Pomak uyanışı: Tarihte biz de varız

Deniz KaracaPomak Dernekleri Federasyonu (PODEF) öncülüğünde ve Gönen Pomakları Derneği aracılığıyla gerçekleşen sempozyuma yurtdışından ve yurtiçinden birçok bilim insanı ve tarih araştırmacısı katılım sağladı.Sempozyum...
Deniz Karaca
Pomak Dernekleri Federasyonu (PODEF) öncülüğünde ve Gönen Pomakları Derneği aracılığıyla gerçekleşen sempozyuma yurtdışından ve yurtiçinden birçok bilim insanı ve tarih araştırmacısı katılım sağladı.
Sempozyum öncesi Pomakların ilk belgeseli sayılan Pomak Gözyaşları (Pumaski Sılzi) gösterimi gerçekleşti.
Balkan Tarihinde Pomaklar Sempozyumunun 6.serisi Gönen Pomakları Tarihini Öğreniyor başlığında Balıkesir Gönen’de düzenlendi.

Pomak Dernekleri Federasyonu (PODEF) öncülüğünde ve Gönen Pomakları Derneği aracılığıyla gerçekleşen sempozyuma yurtdışından ve yurtiçinden birçok bilim insanı ve tarih araştırmacısı katılım sağladı.
Sempozyum öncesi Pomakların ilk belgeseli sayılan Pomak Gözyaşları (Pumaski Sılzi) gösterimi gerçekleşti.

Pomakların tarihinin, kimliklerinin, göçlerinin anlatıldığı oturumun moderatörlüğünü Uludağ Üniversitesinden Prof. Dr. Kemal Gözler gerçekleştirdi. Gözler, Pomak tarihinin ancak bilim ile aydınlanacağını belirterek katılım sağlayan diğer akademisyen ve araştırmacılara teşekkürlerini iletti.
Bulgaristan’dan konuk gelen Araştırmacı Gazeteci Dr. Georgi Zelengora Bulgaristan Kayıtlarına Göre Gönen Pomakları Göçü başlığında konuşmasını gerçekleştirdi. Zelengora konuşmasında şunları belirtti; “Bugüne kadar hiç bir Bulgar tarihçi Türkiye’deki Pomaklar konusuyla uğraşmamış. Neden? Çünkü bir taraftan Buglar milliyetçiler Pomakları Bulgar Müslüman olarak tanımlanıyorlar, ancak diğer taraftan Pomaklar Bulgaristan’dan zorla kovulmuş. Sadece bazı Anadolu Bulgarları araştıran bilim adamlar Pomaklar’dan bahsediyor. Çünkü Bulgarlar göç ettikten sonra bazı köylerine Pomaklar yerleşmiştir. Gönen’de üç eski Bulgar köyde şimdi Pomaklar yaşamaktadır – Kocapınar, Söğüt ve Çatak. Bu yazarlar Vasil Kınçov, Luka Dorosiev ve Dimitır Şişmanov’dur. Vasıl Kınçov’un araştırma “Anadolu’da'' türkçeye çevrilmektedir.

