Siber Güvenlik Kanunu Teklifi Meclis'ten geçti

TBMM’de kabul edilen Siber Güvenlik Kanunu, kamu kurumları ve kritik altyapıların siber savunmasını güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak, veri sızıntısı haberlerine ceza öngörülmesi ve geniş yetkiler tanınması, ifade özgürlüğü ve bireysel haklar açısından tartışmalara yol açtı.
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Siber Güvenlik Kanunu Teklifi, 8 Ocak'ta Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı'nın görev ve yetkilerini tanımlıyor. Teklif, kamu kurumları ve kritik altyapı kuruluşlarının siber güvenlik seviyesini artırmayı amaçlıyor.
Hükümet, bu düzenlemeyle Türkiye'nin siber güvenlik altyapısını daha güçlü bir seviyeye taşıyacağını savunurken; gazeteciler ve hak savunucuları, teklifin ifade özgürlüğü açısından muğlak ve kısıtlayıcı olduğunu belirtiyor.
SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞI'NIN GÖREVLERİ VE YETKİLERİ
Kanunla birlikte Siber Güvenlik Kurulu oluşturulacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında kurulacak olan bu yapıya, çeşitli bakanlar, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı, Savunma Sanayii Başkanı ve Siber Güvenlik Başkanı dahil edilecek.
Yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı'nın görevleri şunlar olacak:
- Kamu kurumları ve kritik altyapıların siber dayanıklılığını artırmak,
- Siber tehditlerle mücadele etmek ve siber tehdit istihbaratı toplamak,
- Zafiyet ve sızma testleri ile sistemlerin güvenliğini değerlendirmek,
- Zararlı yazılım analizleri yapmak veya yaptırmak.
Siber Güvenlik Başkanlığı ayrıca kamu kurumları ve kritik altyapıların veri envanterlerini tutma ve güvenlik tedbirleri alma yetkisine sahip olacak.
YETKİLER KONUSUNDAKİ TARTIŞMALAR
Teklifin en çok eleştirilen maddelerinden biri, veri sızıntıları ile ilgili haber yapmanın ceza kapsamına alınması oldu.
Teklifin 16. maddesinin 5. fıkrası şöyle düzenlendi:
"Siber uzayda veri sızıntısı olmadığı halde, veri sızıntısı varmış gibi içerik oluşturarak kurumları veya şahısları hedef alanlar, 2 ila 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılır."
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve İfade Özgürlüğü Derneği (IFÖD), bu düzenlemenin ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini belirtti. IFÖD açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Yetki alanı belirsiz denetim mercilerinin keyfi cezalar vermesine yol açabilecek bir sistem oluşturuluyor."
CHP'li Sezgin Tanrıkulu ve Bülent Tezcan, kanunun özel hayata müdahale edebileceğini ve konut dokunulmazlığını ihlal edebileceğini savundu.
HANGİ CEZALAR ÖNGÖRÜLÜYOR?
- Türkiye'nin siber güvenlik unsurlarına saldıran veya saldırı sonrası elde edilen verileri paylaşanlar, 15 yıla kadar hapis cezası alabilecek.
- Yetkililerin talep ettiği bilgi ve belgeleri vermeyen kişi ve kurumlar, 3 yıla kadar hapis ve 1.500 güne kadar adli para cezası ile karşı karşıya kalabilecek.
TGS, bu cezaların gazetecilerin veri güvenliği ve haber kaynaklarını tehlikeye attığını belirtti.
 
"Siber Güvenlik Kanunu Teklifi Meclis'ten geçti" haberi, 13 Mart 2025 tarihinde yazılmıştır. 13 Mart 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.