Formula 1 heyecanı için geri sayım başladı: Türkiye’nin dönüşü Londra’da duyuruldu

Türkiye’nin 2027 yılında Formula 1 takvimine geri dönmesiyle motor sporlarında yeni bir dönem başlıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra’daki WTM Turizm Fuarı’nda yaptığı açıklamalarda Formula 1’in yanı sıra gastronomi, kültür, kongre ve etkinlik turizmine yönelik hedefleri anlattı.
Türkiye’nin 2027 yılında Formula 1’e ev sahipliği yapmaya hazırlanması, ülkenin uluslararası organizasyonlar aracılığıyla turizmde büyüme hedeflerinin önemli başlıklarından biri oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra’da düzenlenen WTM Turizm Fuarı’nda yaptığı açıklamalarda Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün yanı sıra turizmde ürün ve pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları değerlendirdi.
Türkiye standında basın mensuplarıyla bir araya gelen Ersoy; İngiltere pazarı, 2027 sezonu hazırlıkları, kongre turizmi, gastronomi, kültür varlıklarının iadesi ve deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında bilgi verdi.
TÜRKİYE, LONDRA TURİZM FUARI’NDA TANITILDI
Türkiye’nin fuara geniş bir katılımla iştirak ettiğini belirten Ersoy, 909 metrekarelik ana standın yanı sıra 255 metrekarelik destinasyon alanı ve 50 metrekarelik spor turizmi alanıyla yer aldıklarını söyledi. Fuarda 78 alt katılımcının bulunduğunu aktaran Ersoy, farklı turizm ürünlerinin uluslararası sektör temsilcilerine tanıtıldığını ifade etti.
Ersoy, fuarın önemini şu sözlerle anlattı:
“WTM Londra’yı, Türkiye’nin turizm zenginliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturduğumuz ve gelecek sezonun hazırlıklarını değerlendirdiğimiz önemli bir platform olarak görüyoruz. Bu yıl 909 metrekarelik ana standımız, 255 metrekarelik destinasyon alanımız ve 50 metrekarelik spor turizmi alanımızla, 78 alt katılımcıyla fuarda yer alıyoruz. Kapadokya’nın eşsiz doğal ve kültürel mirasından gastronomiye, spor turizminden kültür turizmine kadar farklı destinasyonlarımızı ve turizm ürünlerimizi aynı çatı altında buluşturduk. Burada âdeta bir Türkiye adası oluşturduk. Sektörümüzle birlikte ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve çeşitliliğini uluslararası alanda güçlü biçimde temsil ediyoruz.”
UÇAK BİLETİ FİYATLARINDA ARTIŞ BEKLENTİSİ
İngiltere’nin Rusya ve Almanya’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük kaynak pazarı olduğunu belirten Ersoy, Birleşik Krallık pazarındaki güçlü performansın devam etmesini beklediklerini söyledi.
Bölgedeki savaşların enerji fiyatları ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkisine değinen Ersoy, havayolu şirketlerinin yıllık yakıt fiyatı sabitleme işlemleri nedeniyle maliyet artışlarının ilk aşamada bilet fiyatlarına tamamen yansımadığını ifade etti. Bu uygulamaların sona ermesiyle petrol fiyatlarındaki yükselişin 2027 yılında uçak biletlerine daha belirgin şekilde yansımasını beklediklerini kaydetti.
Ersoy, üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek maliyet oluşabileceğini öngördüklerini açıkladı.
Tur operatörleriyle yoğun görüşmeler yürüttüklerini belirten Ersoy, erken rezervasyonların payının azalabileceği, son dakika rezervasyonlarının ise ağırlık kazanabileceği bir döneme girildiğine dikkat çekti. Bu değişime uygun tanıtım ve satış stratejileri uygulanacağını, tur operatörleri, havayolu şirketleri ve seyahat platformlarıyla yıl boyunca kampanyaların sürdürüleceğini bildirdi.