Gönen ilçesi en yoğun Pomak nüfusu olduğu ilçelerinden biridir. Bunlar çeşitli göç dalgaları ve çeşitli bölgelerinden gelmektedir. Bunların hakkında 2009 ve 2010 yılında yaptığım saha çalışmalarım esnasında birçok bilgi topladım.Gönen üzerinde Tacettin Akkuş''un “Gönen ve köyleri tarihçesi'' adlı kitabı en değerli yerel araştırmadır. Bu kitapta Gönen Pomakları da yer almaktadır.''
A.Ü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Zafer, 1960-1970’li yıllarda Bulgarlaştırma Politikası ve Pomaklar başlığında konuşmasını gerçekleştirdi. Zafer Bulgaristan’nın geçmiş dönem politikalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı. “
Bulgar yetkilileri, bir politika olarak benimsediği Müslümanlara yönelik zorunlu Bulgarlaştırma faaliyetlerini Balkan Savaşlarında (1912-1913) başlatmış ve 1980’li yıllarda tamamlamıştır. Söz konusu dönem içinde uygulanmış ve yüzbinlerce insanı kapsamış toplam yedi kitlesel Hıristiyanlaştırma/Bulgarlaştırma kampanyasından dördü Pomakları (1912-1913, 1940-1944, 1963-1964 ve 1970-1974), ikisi Müslüman Romanları (1962 ve 1982) ve bir tanesi Türkleri kapsamıştır (1984-1985). Bunun sonucunda Bulgar yetkilileri, 1980’li yıllarda azınlıklarla ilgili sorununu “çözdüğünü'' inanmıştır.'' Zafer konuşmasının devamında Bulgaristan’ın sosyalist dönemi (1944-1990) içinde Pomaklara yönelik gerçekleştirilen birinci kitlesel Bulgarlaştırma kampanyası, Mart 1964’te Nevrokop Pomaklarının çetin mücadelesinin etkisiyle sona ermiş ve gasp edilmiş adları ile hakları halka iade edilmiştir. Pomaklara yönelik sonraki ve son kitlesel isim değiştirme kampanyası daha kararlı ve daha acımasız yürütülmüştür. İnsanlık dışı uygulamaların doruk noktasına ulaştığı 1972-1973 yıllarında Bulgarlaştırılmaya karşı direnen Pomak köyleri polis ve silahlı kuvvetler tarafından abluka altına alınmış, adlarını ve gelenek-göreneklerini savunan kalabalığa ateş açılmıştır. Bu yıllarda Pomaklar, Balkan Savaşları sırasında gerçekleştirilen Hristiyanlaştırmadan sonra en acımışız uygulamalara maruz kalmıştır. 9 Pomak öldürülmüş, birçok kişi yaralanmış, yüzlerce kişi tutuklanmış, yargılanmış, cezaevine, Belene Kampına veya sürgüne gönderilmiştir. Bulgaristan’ın Pomak topluluğu 1990 yılına kadar uzanan ve çok zor şartlarda geçen süreç içinde bile kimliğini muhafaza etmeyi başarmıştır. Dedi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümünden Doç. Dr. Aşkın KOYUNCU sunusunda Pomak kimliğine ilişkin şunları belirtti; “Bulgarcanın bir lehçesi ile konuşan Müslüman bir topluluk olan Pomaklar, Balkanların paylaşılamayan halklarından birisidir. Pomak teriminin anlamı, ortaya çıkışı, Pomakların etnik kökeni, İslam dinini kabul ediş zamanı ve biçimi gibi konularda uluslararası tartışmalar halen sürmektedir. Ancak, bu tartışmalara yakından bakıldığında ilgili ulus devletin çıkarlarına uygun olarak Pomaklara ayrı bir kimlik ve köken ihdas edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu konulardaki tartışmalar akademik olmaktan ziyade, siyasi amaçlıdır. Türkiye’de de durum böyledir.'' Yine Pomak kimliğinin ana bileşeninin din olduğunu, Pomakların Osmanlı hakimiyeti süresince ayrı bir kimlik arayışına girmediğini söyleyen KOYUNCU; Balkanlarda kolektif kimliklerin geleneksel temeli din olduğu için, 20. yüzyıla kadar Pomakların da İslam dini aidiyetine bağlı mahallî ve proto-ulusal bir kimliğe sahip oldukları görülmektedir. Osmanlı kaynakları açısından da durum böyledir. Dedi.

Pomak tarihi araştırmacısı Recep Gündüz Alparslan sempozyumda Lofça Pomaklarının Geçmişi ve Bugünü başlığında sunusunu gerçekleştirdi. Alparslan, İslamdaki Bektaşilik ve tasavvuf felsefesiyle benzerlik gösteren Bogomillerin Bizanstan kaçarak balkanların kuzeyine yerleştiklerini belirtti. Bu göçün ardından bölgede Lofça Pomakları olarak bilinen ve hala pagan adetlerini sürdüren Müslümanlaşmış halkın hala varlığını sürdürdüğünü söyledi.
Sempozyumun son konuşmacısı olan Arkeolog/yazar Ercan Çokbankir, Tımraş Pomak Cumhuriyeti’ne ilişkin konuşmasını tarihsel anlatılarla örneklendirerek gerçekleştirdi. ÇOKBANKİR konuşmasında 93 harbi sonrasında irtifa kaybeden Osmanlı’ya destek kuvvet olarak bir araya gelen 4 milyon Pomak, Türk ve Çingenenin bölgeyi savunduklarını söyledi. 3 Mart 1877’de İstanbul’a yaklaşan Rus ve Bulgar tehditine karşı 4 Mart 1877 tarihinde bölgede direnişi sağlamak adına Tımraş Pomak Cumhuriyetini ilan edildiğini söyleyen Çokbankir; Kurulan Cumhuriyet 1912 tarihine kadar sürdüğünü daha sonrasında bölgedeki Tımraşlı Pomakların Konya bölgesine göçe zorlandığını belirtti.

