Özgür Özel: "Türkiye'nin geleceğini Trump ile trampa ettirmeyeceğiz"

Özgür Özel:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul 39. İl Kongresi’nde delegelere mücadele, onur ve cesaret vaadinde bulundu; kayyım uygulamalarına ve dış politika tercihlerine tepki gösterdi. Özel, partinin sandıkla birinci olacağını vurguladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul 39. Olağan İl Kongresi’nde delegilere seslenerek "Size güzel günler değil; onur, cesaret ve mücadele vadediyorum" dedi. Özel, konuşmasında 18 Şubat’tan bu yana yaşanan müdahalelere, kayyım uygulamalarına ve yargı süreçlerine tepki gösterirken, CHP’nin sandıkta birinci parti olacağı mesajını yineledi.

Kongre, İstanbul Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi’nde yapıldı; Özel’in yanı sıra çok sayıda parti yöneticisi ve delege katılım gösterdi. Konuşmasında geçmiş dönemde Esenyurt ve Beşiktaş’a yönelik müdahaleleri hatırlatan Özel, "O günden beri bir darbe mekanizmasının devrede olduğunu gördük ve buna karşı direneceğimizi ilan ettik" diyerek örgüte ve seçmene teşekkür etti.

EKONOMİDEN DIŞ POLİTİKAYA SERT ELEŞTİRİ

Özel, hükümetin dış politika tercihlerini de eleştirdi; ABD ile yapılan anlaşmalara, nadir elementlere ilişkin pazarlıklara ve ekonomik politikalara dikkat çekti. "Kendi siyasi ikbalinle Türkiye’nin geleceğini takas ettirmeyeceğiz" diyerek, nadir toprak elementleri üzerinden yürütülen ilişkilere tepki gösterdi. Özel, 

"Ahlaki üstünlüğü, psikolojik üstünlüğe çeviren, o psikolojik üstünlükle çoğunluk enerjisini yakalayan, bir büyük mücadeleyi veren partimizi, yurdun dört bir yanında da, dünyanın dört bir tarafında da büyük bir cesaret ve kararlılıkla anlatıyoruz, anlatmaya devam edeceğiz. Kurulduğu gün olduğu gibi, 31 Mart'ta olduğu gibi, kurulacak ilk sandıkta CHP, Türkiye'nin birinci partisidir. Bir yanda, biz bu mücadeleyi verirken koltuklarını korumak için, Türkiye'de yaz boyu serin salonlarda kendilerini kendi seçtiklerine alkışlatanlar, pazara gidemeyen, esnafa varamayan, milletvekillerini sahaya yollayamayan parti, hakkı, hukuku ezen fakat kendi iktidarını Amerika'da arayan, oradaki otokrattan meşruiyet devşirmeye çalışan bir yere savrulmuştur. O yüzden Trump'ın kapısına gitmeden önce İstanbul'da Trump'ın oğluyla... Hangi resmi görevi var? Sen koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin görevdeki cumhurbaşkanı olarak onunla ne konuşuyorsun? Biliyordum ne konuştuğunu. İlan ettim, inkar edemediler. Yandan yalanlamaya çalışırken Trump'ın kabul eden açıklamalarıyla irkildiler. Trump, oyunu açık oynuyor. Bunlara "Sizde olmayan şey bizde var" diyor. Bu sözleri bu kulaklar duydu. Türkiye duydu. O gün ben söyledim, 250 tane Boeing alacak, 225 tane Boeing aldı. O gün fahiş doğalgaz dedik. Fahiş fiyatlı doğalgaz anlaşması yaptı. O gün söyledik, Amerikalılarla nadir elementlerin pazarlığını yapıyor.

Kendi siyasi geleceğiyle Türkiye'nin geleceğini takas etmeye çalışıyor. Dünya, bundan sonraki çağda büyük mucizelerin küçük elementlerle yaşandığı bir sürece girdi. Teknoloji öyle bir noktada ve doğa öyle şeyler gizlemiş ki aşağıya, kilolarca demire 1 nanogram element tesir edince dünyanın en güçlü mıknatısına dönüşebiliyor. Onun küçücük bir parçası çok gelişmiş araçların sistemlerinde kullanıyor. Yani gramın milyonda biri, milyarda birinin büyük paralar ettiği, bunu alan ülkelerin geleceğe hükmettiği, elektrikli otomobilinden cep telefonuna, yarın olacaksa eşyaların ışınlanması o teknolojiye kadar ne lazımsa, bunun elinde bulundurulduğu 10 küsür ülkeden biriyiz, sıralamada beşinciyiz. Çin, en çok bulunduran ülke, kendininkini tüketmeyip dünyadakinin peşine koşuyor. Amerika o kadar kanın, gözyaşının içinde Ukrayna'ya gidiyor, "Seni desteklemem için nadir elementleri bana vermen lazım" diyor. İşte bu şartlarda Erdoğan Oval Ofis'e gidip Eskişehir'deki nadir toprak elementlerini verme karşılığında kendisine desteğin taahüdünün peşindedir. Buradan açıkça söylüyorum. Rahatsız olduğunu biliyorum. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Ey Erdoğan, kendi siyasi ikbalinle Türkiye'nin geleceğini Trump ile trampa ettirmeyeceğiz. Asla buna izin vermeyeceğiz." dedi.

"ACIYA KATLANMAYA FAKAT TESLİM OLMAMAYA VAR MISINIZ?"

Partisinin tarihsel köklerine atıf yapan Özel, CHP’nin mücadele ve haklılık kaynağını vurguladı: "Biz 47 yıl sabrettik; CHP gücünü mücadeleden, ahlaktan ve emekten alır." Özgür Özel, halka yönelik ekonomik sıkıntılara işaret ederek, "Ben size güzel günler değil, mücadele vadediyorum. Ben size acı çekmemeyi değil, acıya katlanmayı, teslim olmamayı, hep birlikte kötülerden daha cesur olmayı vadediyorum. 100 yıl önce olduğu gibi gerekirse ölümü göze almayı, fakat işgale teslim olmamayı vadediyorum. Ben size bırakırlarsa bırakırlar, bırakmazlarsa onların yerine seçim kazanmayı, hak ettikleri yere onları getirmeyi vadediyorum. Ben size yalnız iktidar değil; onur, onur ve cesaret vadediyorum. Ben sizin gözlerinizde o kararlılığı, o inancı, o cesareti görüyorum. Hep birlikte bu iktidar yürüyüşüne, bu dikenli yollara, acıya katlanmaya fakat teslim olmamaya var mısınız? Haydi o zaman iktidara gidiyoruz, yürüyelim dostlar." sözleriyle kararlılığını dile getirdi.

DELEGE DEMOKRASİSİNE ÖVGÜ

Özel, İstanbul’daki delege seçiminin parti içi demokrasinin gücünü gösterdiğini belirterek, kongrede sandıkla gelen değişimi ve delegelerin iradesini övdü. Kongre sürecinde kayyım atamalarına karşı gösterilen direnişi ve delegelerin sahadaki tutumunu takdirle anarak, "Partimizi saray oyunlarına alet etmedikleri için sizlere saygıyla eğiliyorum" dedi.

Konuşmasını "Haydi o zaman iktidara gidiyoruz, yürüyelim dostlar" çağrısıyla bitiren Özel, partililere birlik ve sabır çağrısı yaptı; CHP’nin hedefinin yalnızca iktidar değil, onur ve adalet olduğunun altını çizdi.

"Özgür Özel: "Türkiye'nin geleceğini Trump ile trampa ettirmeyeceğiz"" haberi, 19 Ekim 2025 tarihinde yazılmıştır. 19 Ekim 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.