Müsavat Dervişoğlu’ndan sert çıkış: “Fon vurgunu magazin değil, kamu soygunudur”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda fon soruşturmaları, staj ve çıraklık mağdurlarının emeklilik hakları, dış politika ve seçim takvimi hakkında iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Fon dosyalarının yalnızca kişisel sorumluluklarla sınırlı tutulmaması gerektiğini savunan Dervişoğlu, denetim mekanizmalarının ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun da sorgulanmasını
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Ekonomiden sosyal güvenliğe, fon soruşturmalarından dış politikaya ve seçim tartışmalarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, hükümete yönelik eleştirilerini sert ifadelerle dile getirdi.
STAJ VE ÇIRAKLIK MAĞDURLARI İÇİN SİGORTA ÇAĞRISI
Konuşmasının ilk bölümünde staj ve çıraklık döneminde sigorta kaydı bulunan ancak bu süreleri emeklilik başlangıcında sayılmayan kişilerin yaşadığı sorunlara değinen Dervişoğlu, söz konusu dönemlerin emeklilikte sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu.
Devlet yönetiminde devamlılık ilkesine dikkat çeken İYİ Parti lideri, konunun yalnızca prim günleri ve emeklilik hesaplamaları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Dervişoğlu, staj ve çıraklık mağdurlarının beklentilerinin karşılanması çağrısında bulundu.
“FON VURGUNU MAGAZİN DEĞİL, KAMU SOYGUNUDUR”
Gündemdeki fon soruşturmalarına geniş yer ayıran Dervişoğlu, yaşananların münferit bir piyasa olayı olarak ele alınamayacağını öne sürdü. Soruşturmalarda yalnızca doğrudan sorumluluğu bulunan kişilerin değil, denetim görevini yerine getirmeyen veya olaylara göz yumduğu iddia edilen kişilerin de hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Dervişoğlu, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu işi bir magazin haberi edasıyla konuşamayız. Bu mesele, sadece kimin ne çaldığının, kimin kime ne fırsatlar yarattığının dedikodusuyla geçiştirilecek bir konu değildir. O yüzden işin magaziniyle değil, sistemin kendisiyle ilgileniyoruz. Bu yüzden sadece kelle değil, hesap verilsin istiyoruz. Görevini yapmayanların, yapılanlara göz yumanların, olaya bizzat iştirak edenlerin görevden bir an önce el çektirilmesi gerekiyor.”
Süreç kapsamında Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Mahmut Sütçü ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün görevlerinden ayrılmasına da değinen Dervişoğlu, mağdurların paralarının iadesi konusunda hukukun etkili biçimde uygulanmadığını savundu.
İYİ Parti Genel Başkanı, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“Milleti soydukları fonun ardından şimdi de tövbe fonu kurdular. Hırsıza 'gönlünden ne koparsa' diyecek bir devlet yoktur”
“TÜRKİYE ALT LİGE DÜŞME TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA”
Fon soruşturmalarının şeffaf yürütülmemesinin yatırımcı güvenine zarar verebileceğini belirten Dervişoğlu, Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar arasındaki konumunun da risk altına girebileceğini ileri sürdü.
Türkiye’nin uluslararası piyasalarda daha alt bir kategoriye gerilemesinin yabancı sermaye çıkışına, finansmana erişimin zorlaşmasına ve ekonomik maliyetlerin artmasına yol açabileceğini ifade etti. Dervişoğlu ayrıca Avrupa’nın “Made in Europe” yaklaşımı ve otomotiv sektörüne yönelik korumacı tedbirlerine dikkat çekti. 40 milyar doları aşan otomotiv ihracatının korunması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.
SEÇİM TAKVİMİ TARTIŞMASINA TEPKİ
Seçimlerin 2028 yılının mart veya nisan aylarında yapılacağının kesinleştiğine yönelik açıklamaları da eleştiren Dervişoğlu, seçim tarihinin belirlenmesinde anayasal sürecin ve TBMM’nin yetkisinin esas alınması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti lideri, henüz Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine ilişkin bir karar alınmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İyi de netleşen nedir? Anayasa ortadadır, seçimlerin yenilenmesi için Meclis kararı gerektiği ortadadır. Meclis o kararı vermiş midir? Hayır. O halde bugünkü Meclisin henüz vermediği kararın sonucunu bu zat hangi sıfatla ilan etmektedir?"
Dervişoğlu’nun grup toplantısındaki açıklamaları, fon soruşturmalarından emeklilik haklarına ve seçim takvimi tartışmalarına kadar birçok başlıkta iktidara yönelik eleştirileriyle öne çıktı.
"Müsavat Dervişoğlu’ndan sert çıkış: “Fon vurgunu magazin değil, kamu soygunudur”" haberi, 21 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 21 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.