Sarp Kuray: Karanlık ile aydınlık iç içe geçmiş durumdadır

''89 Ruhu ve Kardeşliğin Pekiştirilmesi'' isimli söyleşi programlarının ikincisi Gaziosmanpaşa ardından oldukça coşkulu bir kalabalığın yer aldığı söyleşi Eyüp ilçe başkanı Sinan Akçiçek''in moderatörlüğünde ilçe binasında Eyüp''de gerçekleştirildi.
Buluşmanın önemine vurgu yapan Sinan Akçiçek şunları söyledi:
"Sarp Kuray'ı burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğumuzu belirtmek isterim. Bugüne kadar bir çok bedel ödemesine rağmen halen dimdik ayakta duran bir değerimiz olmasının yanında CHP çatısı altında sürdürdüğü demokrasi ve kardeşlik mücadelesini de selamlıyorum. Bildiğiniz üzere önümüzdeki yerel seçimler artık sıradan bir yerel seçim olmaktan çıkıp "Demokrasi" mücadelesi haline gelmiştir.
Konuşmanın açılışını yapan Halkçı Gençlik Derneği Başkanı Sercan Polat'ın konuşmasından satırbaşları şu şekilde:
"Geçtiğimiz günlerde malum zat tarafından yapılan "Çankaya, Şişli, Kadıköy, Beşiktaş gibi ilçeler memleketin kaymağını yiyor ülke ile alakaları bulunmuyor." şeklindeki açıklamaları talihsiz olmakla beraber acı bir gerçeği ortaya koymaktadır. AB tarafından açıklanan en başarılı ilçeler klasmanında CHP'li belediyelerin yer alması durumun özetini oluşturmaktadır. Biz bu belediyelerin sayısını önümüzdeki seçimde bütün ülkeye yaymak istiyoruz.
Bu bağlamda yaşayan bir tarih olan Sn. Sarp Kuray'ı ilçemizde misafir etmekten onur duyuyoruz.
Sarp Kuray'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
Geçen hafta Gaziosmanpaşa'da bu panellerin ilkini gerçekleştirdik. İki parola var "Kardeşliği Pekiştirme ve '89 Ruhu" buradan şunu anlıyoruz demek ki '89 Ruhu'nu hakim kılacak olan pekiştirilecek bir kardeşlik gerçekliği var. Nedir bu pekiştirilecek zemin? Alparslan Gazi ile gelen Kürtler ile Türklerin birlikteliğini doğuran bir süreçten bahsediyoruz. Sonra bakıyoruz Gazi Paşa'nın 1919'da Anadoluya çıkması ve sırasıyla Erzurum ve Sivas Kongrelerinin yapıldığını görüyoruz. Muazzam bir çaba var. Tıpkı Alparslan Gazi nin otaya koyduğu ruh var. Ancak ne diyor Gazi Paşa? "Kürt ve Türk halkları kardeştir. Bir halk bir diğerinin hakkına tecavüz etmeyecek!" Pekiştirmek dediğimiz olay tam olarak bu tarihi gerçeklere dayanmaktadır. Bunu bozmak isteyenler var. Bunu savunmak isteyenler var. Bize düşen görev bu ruhu tüm tarihi gerçekliği ile savunmaktır.
Bu noktada unutmadan '74 ruhuna değinmek de gerekiyor. CHP'nin üzerine düşen misyonu doğru tahlil etmesi "Cezaevinden, toprak reformu"na kadar gerçekleştirilen doğru hamleler sonucunda yoğun bir halk kitlesinin elde edilmesi iktidar ile sonuçlanmıştır. '89 Sürecinde sadece Kürtler ile beraber olunmadı. Devrimciler ile de beraber olundu. Bu iki dayanışma da doğru bir sonuca götürdü. Genel Başkanın bugün "Kuvva-i Milliye damarı daraltılmıştır." söylemi Hakkari'den Edirne'ye kadar aydınlığın yolunu açmıştır. Birikimleri yanyana getirecek olan çabadır. Tarih incelendiğinde "bozulmalar" vardır. "Toplanmalar" vardır. Mustafa Kemal Atatürk bu tahlilde toplanma noktası olmuştur. '74 Ruhu da '89 Ruhu da toplanma aşamalarıdır. Şu anda günümüzde CHP'nin önüne tekrar bir toparlanma noktası olma görevi gelmiştir. İktidarın söylemlerine asla bakılmamalıdır. İktidar bütün söylemleri ile ülkeyi paramparça etmiştir. Bize düşen tarihi görevi yerine getirmek ve toparlanma sürecini başlatmaktır. O yüzden de şu anda burada '89 Ruhu yazmaktadır. Geçmişte bu uğurda ödenmiş bedellerin hepsine saygımız vardır. Feda eden arkadaşlarımızın hayallerimizdedir. Onlar birer yıldız olmuşlardır. Kahramanlık onlara bırakılmalıdır. '68'e bakıldığında ülkenin tüm aydınlık birikimlerinin buradan çıktığı görülmektedir. Ankara'da perinçek tasfiye edilmiş hareketin başına bizim arkadaşlarımız geçmiştir. Deniz ve arkadaşları "DÖB"ü kurmuştur. Asker kanadından da bizler katılmışızdır.
