Saraçhane Protestoları Davasında Gazeteciler Savunma Yaptı

Gazeteci Emre Orman da savunmasında, "Öncelikle bu dava bir kumpas davasıdır. Biz gazeteciyiz. Gazeteci nereye gideceğini bilir. Boyum kadar monopod taşıyorum fotoğrafta görülmesin diye yalnız yüzümü alacak şekilde fotoğrafı kırpmışlar," dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu‘nun tutuklanmasıyla başlayan Saraçhane protestolarına katıldıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan toplam 99 öğrenci, 8 gazeteci ve 4 avukatın yargılandığı davanın ilk duruşması 18 Nisan’da görülmüş, gazeteci ve avukatların dosyaları ayrılmıştı. Protestoları takip ederken tutuklanıp tahliye edilen; Bülent Kılıç, Yasin Akgül, Zeynep Kuray, Gökhan Kam, Kurtuluş Arı, Ali Onur Tosun, Hayri Tunç ve Emre Orman adındaki 8 gazeteci, "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" iddiasıyla hâkim karşısına çıktı.
AFP fotomuhabiri Yasin Akgül, duruşmadaki savunmasında dosyadaki fotoğrafların kesilerek kullanıldığına dikkat çekerek, "Gittiğim hiçbir işte sabah benim evim işim sebebiyle basılmadı. Ben Irak’ta da görev yaptım. Ben de gözaltına alınmamdan hemen önceki ve diğer günlerde olduğu gibi sahadaydım. Ben AFP’de fotomuhabiri olarak çalışıyorum. Mesela siz ara verildiği sırada arkaya gidip cüppenizi çıkarıyorsunuz. Bizim de her an boynumuzda kameramız ile gezmemiz mümkün değil. Fotomuhabiri sahada olmak zorunda çünkü görüntü sahada çekilir" şeklinde konuştu. Akgül, Basın Kartı sahibi olarak Valiliğin WhatsApp gruplarında olduğunu, yasak kararının kendilerine Valilik tarafından bildirildiğini ve haberi alıp fotoğraf çekmeye gittiklerini ifade etti.
Duruşmada yargılanan avukatlardan Deniz Demirdöven ise savunmasında, 19 Mart sürecindeki eylemselliklere bir avukat olarak katılmaya çalıştığını belirterek, "Hem demokratik hakkımı kullandım hem de avukatlık mesleğimi yerine getiriyorum. Yurttaşın bulunduğu her yerde biz de görevimizin başlangıcında oluyoruz.
Katıldıklarımdan gurur katılamadıklarımdan üzüntü duyarım" dedi. Gazeteci Zeynep Kuray da dosyadaki fotoğraflarının kasıtlı olarak kesildiğini belirterek, "Yıllardır gazeteci olarak sokakta gazetecilik yapıyorum. Ben burada görevimi yaparken fotoğrafımı çekiyorlar ve kameramı keserek dosyaya koyuyorlar. Dosyada bir kamu düzeninden bahsediyorlar. Hangi kamu düzeni? Kamu ayakta zaten hangi düzen" ifadeleriyle suçlamaları kabul etmediğini dile getirdi.
Gazeteci Emre Orman da savunmasında, "Öncelikle bu dava bir kumpas davasıdır. Biz gazeteciyiz. Gazeteci nereye gideceğini bilir. Boyum kadar monopod taşıyorum fotoğrafta görülmesin diye yalnız yüzümü alacak şekilde fotoğrafı kırpmışlar. Dediğim gibi bu bir kumpas davasından başka bir şey değildir" dedi.
Now Haber muhabiri Ali Onur Tosun ise "Ekipmanlarımızın görünmediği tek bir fotoğrafla tutuklandım. Oysa elimde mikrofonum vardı. Orada haber yapmak haricinde nasıl bir gayem olabilir ki?" diyerek tepki gösterdi.
AVUKAT ERKOÇ: "DOSYADAKI TEK KANIT 'BEN GAZETECILIK YAPTIM' İFADELERIDIR"
Gazetecilerin avukatlarından, MLSA Genel Koordinatörü Batıkan Erkoç, dosyadaki tutarsızlıklara dikkat çekerek, iddianamede yer, tarih ve zaman bilgisi olmadığını; görüntü, uyarı ve tutanak bulunmadığını belirtti. Erkoç, "Dosyadaki tek kanıt müvekkillerin evet ben gazetecilik yaptım şeklindeki ifadeleridir.
Dosyada kanıt yok, duruşmada kanıt yoksa, yargılama yapılmasına da imkan yoktur. Yargılamanın devamı mümkün değildir" dedi. Ayrıca Savcılığın, Cumhurbaşkanlığı Basın Kartı sahibi olan müvekkillerin dahi gazetecilik yaptıklarına dair kanıt olmadığı iddiasının, İletişim Başkanlığı'nın verdiği kartı kanıt saymaması anlamına geldiğini, bu durumda hukuken Türkiye'de böyle bir mesleğin olmadığını savundu.
Mahkeme, ara kararını açıklayarak duruşmayı 27 Kasım tarihine erteledi.
DAHA ÖNCE NE OLMUŞTU?
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının tutuklanmasına karşı 23 ve 24 Mart tarihlerinde İstanbul ve İzmir’de yapılan protestoları takip eden 11 gazeteci gözaltına alınmıştı. 25 Mart'ta savcılık tarafından serbest bırakılan foto muhabirleri Kurtuluş Arı, Gökhan Kam, Bülent Kılıç, AFP Foto Muhabiri Yasin Akgül, Now TV muhabiri Ali Onur Tosun, gazeteci Zeynep Kuray ve Hayri Tunç, savcılığın itirazı üzerine aynı gün yeniden mahkemeye çıkarılarak tutuklanmıştı. 7 gazeteci, MLSA avukatlarının itirazı sonucunda 27 Mart’ta tahliye edilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gazeteciler hakkında "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılma" suçlaması yöneltilmişti. Savcılık, sanıkların gazetecilik faaliyeti yürüttüklerine dair bir tespit bulunmadığını ileri sürerek cezalandırılmalarını talep etmişti.
"Saraçhane Protestoları Davasında Gazeteciler Savunma Yaptı" haberi, 24 Ekim 2025 tarihinde yazılmıştır. 24 Ekim 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.