuşmak. Kendisi de görüşmek istiyordu benimle."

'İŞ AMAÇLI BULUŞTUK'

Sanık Çağatay Aksu savunmasını yaptı.

"Şule Çet ile ne zaman tanıştın?" sorusu üzerine Aksu şunları söyledi:

"Ben dükkanı devraldığım zaman tanıştım onunla. Devraldıktan sonra tüm personeli çıkardık. Şule'yi de çıkaracaktık ama durumunun kötü olduğunu söylediği için çıkarmadık. 2 ay boyunca çalıştı. Sonra işler kötüleşti ve işten çıkarıldı. Buluşmalarımız sadece iş yeriyle alakalıydı.

Bir gün öncesinden buluşma kararı almıştık. İş konuları konuşmak için buluşacaktık. Daha sonra Mustafa geldi, Şule 22.30 gibi bize dahil oldu. Orada Okan dediğimiz bir arkadaşımız aradım dükkanla ilgili problemleri ona da konuştuk. Ben, Berk ve masadaki arkadaşlarıma ofise geçelim dedim. Şule'ye teklif edildi, Şule de gelmeyi kabul etti. Bu arada ev arkadaşını aradığını hatırlıyorum masadayken."

O GECEYİ ANLATTI

"Ne amaçla olayın gerçekleştiği ofise gittiniz" sorusunu yanıtlayan Aksu, "Onunla patron dışında abi kardeş gibiydik. Berk, 'Şule gel ne kadar istersen oturursun, kafan dağılmış olur' dedi. Çok sorunları vardı. Parasızlığından, aile sorunlarından bahsediyordu. Bu sene de sınıfta kaldığından bahsetti. Evini taşıdığını, yatacak yeri olmadığını söylüyordu. Biz de biraz kafası dağılsın dedik. Şule bana güvenen bir insandı. Daha sonra Şule benim aracıma bindi markete gittik. Alkol ve çerez aldık. Daha sonra ofise çıktık. 00.30 sularında ofise geldik. Müzik açtık alkol almaya başladık. Bütün gece müzik dinlemekten başka hiçbir şey yapmadık. Geniş bir makam odası var orada oturuyorduk. Psikolojik durumu gayet normaldi. Sadece müzik dinledik. Herkes telefonuyla uğraşıyordu. Kesinlikle aramızda yakınlaşma olmadı. 03.50 sıralarında Şule makam odasında yürümeye başladı. Kalktığında nereye gittiğini düşündüm. 40-50 saniye sonra peşinden gittim. Ben gördüğümde sarkık vaziyetteydi. 'Ne yapıyorsun sen' deyip tutmam bir oldu. Önce sol elimle tutmaya çalıştım başaramadım. Tuttuğum sırada 'Napıyorsun sen' diye kızarcasına bağırarak söyledim. 'Ben gidiyorum' dedi, başka hiçbir şey söylemedi. Bağırdım Berk'in müzikten dolayı duymadığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Şule'nin düştüğü camda parmak izi bulunmaması hakkında konuşan Çağatay Aksu, "Nasıl çıkabilir ki efendim. Elimle Şule'yi tutuyorum. Berk'e seslendim Berk duymadı. Gelmedi zaten, elimden kaydı ve düştü. O sırada Berkin yanına içeriye koştum. Berk'e söyledim, 'Şule gitti' dedim. Berk hadi gidelim biz de dedi. 'Şule gitti' diyorum. Olayın şokuyla Şule'nin gittiğini düşünüyorum. 'Ne diyorsun sen' dedi Berk. 'Tutamadım, atladı' dedim. Parmağımı gösterdim. Aşağıya indik görevlilerin yanına gittik. Berk orada Şule'yi sordu, 'Nerede' diye. Berk donuk kaldığımdan kendime gelmem için itti beni. Yere düştüm. Araca bindim. Yanımızda bulunan hastaneye doğru gittim. Berk beni aradı o sırada. Hemen geri döndüm olay yerine duvarın dibine oturdum ondan sonrasını da net hatırlamıyorum" dedi.

'O MESAJ MAZERET İÇİN'

Şule Çet'in arkadaşına attığı mesaj hakkında konuşan Aksu şunları söyledi:

"Eve gitmemek için atılmış bir mesaj o. Onun yanına gitmemek için mazeret uydurma o. Küfür içerikli mesaj yazmış. Yelken Plaza'dayken 'Bırakmıyor' diye. Şule 'Yaz bana, seni merak ediyorum, geleyim alayım' demiş."