Tüm bu aşamada bayraklar inmiştir, simgeler yoktur. Tek bir çatı altında birleşilmiştir. Öte yandan kültür ve sanat alanında "Yılmaz Güney" yeşilçam melodramını paramparça etmiş ve toplumsal gerçeklere dayanan filmleri çekmiştir. Tiyatro'da Vasıf Öngören "epik tiyatro" kavramını ortaya koymuştur. Mahmut Makal, Fakir Baykurt, Dursun Akçam gibi üstadlar edebiyat alanında toplumsal uyanmaya destek vermişlerdir. Bütün bunlardan sonra bizler ne zaman fraksiyonlara ayrıldık işte o zaman birikim tamamen dağılmıştır. Tarihe geri dönüp bir bakalım. İttihat ve Terakki'de gencecik kol ağaları Resneli Niyazi bey dağa çıkmıştır. Ardından aydınlanmacı bir Temmuz Devrimi gerçekleştirilmiştir. Meşrutiyet'in ilanı vardır. Sol ve aydınlanmacı kazanımların o tarihten itibaren elde edildiğini bilmek gerekir. Sonrasında "Kurtuluş Savaşına" bakın. Sakarya'da elde zafer öncesi ve sonrasına bakın. Toparlanma ile neler oluyor ona bakın. İnanılmaz devrimler oluyor. Şimdiki sürecin bu şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. Memleket inanılmaz süreçlerden geçmektedir. Şu anda bir karanlık var. Ülkeyi ortadan ikiye üçe bölen, kindar-dindar nesil yetiştireceğiz diyen, zübeyde hanıma kadar ağza alınmayacak hakaretler eden, yolsuzluğun dibine batmış aydınlık karşıtı bir karanlık var. O zaman şu soruyu sordum. Biz bu karanlık ile 70 Parçaya ayrılmış halimizle mücadele edebilir miyiz?
'TOPLUM POLİTİK DEVRİME GEBEDİR'
Hayır dedim başa çıkamayız. Hatta ekledim "Fraksiyonlar dönemi kapanmıştır" diye ekledim. İşte bu noktada CHP'ye katılmanın en doğru karar olduğunu belirttim. İkinci soruyu da sordum. "Bu ülkede nasıl bir devrim olmalı?" Politik bir devrim olması gerektiğini toplumun diğer türlü bir devrime gebe olmadığını belirttik. Beni her türlü yolu denemiş bir arkadaşınız olarak dinlemenizi rica ediyorum. Sizle beraber mücadele etmekten onur duyan, tercihini çok net anlatan bir arkadaşınızım. Toplum politik devrime gebedir. Aydınlanma mücadelesine gebedir.
O zaman bu gerçekle yola çıkıldığında elde kalan tek kalenin CHP olduğuna karar verdik. Tüm problemlere rağmen toplanma noktasının CHP olduğuna karar kıldık. Sn. Genel Başkan 16 Nisan'da çalışmamı istedi. 12-13 vilayeti dolaştım. Akabinde 13 Haziran ben partiye Genel Başkan tarafından davet edildim ve parti rozetini taktım. Bundan onur ve gurur duyuyorum. O yürüyüş 22 gün / 22 gece sürdü değil mi? Yürüyüşün tamamında yer aldım. Parti örgütü ile aynı karavanayı yedim. Hatta gebze hattına doğru taşlı bir saldırıya da maruz kaldık. Kısacası ben bu İstanbul'a her türlü geldim ancak bu yürüyüşteki gibi onurlu hiç gelmedim. Genel Başkana yapılan eleştiriler vardı. Seçim yenilgisi sonrası yeterince tepki koyulmaması ve hatta sokaklara çıkılmadığı yönünde eleştiriler yapıldı. Ben hazırlıksız savaşa katılmanın bedelini ödemiş birisiyim.
Karşı taraf SADAT / Osmanlı ocakları vs bize gel gel yapmıştır. YSK önlerinde filan kumpaslar kurulma ihtimali doğmuştur. Ancak bu tuzağa düşülmemiştir. Bunun yerine özeleştiri Adalet Yürüyüşü ile verilmiştir. Sokak isteniyorsa buyrun sokak denmiştir. Şimdi sizlere soruyorum. 16 Nisan'da yapılan politikaya bir karşıtlık var mıdır? Parti bayraklarını indirmenin, tüm kesimleri kucaklamanın, toplayıcı nitelikte siyaset yürütülmesinin karşıtlığı var mıdır? Toplayıcı nitelikte oldu mu olmadı mı? Oldu. Bugün "Adalet Yürüyüşü" ile iftihar etmeyeniniz var mı?