TURİZM GELİRLERİNDE ÜÇÜNCÜ ÇEYREK REKORU
Turizmde üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık sonuçları da değerlendiren Ersoy, şubat ayının sonunda başlayan savaşın ikinci çeyreği olumsuz etkilediğini hatırlattı. Yoğun tanıtım kampanyalarıyla üçüncü çeyrekte toparlanma sağlanacağı yönündeki beklentilerinin gerçekleştiğini belirtti.
Ersoy’un verdiği bilgilere göre Türkiye’nin üçüncü çeyrek turizm geliri yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolara ulaştı. Bu rakamın şimdiye kadar elde edilen en yüksek çeyreklik turizm geliri olduğunu vurguladı.
İkinci çeyrekte yaşanan olumsuz etkinin de telafi edildiğini ifade eden Ersoy, ilk dokuz aylık turizm gelirinin yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara çıktığını, aynı dönemde Türkiye’nin 49 milyon 132 bin ziyaretçi ağırladığını açıkladı.
Bölgedeki savaşlara ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin süreci yönettiğini belirten Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:
“Başta Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uygulamış olduğumuz dış politikamız ile ateş çemberinin ortasında tam bir istikrar adası olma pozisyonumuzu koruyoruz. İnşallah bu şekilde de süreci yönetmeye devam edeceğiz.”
İNGİLTERE PAZARINDA ŞEHİR VE KÜLTÜR TURİZMİ ÖNE ÇIKIYOR
İngiltere’nin Türkiye’nin yoğun tanıtım yaptığı ülkeler arasında bulunduğunu söyleyen Ersoy, televizyon kanalları, dijital platformlar, sosyal medya ve kanaat önderlerinin Türkiye’de ağırlandığı programlar aracılığıyla farklı iletişim kanallarının kullanıldığını belirtti.
Bu çalışmaların tur operatörleri, havayolu şirketleri ve seyahat portallarıyla yürütülen doğrudan satış odaklı kampanyalarla desteklendiğini ifade etti.
İngiliz ziyaretçilerin yaz aylarının yanı sıra düşük sezon ve kış döneminde de Türkiye’yi tercih ettiğine dikkat çeken Ersoy, bu durumun turizmin yıl geneline yayılması açısından önem taşıdığını söyledi. İstanbul’a yönelik tanıtım çalışmalarının da Birleşik Krallık’tan gelen ziyaretçi sayısındaki artışa katkı sağladığını kaydetti.
60’TAN FAZLA TURİZM ÜRÜNÜYLE TANITIM
Türkiye’nin 2018 yılından itibaren turizm stratejisinde değişikliğe gittiğini belirten Ersoy, deniz, kum, güneş ve arkeoloji ağırlıklı tanıtım anlayışının daha geniş bir ürün çeşitliliğine dönüştüğünü ifade etti.
Ersoy, “Şimdi 60’tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız.” diyerek GoTürkiye üzerinden yürütülen tanıtım faaliyetlerine dikkat çekti.
Gastronominin de bu stratejide önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ersoy, Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelmesinin ve destinasyonların kendilerine özgü lezzetlerinin öne çıkarılmasının gastronomi turizmine katkı sağladığını söyledi.
Kültür Yolu Festivalleri kapsamında şehirlerin unutulmaya yüz tutmuş yöresel tariflerinin menülere kazandırıldığını ve “Lezzet Noktaları” oluşturulduğunu aktardı.
FORMULA 1 VE ULUSLARARASI ETKİNLİKLERLE YENİ HEDEF
Etkinlik turizminin ürün çeşitlendirme çalışmalarında önemli bir başlık hâline geldiğini belirten Ersoy, Formula 1’in 2027 yılında Türkiye’ye dönüşünün yanı sıra uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin de bu alana katkı sağlayacağını ifade etti.
Türkiye’nin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesinin geliştiğini söyleyen Ersoy, NATO ve Antalya’da düzenlenecek COP31 gibi organizasyonların bu açıdan önem taşıdığını kaydetti.
KONGRE TURİZMİ İÇİN TGA BÜNYESİNDE YENİ BİRİM
Kongre ve toplantı turizmine yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde MICE alanına yönelik bir birim oluşturulduğunu açıkladı.
Toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan bu yapılanmayla uluslararası şirketlerin büyük etkinliklerine de ev sahipliği yapılmasının hedeflendiğini belirtti.
Ersoy, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31’in gerçekleştirileceği alanın bu süreçte önemli rol oynayacağını söyledi. Lütfi Kırdar’ın Bakanlığa devredilmesi ve COP31 alanının etkinlik sonrasındaki birkaç ay içinde Bakanlığa aktarılmasına yönelik süreci de anlatan Ersoy, Türkiye’nin bu ölçekteki organizasyonlar için ülke olarak teklif sunmaya başlayacağını ifade etti.
İSTANBUL’UN GASTRONOMİ TURİZMİNDEKİ KONUMU
Türk gastronomi markalarının Londra pazarındaki varlığını da değerlendiren Ersoy, nitelikli gastronomi ürünlerine sahip olmakla bir şehrin uluslararası gastronomi merkezi hâline gelmesinin farklı kavramlar olduğunu belirtti.
İstanbul’a bu alanda önemli yatırımlar yaptıklarını ve sonuçlarını aldıklarını söyleyen Ersoy, kentin dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri hâline geldiğini ifade etti.
ABD’DEN 100 KÜLTÜR VARLIĞI TÜRKİYE’YE İADE EDİLDİ
Yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının Türkiye’ye kazandırılması konusunda da açıklamalarda bulunan Ersoy, son sekiz yılda kaçakçılıkla mücadelede kurumsal kapasitenin güçlendirildiğini söyledi.
Aralarında ABD’nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzalandığını belirten Ersoy, bu iş birliklerinin iade süreçlerini hızlandırdığını ifade etti. Geçmişte sekiz-dokuz yıl sürebilen işlemlerin artık yedi-sekiz ayda sonuçlanabildiğini kaydetti.
Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile yürütülen iş birliğine dikkat çeken Ersoy, kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların eserlerin kökenini ve kaçırılma süreçlerini kanıtlamada belirleyici olduğunu anlattı.
Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi için kaçak eserlere yönelik talebin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Ersoy, “Artık dünyada bu bir kabul olması lazım. Yani kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım. Herkes tarafından dışlanması lazım.” dedi.
ABD’den Türkiye’ye getirilen 100 kültür varlığının İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini belirten Ersoy, ziyaretçileri eserleri görmeye davet etti.
UZAK PAZARLARA ULAŞIM İMKÂNLARI GENİŞLETİLİYOR
2027 yılına yönelik pazar hedeflerini de anlatan Ersoy, son sekiz yıldır kaynak pazar çeşitliliğini artırmaya odaklandıklarını söyledi. ABD, Kanada ve Çin gibi uzak pazarlara yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılmasına yönelik kararların ve Çin pazarındaki kapasite artışının önemine değinen Ersoy, Çin’de uçuş kapasitesinin 21’den 49’a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuşların eylül itibarıyla devreye girmeye başladığını bildirdi.
Türk Hava Yolları ile yakın çalıştıklarını da ifade eden Ersoy, uzun menzilli uçakların teslimatlarının uzak pazarlara erişimi güçlendireceğini söyledi. Yeni Zelanda gibi uzun mesafeli destinasyonlara yönelik planlamalarla ulaşım ağının genişletilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
DEPREM BÖLGESİ TURİZM ÇALIŞMALARINDA ÖNCELİKLİ
Kahramanmaraş ve deprem bölgesindeki kültür ve turizm çalışmaları hakkında da konuşan Ersoy, bölgenin öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini vurguladı.
Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonominin canlandırılmasının önemine dikkat çeken Bakan Ersoy, turizmin bu süreçte önemli katkı sunabileceğini belirterek, “Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız.” dedi.
"Formula 1 heyecanı için geri sayım başladı: Türkiye’nin dönüşü Londra’da duyuruldu" haberi, 03 Kasım 2026 tarihinde yazılmıştır. 03 Kasım 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.