ADLİ TIP RAPORU

Adli Tıp Kurumu'nun Şule Çet'in ters ilişkiye zorlandığı yönündeki raporu için konuşan Aksu, "Kesinlikle dokunmamız söz konusu değil. Öyle Adli Tıp raporunu ben de istedim, göremedim" dedi.

Şule Çet'in aşağıya düşmesinin hemen ardından aşağıya indiklerini söyleyen Aksu, "Hemen indik. Sağı solu silmedik. Taş devrinde yaşamıyoruz ki. Kriminali var. ışık tutunca her şey ortaya çıkıyor" diye konuştu.

ŞULE'NİN EV ARKADAŞI TANIK OLARAK DİNLENDİ: ŞULE 'ÇAĞATAY BANA MESAJ ATIP DURUYOR' DEDİ

Duruşmada olay gecesi Şule’nin mesajlaştığı ev arkadaşı Lila tanık olarak dinlendi. Lila’nın beyanları özetle şöyle: “Çağatay Şule’ye yazıp duruyordu. Şule bana gideyim mi diye sordu. Hem para alacağım da var dedi. Çağatay Şule’ye asılıyordu. Çağatay’ın, Şule’ye asıldığını öğrendikten sonra Şule’ye ‘bağımızı koparmayalım’ dedim. Olay günü evde yemek yiyoduk. Şule bana, ‘Çağatay bana mesaj atıp duruyor, gel diyor, bana asılıyor, napayım’ dedi. Ben de ‘sen bilirsin’ dedim. Saat 21.30 gibi evden çıktı. Sonra ona ‘iyi misin? diye mesaj attım. ‘İyiyiz sıkıntı yok’ dedi. Sonra bir daha iletişime geçtik ve ‘ofise geçiyoruz’ dedi. Ben ‘seni alayım mı?’ diye sordum. ‘Yok abla ayıp olur’ dedi”

GÜVENLİK TANIK OLARAK DİNLENDİ

Çet’in hayatını kaybettiği gece söz konusu plazada güvenlik görevlisi olarak görev yapan Akif Deniz ile Murat Dalgalı tanık olarak dinlendi. Deniz olay gününü yaşananları şöyle anlattı:

“Çağatay Aksu Konya yolundan giriş yaptı. Bana B2 kapısının neden kapalı olduğunu sordu. Belirli bir saatten sonra kapatıldığını söyledim. Birilerinin buzdolabı getireceğini, kapıyı açmamı söyledi. Açamayacağımı söyledim. 5 dakika sonra Şule ve yanındaki arkadaşıyla geldi. Kayıt aldım. Aradan bayağı bir zaman geçti. Sabah namazını kıldıktan sonra otoparka indim. 03.50 civarında Murat beni arayarak, bir ses duyduğunu söyledi. Yanına gittim. Nereden geldi diye aramaya başladık, bir şey bulamadık. Ekrana baktığımız zaman birinin yere çökmüş elleri başında birini gördüm. Çağatay ‘bize ne var?’ diye sordu. Biz de ‘patlama oldu, onu araştırıyoruz’ dedim. Berk ‘yok bir şey’ dedi. Çağatay da ‘hadi gidelim’ dedi. ‘Yanınızda hanımefendi vardı o nerede’ diye sordum. Berk, ‘Çıkıp gitti görmedin mi’ dedi. ‘Görmedim beyefendi’ dedim. Ardından beraber gittiler. Sonra Murat geldi, ‘abi bir kızın düştüğünü söylüyorlar’ dedi. Ben hemen polisi ve ambulansı aradım. Daha sonra Berk geldi, ‘abi bir şeyler yapın’ dedi. Daha sonra telefonuyla Çağatay’ı ‘arayıp neredesin lan şerefsiz gelsene’ dedi. Aradan 15-20 dakika sonra polis ve ambulans’ geldi.”

ŞULE ÇET'TEN 'ÖZGECAN ASLAN' PAYLAŞIMI

Şule Çet, aynı şekilde gerçekleşen trajik bir olayda, minibüsteki tecavüz girişiminin ardından yakılarak öldürülen 'Özgecan Aslan' için destek ve adalet çağrısına katılmıştı. Çet, sosyal medya hesabından şu fotoğraf ile destek olmuştu.

"Şule Çet davasında dikkat çeken ifadeler!" haberi, 06 Şubat 2019 tarihinde yazılmıştır. 06 Şubat 2019 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.