Dervişoğlu’ndan ekonomi çıkışı: “Bordrolulara gizli bir yoksullaştırma operasyonu yapılıyor”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Emek Çalıştayı’nın kapanışında gelir dağılımı, çalışanların alım gücü, millî gelirde emeğin payı ve toplu sözleşme süreçleri hakkında konuştu. Dervişoğlu’nun “gizli bir yoksullaştırma operasyonu” sözleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik eleştirileri gündeme geldi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iki gün süren Emek Çalıştayı’nın kapanışında Türkiye’deki gelir dağılımı, çalışanların alım gücü ve toplu sözleşme süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ekonomik büyümenin çalışanların gelirlerine yeterince yansımadığını savunan Dervişoğlu, mevcut düzenin sürdürülemez olduğunu söyledi. İYİ Parti liderinin “gizli bir yoksullaştırma operasyonu” ifadesi ise konuşmanın öne çıkan başlıklarından biri oldu.
İYİ Parti tarafından düzenlenen çalıştayda sendikalar, iş dünyası temsilcileri ve akademisyenlerin çalışma hayatına ilişkin sorunları ele aldığı belirtildi. Kapanış konuşmasını yapan Dervişoğlu, farklı görüşleri temsil eden kuruluşların aynı platformda buluşmasının önemine dikkat çekti.
“BU DÜZEN, ALIN TERİNE KARŞI HAKSIZ”
Çalıştayda çalışma hayatının farklı kesimlerini bir araya getirdiklerini belirten Dervişoğlu, emeğin karşılığını alıp alamadığı sorusuna yanıt aradıklarını ifade etti. TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, Memur-Sen, KESK, Hür-Sen ve TİSK gibi kuruluşların katılımına değinen İYİ Parti lideri, şu ifadeleri kullandı:
"Emeğin tüm bileşenlerini bir araya getirerek, 'Bu ülkede alın teri, hakkını ne zaman alacak?' sorusunun cevabını, çalışma hayatımız, emek dünyamız ve akademik birikimimizin yeterliliği asla tartışılamayan en yetkin isimleriyle birlikte aradık. TÜRK-İŞ'ten HAK-İŞ'e, DİSK'ten Memur-Sen'e, KESK'ten Hür-Sen'e ve TİSK'e kadar farklı görüşlerden, farklı geleneklerden gelenlerle aynı masanın etrafında oturduk. Şu hususta mutabık kaldık: Bu düzen, alın terine karşı haksızdır. Ve bu haksızlık, sürdürülemez!"
“BU BÜYÜME DEĞİL, BÖLÜŞÜM ŞOKUDUR”
Türkiye ekonomisindeki büyüme verilerinin çalışanların gelirlerine yansımasını eleştiren Dervişoğlu, millî gelir içinde emeğin aldığı payın gerilediğini savundu. İYİ Parti lideri, TÜİK verilerine atıfta bulunarak geçmiş dönemle güncel oranları karşılaştırdı.
Dervişoğlu, ekonomik büyümenin kazançlarının belirli çevrelerde toplandığını öne sürerek şöyle konuştu:
"Büyümenin meyvesi, çalışanın sofrasına değil, doğrudan doğruya malum çevrelerin kasasına akıyor. Bu iktidardan önce, emeğin millî gelirden aldığı pay yaklaşık yüzde 52 ile tarihî zirvesini görmüştü. TÜİK'in açıkladığı son büyüme verisinde emeğin payı yüzde 38'e geriledi. Bunun adı büyüme değil, bölüşüm şokudur."
“BORDROLULARA GİZLİ BİR YOKSULLAŞTIRMA OPERASYONU YAPILIYOR”
Çalışanların ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Dervişoğlu, özellikle maaşlı çalışanların alım gücündeki gerilemeye ve orta gelir grubunun yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.
Mevcut ekonomik yapının çalışanları geleceğe ilişkin belirsizlik içinde bıraktığını savunan Dervişoğlu, eleştirisini şu sözlerle dile getirdi:
"Büyümenin hakça bölüşülmediği, toplumun taşıyıcı kolonu olan orta direğin çökertildiği, milyonlarca insanın yarınını bilemediği bir prekarya ekonomisine hapsedildiği, alın teriyle çalışan bordrolunun daha maaşını cebine koymadan gizli bir yoksullaştırma operasyonuna kurban edildiği bir düzen tespiti ortaya çıkmaktadır."
Dervişoğlu’nun açıklamalarında, ücretlerin yanı sıra gelir dağılımı ve çalışanların ekonomik güvencesi de öne çıktı. İYİ Parti lideri, ekonomik büyümenin toplumun farklı kesimlerine nasıl yansıdığı konusunu gündeme taşıdı.
TOPLU SÖZLEŞME VE GREV SÜREÇLERİNİ ELEŞTİRDİ
Dervişoğlu, çalışma hayatındaki sorunların münferit olaylardan ibaret olmadığını, mevcut yönetim sisteminin işleyişiyle bağlantılı olduğunu ileri sürdü. Toplu sözleşme görüşmeleri, grev ertelemeleri ve kamu kurumlarının bağımsızlığı konularında eleştiriler yöneltti.
İYİ Parti Genel Başkanı, çözümün parlamenter sistemin yeniden yapılandırılması, bağımsız kurumların güçlendirilmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanmasından geçtiğini savunarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Toplu sözleşme masasında hakemin iktidarın formasını giymesi, grevlerin bir gecede ertelenmesi, TÜİK'in, SGK'nın, çalışma hayatını denetleyen kurumların tek bir iradenin gölgesinde kalması, bütün bunlar, adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denen ucube yapının doğal sonuçlarıdır. Çünkü yetkiyi gasp eden siyasi kurumlar, alın terini de gasp eder. Emeğin kurtuluşu rasyonelleştirilmiş parlamenter sistemin inşasından, bağımsız kurumlardan ve hukukun üstünlüğünden ayrı düşünülemez. Adalet olmadan refah olmaz, hesap sorulmadan bereket olmaz!"
Dervişoğlu’nun konuşması, çalıştayın kapanışında ekonomi politikaları, gelir dağılımı ve çalışma hayatının kurumsal yapısına ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. Açıklamalardaki ekonomik veriler ve siyasi değerlendirmeler ise ilgili istatistikler ve resmî kayıtlar çerçevesinde ayrıca ele alınabilecek başlıklar arasında yer aldı.
"Dervişoğlu’ndan ekonomi çıkışı: “Bordrolulara gizli bir yoksullaştırma operasyonu yapılıyor”" haberi, 11 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 11 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.