Seçil Erzan, Fatih Altaylı'ya mektup gönderdi: “Lehime olan raporlar gizlendi” iddiası

Dolandırıcılık davasında yargılanan Seçil Erzan, kamuoyuna gönderdiği mektupta MASAK ve Teftiş Kurulu raporlarının paylaşılmadığını savundu. Erzan, bazı ünlü isimlerle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.
Dolandırıcılık suçlamasıyla yargı süreci devam eden Seçil Erzan, kaleme aldığı mektupla yeniden gündeme geldi. Gazeteci Fatih Altaylı aracılığıyla kamuoyuna ulaştırılan mektupta Erzan, yargılama sürecinin medyada tek taraflı yansıtıldığını öne sürdü.
Erzan, özellikle lehine olduğunu savunduğu MASAK ve banka Teftiş Kurulu raporlarının kamuoyuna yansıtılmadığını iddia etti. Hesap hareketlerinin tamamının ortaya konulmadığını belirten Erzan, dosyada kendisini destekleyen unsurların görmezden gelindiğini savundu.
Mektubunda ayrıca aralarında spor dünyasından tanınmış isimlerin de bulunduğu bazı kişilerin kayıt dışı yüksek faiz gelirleri elde ettiğini ileri sürdü. Bu kişilerin hem yüksek kazanç sağladıklarını hem de kamuoyunda alacaklı konumunda göründüklerini iddia eden Erzan, üzerindeki baskıya dikkat çekti.
Fatih Altaylı da kaleme aldığı yazıda, sürecin bugüne kadar daha çok müştekiler cephesinden aktarıldığını vurguladı. Altaylı, başta Fatih Terim olmak üzere futbol dünyasından isimlerin anlatımlarının sıkça yer bulduğunu, ancak Seçil Erzan’ın bakış açısının kamuoyuna yeterince yansımadığını belirtti.
Erzan’ın mektubu, devam eden dava sürecine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
SEÇİL ERZAN'IN MEKTUBU
“Fatih Bey merhaba, size de geçmiş olsun.
Yargılandığım dosya ile ilgili uzun zaman süresince basında yer alan tüm yanlış, eksik ve hatalı, gerçek dışı haberleri düzeltmek ve asıl olan maddi gerçeği anlatabilmek için daha en başlangıcında avukatımın sizinle iletişim kurmasını talep etmiş ve çok istemiştim.
Ancak bu mümkün olmadı.
Sonrasında ise her duruşmada tahliye olacağım inancı ve umudu ile özgürce karşınıza gelip tüm gerçekleri size teke tek anlatabilme hayalleri kurmuştum.
Şimdi ise maalesef bambaşka yer ve koşullarda bu imkanı buldum. Tahmin edersiniz ki, hakkımdaki iddia sahiplerinin tanınıyor olması sebebi ile basında yer alan tüm yanlış haberler ve beyanlar dosyamın akıbetini önemli ölçüde belirledi.
Kişilerin medyatik olması ‘Doğruyu söylüyorlar’ anlamına geldi.
Benim söylediklerim ise her ne kadar maddi gerçeği ortaya çıkaran somut delillerle ispatlı olsa da güven edilmedi, basında da yer almadı.
Ve gene maalesef son üç duruşmama kadar yeterli doğru bir savunma desteği alamadığım için yargılama sürecim maddi gerçeklerden uzaklaşarak ilerledi.
Fatih Bey, size tüm samimiyetimle gerçekleşen vakaları, benim hikayemi anlatmak istiyorum.
Tamamen aile, onurlu bir yaşam, saygınlık ve meslek aşkı değerlerine bağlı olarak yaşadığım hayatımın, birtakım insanların para hırsları sebebi ile yerle bir edilip, avuçlarımdan kayıp gitmekte olduğu çaresiz bir kişi olarak yazdıklarımın doğruluğundan emin olabilirsiniz.
Fatih Bey,
Evet hatalıyım, kusurluyum. Ancak yazdıklarımı tarafsız bir gözle okuyup, muhakeme ederseniz Seçil Erzan vakasının asla bir dolandırıcılık eylemi olmadığını göreceksiniz.
Üç yıla yakın bir süredir tutuklu olarak yargılanıyorum. (Mektubun yazıldığı gün itibarıyla 28 ay F.A.)
Maalesef bu süre süresince lehime olan hiçbir şey söylenmedi, gerçeği ispat eden somut delillerim, MASAK raporu, Teftiş Kurulu raporu, hesap hareketlerim kamuoyuna yansıtılmadı.
Yargılamanın başından itibaren söylediğim ve zamanla ortaya çıkan deliller sonucunda lehime gelişen hukuki süreçler açıklanmadı, yazılmadı.
Bazı kişilerin alacağı olmadığı halde emeksiz, kolay, kayıt dışı çok yüksek faizleri almak amacıyla tarafıma yaptığı baskı, tehdit, şantaj ve ayak oyunları ispatlı olduğu halde kimse bu tarz şeyleri görmek istemedi. 200 sayfalık tehdit, küfür, hakaret içeren mesajların olduğu bilirkişi raporu görülmek istenmedi.
İddianamenin yalnız medyatik yüzlerinin beyanlarından oluşan magazinel haberler günün sonunda hakkımdaki iddiaları ve yargılamayı etkileyecek nitelikli dolandırıcılık algısının yerleşmesine neden oldu.
2000 senesinde Denizbank Çorlu Şubesi’nde başlayan meslek hayatım 23 yıl kesintisiz aynı kurumda başarı ile devam ederken 10 Nisan 2023 tarihinde artık hayatımın da sonu diyebileceğim bir sonla bitti.
