Savaş, deprem, kanal: İstanbul için “tuzak şehir” uyarısı

Savaş, deprem, kanal: İstanbul için “tuzak şehir” uyarısı

Kanal İstanbul'la birlikte İstanbul bir adaya dönüşecek, Asya’ya 3, Avrupa’ya 9 köprüyle bağlanacak. Ancak deprem ya da savaşta köprüler çökerse, 9 milyon kişi şehirde mahsur kalabilir. Uzmanlar “Tam bir yıkım projesi” diyor.

İktidarın yıllardır gündeminden düşmeyen Kanal İstanbul Projesi, yeniden kazı sürecine girdi. Sazlıdere Barajı kenarında başlayan çalışmalar, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından hemen sonra hız kazandı. Ancak bu kez kamuoyunun karşısına çıkan sadece siyasi tartışmalar değil; İstanbul’un geleceğini tehdit eden çok daha büyük bir tablo.

İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) verilerine göre proje, sadece çevreye değil, şehrin fiziksel güvenliğine de ciddi tehditler barındırıyor. İPA’nın çalışmalarını ise geçtiğimiz günlerde tutuklanan isimlerden biri olan İPA Başkanı Buğra Gökce yönetiyordu.

İSTANBUL BİR ADA OLACAK

Kanal İstanbul’un inşasıyla birlikte, İstanbul’un Avrupa Yakası Trakya’dan kopacak. Kadim şehir, doğudan Marmara Denizi ve Boğaz, batıdan ise Kanal İstanbul ile çevrelenmiş olacak. Bu haliyle İstanbul, tam anlamıyla bir "ada"ya dönüşecek.

Bu "ada şehir", Avrupa kıtasına 9 köprü ile, Asya kıtasına ise Boğaz üzerindeki 3 köprü ve Marmaray tüneli ile bağlanacak. Fakat uzmanlar, bu bağlantıların herhangi bir yıkıcı depremde ya da savaş durumunda devre dışı kalmasının, İstanbul’da yaşayan milyonlarca insanı adeta bir kapana kıstıracağı uyarısını yapıyor.

"KÖPRÜLER YIKILIRSA, 9 MİLYON KİŞİ HAPSOLUR"

Deprem ve savaş gibi afet senaryoları düşünüldüğünde köprülerin ilk hedef olacağı açık. Proje hayata geçtiğinde, 9 milyon İstanbullu, köprülerin hasar görmesi halinde şehrin dışına çıkamayacak. Uzmanlar, bu yapının "stratejik bir güvenlik zafiyeti" oluşturduğuna dikkat çekiyor.

YIKIM LİSTESİ KABARIK

İstanbul Planlama Ajansı’nın yayımladığı teknik analizlere göre, Kanal İstanbul’un neden olacağı tahribat sadece güvenlik alanında değil. İPA’nın saptamalarından bazıları şöyle:

  • İstanbul’daki tarım arazilerinin yüzde 13.5’i yok olacak.

  • 30 bin kişilik tarımsal istihdam ortadan kalkacak.

  • 200 bin tonluk yıllık buğday üretimi duracak.

  • 394 bin ağaç kesilecek, 1.2 milyon kişinin ihtiyacını karşılayan oksijen kaybı yaşanacak.

  • 15 endemik bitki türü yok olacak.

  • Marmara Denizi’nde müsilaj kalıcı hale gelecek, kötü kokular artacak.

  • İstanbul’un tarihi ve kültürel mirası büyük ölçüde tahrip olacak.

  • Proje, Türkiye'nin taraf olduğu çevresel ve kültürel uluslararası sözleşmeleri ihlal edecek.

  • Hafriyat kamyonları trafiği yüzde 10 artıracak, hava kirliliği yükselecek.

  • Proje süresi 14 yıl sürecek, bu sürede mega şantiye yaşamı İstanbul'u etkileyecek.

YERİNE GETİRİLMEYEN UYARILAR

Gazeteci Barış Pehlivan’ın da son yazısında dikkat çektiği üzere, projenin çevresel ve toplumsal zararlarına ilişkin uyarılar yıllardır yapılıyor. Ancak iktidarın bu uyarıları göz ardı ettiği ve projenin siyasi motivasyonlarla sürdürüldüğü yönünde eleştiriler artıyor.

BİLİM İNSANLARI NET: "KANAL DEĞİL, FELAKET"

Jeoloji, şehircilik, çevre mühendisliği ve güvenlik uzmanları, Kanal İstanbul’un sadece doğal dengenin değil, şehir güvenliğinin de altını oyan bir "felaket projesi" olduğunu belirtiyor. İstanbul’un "bir adaya dönüştürülmesinin" sonuçları, ancak kriz anlarında anlaşılabilecek türden.

"Savaş, deprem, kanal: İstanbul için “tuzak şehir” uyarısı" haberi, 24 Nisan 2025 tarihinde yazılmıştır. 24 Nisan 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

Ayla Karadere Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.