Peki 24 Haziran Seçimlerindeki stratejiye bir karşıtlık var mıdır? Akıllıca bir hamle ile İyi Parti'ye 15 Milletvekili verilmesinin, ardındaki süreçte Saadet Partisine de mecliste temsiliyet kazandırılmasının yanlış olduğu düşünülebilir mi? Hayır. Bizim geleneğimizde liderlik meselesine itiraz olduğu zaman kan döküldü. CHP'li olarak kendine bu kadar itiraz etmiş bir insanı daha yüce bir makama aday yapmasından daha onurlu bir davranış olabilir mi? Kendisine karşı iki defa aday olmuş üstelik bunu kibar olmayan yöntemler kullanarak yapmış bir İnce'yi aday yapması son derece naif bir siyaset kültürünü içinde barındırmaktadır. Öte yandan ülkenin doğusunda gerçekleştirilecek olan manupülatif haraketlerin görülmüş olması ve bu oyunun batıdaki hamle ile bozulmuştur. Bu da CHP'nin tarihte gerçekleştirdiği önemli bir hamledir. HDP'nin durumunun bilindiği halde bu hamlenin yapılmış olması da haneye yazılmış olması gereken bir artıdır. O zaman şunu söyleyebilir ki süreçler doğru işletilmiştir. Kurmaylık doğru yapılmıştır.
Biz Adalet yürüyüşü sonrasındaki mitinglere neden gittik? Kuantum dinlemeye mi gittik? Endüstri 4 dinlemeye mi gittik? Yoksa karanlığa karşı mücadele için mi gittik? Elbette ki aydınlık için gittik. Cumhuriyet için gittik. Öyle %30 oy aldım demek ve üstüne yatmak da olmaz. Kılıçdaroğlu kurmaylığı doğru yapmıştır. Hakkını vermek zorundayız. Genel Merkez babil kulesine dönmüştür. Babil kulesinde film çevrilmeyen tek kat Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun katıdır. Bunun da bilincinde olacağız. Ben kendi şahsım olarak sonuna kadar yanındayım. Ancak bu toparlanma süresince tüm bu süreçleri bir genel başkanlık yarışına çevirmek partiye ağır bir darbe vurmuştur. Eleştirilerimizi genel politika üzerine yapacağız.
KARANLIK İLE AYDINLIK İÇ İÇE GEÇMİŞ DURUMDADIR
1919'da Gazi Paşa'ya düşen misyon bugün CHP'ne düşmüştür. Ancak bilmek gerekir ki bugün düşman da karışık. Karanlık ile aydınlık iç içe geçmiş durumdadır. 80'den önce böyle değildi. Bölgeler belliydi. Şu anda Türkiye'nin tüm birikimlerine vuruyorlar. Babailere, Ahi Evran'lara, Anadolu hareketlerine kadar gelin bizim aydınlanma tarihimiz çok kuvvetlidir. Aksi halde bu aydınlanma '68 ile başlamamıştır. Toprakta mülkiyet kollektif, kadına verilen önem, akılcı, bilimsel aydınlanma bu toprakların mayasında vardır. Ancak günümüzde herşey mahfolmuştur. Hepsini mahfettiler. Kendilerine yerli ve milli diyenler, yerli ve milli ne varsa vurdular.
Şunu biliyoruz ki onlar tarihin egemenlerine sahip çıkıyorlar. Biz ise tarihin mazlumlarına sahip çıkıyoruz. Asıl yerli ve milli olan biziz. Bu aşamada güçlü bir tarih bilincine sahip olmak zorundayız. Gelelim günümüz realitesine. Belediyelerin daha iyi çalışması gerekiyor. Önümüzde bir yerel seçim var. Ben toplumla konuşuyorum. Bir talep var: "Namuslu adamları getirin!" diyorlar. Halk bizden doğru davranmamızı bekliyor. Şu anda İnce ile gelen tahribat tamir edilmiştir. Bu dönemde liderlik kavgası da hesapları da yapılmamalıdır. Genel Başkan değerlidir. Tekrar o ruh yakalanmalıdır. '89 Ruhu geri getirilmelidir. Bu ruh Kürt halkı başta olmak üzere bütün halkların birlikteliği ile ancak sağlanabilir. Onlarda da problem illa ki vardır. Tüm tartışmalara ve hatalara rağmen İzmir %68, Diyarbakır %67 vermiştir. Demek ki halklar birliktedir. Bu birlikteliği yapacak güç CHP'dir. Başaracağız. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.
"Sarp Kuray: Karanlık ile aydınlık iç içe geçmiş durumdadır" haberi, 06 Aralık 2018 tarihinde yazılmıştır. 06 Aralık 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.