260 bin dolara 1 yılda 400 bin faiz
Bu 23 senenin son iki senesinde bir tefeci ile başladı bu olay.
Yakın çevremin kullanımıma verdikleri tutarların, faizleri ile iadesi için bir tefeciden 260 bin dolar almak zorunda kaldım ve bu 260 bin doları 1 yıl dolmadan 650 bin dolar olarak iade etmeye zorunlu bırakıldım. (Erzan’ın burada adını vermediği yakın çevresinin ünlü bir futbol adamı olduğunu tahmin ediyorum. F.A.)
260 bin doları borç alırken, 1 yıl içinde 650 bin dolar olarak geri ödeyeceğimi bilmiyordum. Düşük taksitlerle, uzun vadede ödeyeceğim bir ödeme planı ile başlamıştık.
Bu kişinin adı Atilla Baltaş, şu an dosyada müşteki.
Bankanın müşterisi, tanıdığım, bana yardımcı olmak istediğini söyleyen, yardımsever, yatırım planları olan bir iş insanı olarak tanıtıyordu kendisini.
Ancak süreç böyle ilerlemedi.
Geri ödeme zamanında bu tutarı bir başkasından aldığını, senet imzaladığını, bunun bir tecim olduğunu, yüksek faizleri geri ödememe ihtimalinin olmadığını, sokak çetelerinden, birtakım mafyatik kişilerin varlığını da vurgulayarak ve bankacılık kariyerimi bitirmekle de tehdit ederek bu yüksek faizi benden öğrenim etti. Sürekli bir şantaj ve tehdit altında tek başımaydım. Babamı kaybetmiştim ve annem ve işim haricinde hiçbir şeyim yoktu.
Çok korktum.
Krediler çekerek, aile gayrimenkullerini satarak, yakın çevremden faizi ile geri ödemek üzere destek alarak fahiş faizler ödedim.
Bir yıl içinde ödediğim faizler anaparanın iki, üç hatta dört katına ulaştı fakat ana para borcunun hiç bitmediği, faizin faizinin istendiği, kayıt dışı kolay para kazanma yöntemini bulmuş kişilerin beni korkutarak manipüle ettiği ve fahiş kazançlar elde ettiği bir çarkın içinde, bir sarmalın içinde buldum kendimi.
İki tefeci daha
Bu sürede Atilla Baltaş adlı tefeciye Ali Yörük ve Süleyman Aslan isminde iki tefeci daha eklendi.
Yakın çevrem dediğim kişiler ise gene aynı irade ile kayıt dışı ve çok yüksek faizler almak suretiyle bana para verdiler ve karşılığını kat be kat faizi ile geri aldılar. (Seçil Erzan’ın yakın çevrem dediği kişiler, adı bu davada kamuoyuna yansıyan futbolcular ve teknik adamlar F.A.)”
Seçil Erzan mektubunun bu bölümünde tefeci olarak tanımladığı Süleyman Aslan adlı kişiden aldığı paralara ödediği faizleri anlatıyor. 11 milyonu bir ay sonra 14 milyon olarak geri ödediğini, yeniden aldığı 11 milyon TL için gene bir ay sonra 18,5 milyon TL ödemek zorunda kaldığını anlatıyor.
Keza Atilla Baltaş’ın da 250 bin dolara karşılık 1 yılı biraz aşan sürede 2 milyon 100 bin dolar aldığını ve şimdi de 5 milyon TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini anlatıyor.
Mektuba devam edelim:
“Ali Yörük, Hüseyin Eligül, Moci Haghani, Merve Yılmaz, Erkan Karaca, Erkan Ergenç, Metin Taş, Umut Aslan, Burak Özcan, Duran Gedik, Tayfun Akın, Ayhan Akman, Barış Tari, Serdar Şenol, Hasan Erdal, Semih Kaya, menajeri Fırat Özdemir Nisan 2023’e kadar bir kuruş alacakları kalmayıp tam aksine 21 milyon USD faiz aldıkları halde, gece gündüz 7 gün 24 saat, gündüz banka, gece evimin önünde nöbet tutarak, evime baskınlar yaparak, masama mermiler koyarak, tehdit videoları çekerek, darp ve yağmalar yaparak daha fazla faiz ve para almak istiyor, senetlere, sözleşmelere zorla imzalar attırıyorlardı.
Ve bugün bu kişilerin neredeyse tamamı somut deliller ile ispatlı olmasına rağmen bir fon iddiası ile alacaklı olduklarını iddia ediyorlar.
Bu kişilerin arasından iddianameye sanık sıfatı ile eklenenler de oldu, müşteki sıfatı ile eklenenler ise çoğunlukta. Bana, cezaevine avukat yollayıp ismimizi zikretme diyen de var, tefeci olduğu ortaya çıkmasın diye icra takibi başlattıkları senetleri geri çekenler de var.
Fatih Bey, bu fon iddiasını ortaya atan ve ‘Öyle büyük bir yalan açıklayalım ki, kimse karşı çıkamasın’ diyerek bunu her yere bir kalıp olarak ekleten Merve Yılmaz, Tanış Yılmaz, Semih Kaya, Fırat Özdemir ve Arda Turan’dır.
Tamamen bilinçli bir şekilde, aldıkları kayıt dışı faizleri ve haksız zenginleşme faaliyetlerini gizlemek amaçlıdır.”
"Seçil Erzan, Fatih Altaylı'ya mektup gönderdi: “Lehime olan raporlar gizlendi” iddiası" haberi, 02 Mart 2026 tarihinde yazılmıştır. 02 Mart 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.