Sendikalar Arasında Çocuk İstismarı Hükümlüsüne Kimin Daha Fazla Sahip Çıktığı Tartışması!

H.K.G. davasında hüküm giyen Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliyesi sonrası iki sendika arasında sert bir polemik patlak verdi. Karşılıklı açıklamalarla birbirlerini hedef alan taraflar, kamuoyunda geniş yankı uyandıran tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı. İşte detaylar...
İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in sağlık sorunları gerekçesiyle tahliye edilmesi, kamuoyundaki tartışmaların yanı sıra dini sendikalar arasında da yeni bir polemiğin fitilini ateşledi. H.K.G. davasında aldığı hapis cezasıyla gündeme gelen Gümüşel'in serbest bırakılması sonrası yapılan açıklamalar dikkat çekti.
Tahliye Kararı Sonrası Tartışma Büyüdü
H.K.G.'yi çocuk yaşta evlilik adı altında istismara maruz bıraktığı gerekçesiyle yargılanan ve 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevinden tahliye edilmesi bazı çevrelerde tepkiyle karşılanırken, bazı kesimler tarafından ise memnuniyetle karşılandı.
Tahliye kararının ardından Mil-Diyanet Sen ile Diyanet-Sen arasında sert açıklamalarla devam eden bir polemik yaşandı. İki sendika arasında, Gümüşel'e yönelik tutum üzerinden karşılıklı suçlamalar gündeme geldi.
Mil-Diyanet Sen'den Diyanet-Sen'e Sert Eleştiri
Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül, yaptığı açıklamada Diyanet-Sen'in geçmişte Yusuf Ziya Gümüşel hakkında olumsuz yönde paylaşım yaptığını öne sürdü.
Gül, Diyanet-Sen'in süreç içerisinde Gümüşel'e sahip çıkmadığını savunarak, kendi sendikalarının ise ilk günden itibaren yanında durduğunu ifade etti. Açıklamasında, kamuoyu oluşturmak için mücadele ettiklerini belirten Gül, bu süreçte hakikatin ortaya çıkması adına çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Diyanet-Sen İddiaları Reddetti
Mil-Diyanet Sen'in açıklamalarının ardından Diyanet-Sen cephesinden de yanıt gecikmedi. Sendika tarafından yapılan açıklamada, Yusuf Ziya Gümüşel hakkında iddia edildiği şekilde herhangi bir paylaşım yapılmadığı savunuldu.
Diyanet-Sen, söz konusu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu öne sürerek, kurumun geçmişte böyle bir açıklama ya da paylaşımının bulunmadığını belirtti. Açıklamada, ortaya atılan suçlamaların sendikanın kurumsal itibarını hedef aldığı ifade edildi.
Karşılıklı Suçlamalar Sertleşti
Diyanet-Sen açıklamasında, Mil-Diyanet Sen yönetimini ağır ifadelerle eleştirerek, ortaya atılan iddiaların iftira niteliğinde olduğunu savundu. Sendika yönetimi, söz konusu söylemlerin sendikal rekabetten kaynaklandığını ileri sürerken, bu tür açıklamaların teşkilatın saygınlığına zarar vermeyi amaçladığını öne sürdü.
Açıklamada ayrıca, sendikacılık alanında başarı gösteremeyen yapıların karalama kampanyalarına başvurduğu iddiasına yer verildi.
Hukuki Süreç Başlatıldı
Diyanet-Sen, kendilerine yönelik iddialar nedeniyle hukuki girişim başlattıklarını da duyurdu. Yapılan açıklamada, kurumsal itibarın zedelendiği gerekçesiyle ilgili kişiler hakkında adli ve idari mercilere suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi.
Tahliye kararının ardından başlayan tartışmanın, sendikalar arasındaki gerilimi daha da artırdığı görülürken, tarafların açıklamalarının önümüzdeki günlerde de gündemdeki yerini koruması bekleniyor.
Diyanet-Sen’in adını kirli oyunlarına alet etmek isteyen o müfteriye sesleniyoruz: Maskeleriniz düşecek, yalanlarınız ayaklarınıza dolanacak! Kirli algı operasyonlarına ve acizce yürütülen bu iftira kampanyalarına asla geçit vermeyeceğiz! Hukuk önünde hesaplaşacağız!"
Yanıt paylaşımının peşinden Diyanet Sen'den bir açıklama daha yapıldı.
Diyanet-Sen, çocuk istismarına karşı 9 Aralık 2022'de yaptıkları resmi açıklamayı sosyal medyadan silip kaldırdıkları yönündeki iddiaların tamamen yalan ve iftira olduğunu belirtti.
Kurum, bugüne kadar hiçbir paylaşımı silmediklerini, istismara karşı net duruşlarını gösteren o eski açıklamanın hâlâ kendi web sitelerinde yayında olduğunu altını çizdi.
Adli süreçler hakkında yorum yapmama ilkelerine sadık kaldıklarını ifade eden sendika, bu üzücü olay üstünden dinin ve dindarların hedef alınmasına izin vermeyeceklerini açıkladı.
Son olarak, bu iftiraları ortaya atan kişiler hakkında Hukuk Müşavirliği vasıtasıyla suç duyurusunda bulunulduğu ve yasal sürecin başlatıldığı duyuruldu.
NE OLMUŞTU?
İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, kızı H.K.G.’nin, şu ana kadar 6 yaşındayken tarikat müridi Kadir İstekli tarafınca "evlilik" adı altında istismara sürüklenmesine neden olmuştu.
Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk davada Ekim 2023'te karar çıkmış; Kadir İstekli’ye 30 yıl, baba Yusuf Ziya Gümüşel’e 20 yıl ve anne Fatıma Gümüşel’e ise 16 yıl 8 ay hapis cezası verilmişti. Ancak dosyanın taşındığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), verilen cezaları az bularak kararı bozdu.
İstinaf Mahkemesi; Kadir İstekli hakkında iki ayrı suçtan ceza verilmesi gerektiğini, anne ve babanın cezalarının da yasal oranlar gözetilerek yeniden belirlenmesi gerektiğini hükme bağladı.
İstinafın bozma kararının peşinden Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen davada nihai karar açıklandı.
H.K.G.'yi 6 yaşından itibaren sistemli ve zincirleme şekilde cinsel istismara maruz bırakan 29 yaşındaki sanık Kadir İstekli, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "cinsel saldırı" suçlarından toplam 36 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
"Sendikalar Arasında Çocuk İstismarı Hükümlüsüne Kimin Daha Fazla Sahip Çıktığı Tartışması!" haberi, 19 Haziran 2026 tarihinde yazılmıştır. 19 Haziran 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.