Putin'in Gizli Hedefi: "Beş Deniz Doktrini" ile Kaybedilen Deniz Hâkimiyetini Canlandırmak

Putin'in Gizli Hedefi:

Putin, SSCB’nin dağılmasının ardından kaybedilen beş deniz üzerindeki kontrolü yeniden kazanarak Rusya’nın imparatorluk ihtişamını geri getirmek istiyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iktidara geldiği günden itibaren, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) "beş deniz doktrini"ni canlandırarak Rusya’nın kaybettiği deniz hâkimiyetini geri kazanmayı ve ülkenin imparatorluk hafızasını yeniden diriltmeyi temel hedef olarak belirledi. Bu "yeniden fetih" stratejisi, Avrupa’daki güç dengelerini kökten değiştiren gerilim odakları ve hibrit tehditler yaratmayı içeriyor.

SSCB'NIN ÇÖKÜŞÜ VE KAYBEDILEN HÂKIMIYET

Putin, 1991'deki SSCB’nin dağılmasını 2005 yılında "yüzyılın en büyük jeopolitik felaketi" olarak nitelendirmişti. Ona göre bu çöküş, Batı’nın aşırı güç kazandığı adaletsiz bir dünya düzenine yol açan bir hataydı.

Çöküşün en somut sonuçlarından biri, Rusya'nın batı sınırının kuzey ve güneyinde yer alan Azak, Karadeniz, Hazar, Baltık ve Beyaz Denizler üzerindeki kontrolün büyük ölçüde kaybedilmesiydi. 1991 öncesinde bu denizlerin büyük bir kısmına hükmeden Rusya, bugün bu suların yalnızca yüzde 5 ila 10'u üzerinde etkiye sahip. Yalnızca Beyaz Deniz üzerindeki kontrolü büyük ölçüde Moskova'nın elinde bulunuyor.

"BEŞ DENIZ DOKTRINI": STALIN'DEN GELEN MIRAS

Çarlık hayalleriyle Stalin döneminin mirası olan "beş deniz doktrini," bu denizlerin kanallarla birbirine bağlanarak Rusya'nın kalıcı bir etki alanı oluşturmasını hedefliyor. Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden Tatiana Katsouéva-Jean’a göre Putin, Büyük Petro ve Stalin'in vizyonuna uygun olarak "Rusya’yı baştan itibaren büyük bir deniz gücü olarak konumlandırmak için elinden geleni yapıyor." Uzmanlar, bu stratejinin Putin’in "Novorossiya" (Yeni Rusya) adını verdiği ideolojik projenin temeli olduğunu ve Moskova'yı dünyanın merkezi haline getirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Helsinki Üniversitesi’nden siyaset bilimci Tynkkynen Vela-Pekka, "Batı, beş deniz doktrinini anlamıyor. Oysa bu, Rusya’nın yeni jeopolitik konumunun ayrılmaz bir parçasıdır," diyor.

"KAYBEDILEN DENIZLERI" GERI ALMA SAVAŞI VE HIBRIT TEHDITLER

Putin, Azak, Karadeniz ve Hazar Denizi üzerindeki kontrolü yeniden ele geçirmek için askeri üsler kurdu, limanları askerîleştirdi ve bölgedeki tansiyonu sürekli canlı tuttu. Uzmanlar, Çeçenistan savaşı, Gürcistan’ın işgali, Kırım’ın ilhakı ve Ukrayna’ya saldırıyı bu stratejinin birbirini takip eden halkaları olarak görüyor.

Kuzey cephesinde ise Baltık ülkeleri Rusya'nın radarında. Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımı sonrası bu bölge, Rusya'nın askeri operasyonları, siyasi ve ekonomik nüfuzu, siber saldırıları ve dezenformasyon kampanyalarını birleştiren hibrit savaş taktiklerinin hedefi haline geldi.

ARKTIK'IN STRATEJIK ÖNEMI

Putin, Beyaz Deniz ve Arktik bölgesinde de gücünü yoğunlaştırıyor. Bu bölge, hem egemenlik hem de petrol, gaz ve yeni deniz yolları gibi doğal kaynaklar açısından kritik öneme sahip. İklim değişikliği nedeniyle buzulların erimesiyle açılan kuzey ticaret yollarında kilit bir aktör haline gelen Rusya, bu bölgedeki Murmansk limanını Kuzey Filosu’nun ana karargâhı yaptı. Filo, Rusya'nın askeri gücünün en önemli unsurlarından olan 13 nükleer denizaltıdan oluşuyor.

Avrupa, Putin’in "imparatorluk mimarisini yeniden kurma" niyetine karşı dikkatli bir politika izlemek zorunda. Zira bu denizler, artık yalnızca coğrafi sınırlar değil, Avrupa'nın gelecekteki denge hattını belirleyen jeopolitik cephe hatları haline gelmiş durumda.

"Putin'in Gizli Hedefi: "Beş Deniz Doktrini" ile Kaybedilen Deniz Hâkimiyetini Canlandırmak" haberi, 15 Ekim 2025 tarihinde yazılmıştır. 15 Ekim 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.