Şeytan azapta gerek

Şeytan azapta gerek

Ali Kaya SoysalBeşiktaş  dün akşam aldğı yenilgiyle daha önceki aylarda  ABC’de yazdığım ve iddia ettiğim gibi  şampiyonluğunu Nisan da ilan edemedi, Mayıs’a bıraktı. Bu takım şampiyon olur, bundan eminim, amaaaaa?!..Kadrolar...

Ali Kaya Soysal

Beşiktaş  dün akşam aldğı yenilgiyle daha önceki aylarda  ABC’de yazdığım ve iddia ettiğim gibi  şampiyonluğunu Nisan da ilan edemedi, Mayıs’a bıraktı. Bu takım şampiyon olur, bundan eminim, amaaaaa?!..

Kadrolar  açıklandığında ilk onbirde santrafor olarak geçen hafta Adanaspor karşısında iyi futbol oynayan, bir de gol atan formda Aboubakar yerine Cenk’in olmasına şaşırdım. Çünkü cezalarından ötürü  sezon başından beri beraber çift stoper oynayan Epureanu ve Yalçın’ın yokluğunda o defansı yıpratacak, dengesini bozacak oyuncu kesinlikle Aboubakar olmalıydı..

Aynı maçta sahanın yıldızı olan Tolgay’ın tercih edilmemesini de tuhaf karşıladım ancak, bunu fazla eleştiremem. Nedeni de ilk 11’den Atiba, Oğuzhan veya Talisca’dan birinin dışarda kalması gerekirdi, bu da zor bir karardır.

Yani Şenol hocadan söz ediyorum. Ezeli rakiplerinin son haftalardaki puan kayıplarıyla arayı açıp, sadece Başakşehir ile baş başa kalıp, onları da 7 puan farkıyla "ekarte" edip  elini kolunu sallaya sallaya şampiyonluğa koşarken bitime 6 hafta kala bu masum iki hatayı yapmaması gerekirdi.

Aslında Şenol hoca eleştirilerimi maç önünden başlatmam gerekir: BEINSPORTS’un görevlisi Ömer Güvenç işi gereği  bir şey sordu. Demekk i benimle aynı düşüncedeymiş ilk onbir konusunda: “Kenarda Aboubakar ve Dem Ba otururken niye Cenk ile başlama kararı aldınız?'' 

Adam işini yapıyor, bence çok da yerinde bir şey sordu.

Bu arada; soran kişiyi, yani Ömer Güvenç’i sizlere tanıtmam lazım. 70’li yıllarda Türkiye Birinci Ligi’nde oynayan bir takım vardı, hatırlar mısınız bilmem: adı VEFA idi. 3.büyüklere kök söktürürdü, İşte o Ömer o takımın sağaçığı Büyük Ömer idi. Küçüğü de bir başka Ömer’dir: can dostum, uzun yıllardır Fethiye’de yaşayan 0 müthiş takımın forvetlerinden biriydi. Birkaç milyon Euro’ya imza atan şimdiki "hemcinslerinden" daha atak forvettiler. Neyse, bu fırsatla  anmış olduk ikisini de.

Ve Şenol hoca nasıl yanıt verdi Ömer’in bu sorusuna maçtan 30 dakika önce: "Futbol takımları böyle kurulur: ilk 11, sonra 18, diğerleri de tribünde oturur. Bunlar futbolun içinde olan şeylerdir."

Vücut dilinden de gördüğüm kadarıyla, tamamen soran kişiyi aşağılayıcı, egoistçe verilen bir yanıttı, yayıncı kuruluşa milyarlarca para veren izleyicileri tatmin etmemesi bir yana. Üstelik o soruyu yönelten yukarıda bahis ettiğim Büyük Ömer ise ve senden birkaç büyük ise, nerede kaldı senin öğretmenliğin, Karadenizliliğin hocam?

Hızımı alamadım, hocayla ilgili benim de bizzat  başımdan geçen bir anı var: Kendisinin yapısı hakkında bir ölçek olacak. Maçtan çıktık şimdilik, affınıza sığınıyorum, ama ilginç gelebilir sevgili bazı ABC okuyucularına.

Sene 1995, Antalya, Sahir Gürkan ( nur içinde yatsın, çok emekleri oldu ). Futbol Federasyonu Eğitim Dairesi Başkanı, bana fax gönderiyor, Antalya’da o zamanlar 160 adet amatör takım çalıştırıcısı var. Hepsinin lisansiye edilmesi için kurs açılmasını istiyor, beni de bu kursun hocalığına getiriyor. Gerisini geçelim, kurs günleri, tesadüf bu ya, Trabzonspor devre arası kampı için Antalya’ya geliyor,  o zamanki Falez Otel’e yerleşiyor...

Kursun ikinci günü, yemek paydosunda 5 dakika uzaklıktaki otele gidiyorum büyük bir hevesle , öyle ya, birinci ligde teknik direktör olan birini, Şenol Güneş!i kursa davet edeceğim, amatör çalıştırıcılara birkaç kelam  etmesi için. Resepsiyondan arıyorum odasını, konuşuyoruz, "gelemem" diyor; yorgun olduğunu, bu kursun kendisini ilgilendirmediğini vs söylüyor. Hayal kırıklığıyla ayrılıyorum oradan. 

Dün akşam  maç öncesinde verdiği ropörtaj ve benim anım Şenol Güneş hakkındaki tespitlerimi doğruluyor herhalde. Türkiye’de çalışılması en kolay kulüpte , Beşiktaş’ta bu şansı bulmuşsun hoca, kendi memleketin  Trabzon’da  bulamamışken. Kaldı ki en başta Rasim Kara olmak üzere bir çok Beşiktaş’tan yetişen teknik adamın, sırasıyla Rıza Çalımbay’ın, Samet Aybaba’nın hatırına bu kendini beğenmişliğini terk et lütfen. Çünkü bu camia seni "imparator" olmadığın için sevdi... Tıpkı diğerleri gibi. Baba Hakkı’nın bile olamadığı gibi.

Evet, maç… Önde baskıyla başlayan Başakşehir ilk 20 dakikada şok 3 gol  buldu. Gerçi ikincisi açık ofsayttı, ama önemli değil... Çünkü 75 dakika boyunca müthiş bir oyun disiplini sergileyerek İstanbul’un bu tanınmayan takımı futbol adına güzellikler sergiledi, ama kaptanı sabıkalı Emre gene yapacağını yaptı. Ayrıca geçen hafta gazetecinin dövülme olayında yaşandığı gibi  bu adı sanı bilinmeyen güya Istanbul takımının hanesine eksi olarak geçti. Toplu dövme  ceza gerektirmez!

Eski İstanbul takımları demişken; Vefa, Galata, Karagümrük, Beykoz, Adalet, Yeşildirek., Davutpaşa vs  nerelerdesiniz??

Yoksa sizde mi futbola "evet" verdiniz?

"Şeytan azapta gerek" haberi, 01 Mayıs 2017 tarihinde yazılmıştır. 01 Mayıs 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.