Piyasalarda panik havası: Faiz ve enflasyon yeniden tırmanışta

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası piyasalarda güven rüzgârı terse döndü. Enflasyon ve faiz yeniden yükselişe geçti. Gözler Kabine'de olası değişikliğe çevrilirken, hedef tahtasında ekonomi yönetimi var.
Türkiye ekonomisi, yüksek enflasyon ve faiz çıkmazının etkilerinden kurtulamadan yeni bir siyasi sarsıntıyla karşı karşıya kaldı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası ekonomi çevrelerinde belirsizlik rüzgârı yeniden güçlendi. Piyasalarda güven algısının zarar görmesiyle birlikte kredi faizleri hızla tırmanışa geçti; reel sektörde iflas korkusu, çalışan kesimde ise işsizlik endişesi arttı.
YÜKSELEN FAİZ VE ENFLASYON YENİDEN GÜNDEMDE
Ekonomide yıl başından bu yana bir dengeleme süreci hedeflenmiş, Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 50’ye kadar çıkarmasıyla birlikte enflasyonda sınırlı da olsa gerileme işaretleri görülmeye başlanmıştı. Ancak İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından piyasalarda siyasi risk algısı tırmandı. Kur ve faiz cephesinde hareketlilik yeniden artarken, yatırımcı nezdinde ‘istikrar’ algısı ciddi darbe aldı.
ŞİMŞEK HEDEFTE, KABİNE REVİZYONU BEKLENİYOR
Piyasalardaki dalgalanmanın ardından gözler bir kez daha Ankara’ya çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi yönetiminde bir değişikliğe gidip gitmeyeceği, kulislerin en sıcak başlığı haline geldi. En çok tartışılan isim ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek. Ekonomide rasyonel zemine dönüşün simge ismi olarak görülen Şimşek, iktidar yanlısı çevrelerin sert eleştirilerinin odağında.
Bazı kaynaklar, Erdoğan’ın Şimşek’i görevden alarak yeniden "nas" eksenli ekonomi modeline dönebileceğini iddia ederken, ağırlıklı kanaat, "Şimşek giderse ekonomi çöker" yönünde. Ancak Erdoğan’ın ani kararlar alma eğilimi göz önünde bulundurulduğunda, kulislerde her senaryo ihtimal dahilinde değerlendiriliyor.
FAİZ EMİRLE DÜŞÜRÜLDÜ, BEDELİ AĞIR OLDU
2021’in sonunda alınan kararla faizler yüzde 19’dan yüzde 8.5’e kadar düşürülmüş, ancak bu adım ekonomide ağır bir tahribata yol açmıştı. Döviz kurları ve enflasyon kontrolsüz şekilde fırlarken, hükümet 21 Aralık 2021’de Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemini devreye sokmak zorunda kaldı. TL mevduatları cazip hale getirmek için döviz kuru garantisi verilen sistemin maliyeti ağır oldu. Bugün itibarıyla halka çıkan KKM faturası 1.5 trilyon lirayı aştı. Merkez Bankası ise tarihindeki en büyük zarar kalemleriyle karşı karşıya kaldı.
EKONOMİDE YENİ YOL AYRIMI: NAS MI, SABIR MI?
Kabine revizyonu ve Mehmet Şimşek’in olası görevden alınması, Türkiye ekonomisinin yönünü doğrudan etkileyecek gelişmeler arasında yer alıyor. Piyasa aktörleri, "Şimşek sonrası dönemde yeniden düşük faiz modeline mi dönülecek?" ya da "Yeni bir isimle halktan daha fazla sabır mı istenecek?" sorularına yanıt arıyor.
Türkiye ekonomisi, şimdi bir kez daha belirsizlikle sınanıyor. Hem iç politikada hem de küresel piyasalarda gözler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın alacağı kararlara çevrilmiş durumda.
"Piyasalarda panik havası: Faiz ve enflasyon yeniden tırmanışta" haberi, 28 Mayıs 2025 tarihinde yazılmıştır. 28 Mayıs 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.