PUMAŠKİ SÃLZİ – POMAK GÖZYAŞLARI
“1893 yılının sonlarında bir gurup Pomak Rodop dağlarının kalbinde bulunan doğum köyü Orehovoyu terk etmektedir. Çan ilçesi çevresindeki İlyas Ağanın çiftliğine yerleşmektedir. Böylece İlyasağaçiftliği Köyü doğdu.''
Orehovo’da öğretmen olarak çalışmış olan ünlü Bulgar tarihçi ve yazar Stoü Şişkov bu göçü “Pomak gözyaşları'' adlı hikayesinde betimlemektedir. Bu hikayeye istinaden “Pomak gözyaşları'' filmi, Orehovo Pomakları neden göç etmekte, şimdiki İlyasağaçiftliği köyü nasıl görünmekte, sakinleri nasıl yaşamakta, anadilini ve kültürünü korumakta mıdır ve diğer soruların cevaplamaktadır. “Pomak gözyaşları'' ilk Pomak filmi olduğu söylenebilir. Film, 2015 yılında Türkiye’de Çan şehri, Çalköy ve İlyasağaçiftliği köyü, Bulgaristan’da Orehovo köyü ve Sofya “Kiril ve Metodii'' Milli Kütüphanesinde çekilmiştir. Filmde Türkiye ve Bulgaristan’dan Pomak şarkıları kullanılmıştır. Filmin ekibi: Yapımcı – Doreid Al Hafid, Georgi Zelengora; Senaryo – Georgi Zelengora; Kameraman – Doreid Al Hafid; Montaj – Adi M. Çobanov

BOGOMİLLER
10. Yüz yıldan başlayarak Bizans 'ta bulunan din adamları, Bulgaristan 'da " özellikle Rodop daglarinda yasayan halk arasinda Bogomiller " adı verilen yeni bir dinsel akımın basladigi görülür. Bogomilizm Pavlikanizmin devamidir . Akımın kurucusu Bogomil (Tanrı 'nın sevdiği) adında Rodop daglarinda yasayan Pavlikan Pomaklarindan bir köy papazıydı. Yaklaşık 930 yıllarında papaz Bogomil yoksulluk, alçakgönüllülük, dua ve tövbe ile geçen bir yaşamı vaaz etmeye koyulmuştu.
Bogomil inancının sosyo-politik temeli, Bulgar köylüsünün toprak ağalarına karsı gelişen tepkisi olmuştur. Bogomiller ne et yiyorlar, ne de şarap içiyorlardı; evliliğe de karsıydılar. Topluluklarında hiyerarşik bir düzen yoktu. Birbirlerine günah çıkartıyorlar, birbirlerini affediyorlardı. Zenginleri eleştiriyorlar, soyluları aşağılıyorlar ve sıradan insanları, edilgin bir direniş göstererek, efendilerine bas kaldırmaya davet ediyorlardı. Bogomil akiminin basarisi, Kilisenin zenginlik ve ihtişamı ile papazların değersizliklerinin yarattığı düş kırıklığından kaynaklanan toplu bir adanmışlıkla açıklanabilir. Ancak asil etken, giderek yoksullaşan ve toprak köleliğine bile razı olan Bulgar köylülerinin, toprak sahiplerine ve Bizans işbirlikçilerine duydukları nefretti.
"Pomak uyanışı: Tarihte biz de varız" haberi, 05 Nisan 2017 tarihinde yazılmıştır. 05 Nisan 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.