Özel’den CHP’li Belediyelere Operasyona Tepki: 'Esirlerimizi Geri Alacağız'

Özel’den CHP’li Belediyelere Operasyona Tepki: 'Esirlerimizi Geri Alacağız'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Özdağ’ın ziyareti sonrasında basın mensuplarına ortak açıklamalarda bulunmuş oldu. Özel “Girişilen darbede esir düştü dostlar. Günü gelince esirlerimizi geri alacağız," dedi.

CHP'li belediyeler Adana, Antalya, Manavgat ve Adıyaman belediye başkanlarına yönelik operasyonlara siyasi tepkiler devam ederken, kısa süre önce tahliye edilen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i ziyaret etti.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmenin arkasından Özdağ ve Özgür Özel, basın mensuplarının sorularını cevaplamış bulundu.

Özel, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek için şu ifadeleri kullandı: 

"Hem Muhittin Böcek’in alelacele bomboş bir dosyadan tutuklanması, hem de dosyada anılan diğer kişinin, yani dosyadaki esas olarak bir dairenin kendisine verildiği söylenen kişinin denetimli serbestlikle serbest bırakılıp, aralarında herhangi bir bağ olmayan, yalnız eski kayınpederi olan Muhittin Böcek’in tutuklanması ve davanın tutuklu sürecek olması Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yargı üstündeki talimatıyla tam bir fırsatçılık, alelade bir olay. Bir boşanma var. Boşanmada eşler arasında yapılan bir anlaşmayla bir daire var. O daire nereden alınmış, kimden alınmış, nasıl alınmış? O meselenin üstüne gidilecekse gidileceği yer belli. Muhittin Böcek’in oğlu da gelini de önceki gelini de erişkin insanlar. Ve Muhittin Böcek’in de bu meseleyle hiçbir bağı olmadığı halde Muhittin Başkan’a tutuklama verilmesi tam bir fırsatçılık."

Öte yandan, Özgür Özel’in konuşmasında şu ifadeler yer aldı:

Yapılan kötülüğün boyutu şu: Türkiye’nin 25 milyon turist ağırlayan, en önemli turizm destinasyonu ve tam yazın başı ve bundan önce, Cumhuriyet tarihi süresince Antalya’yı iki kez üst üste hiçbir belediye kazanamamış, çünkü son senenin verileri ile 2 milyon kişiye göre para yollayıp 25 milyon kişiye hizmet beklenen bir yer orası. Ve hangi belediye başkanı olursa olsun bir sonraki döneme memnuniyet taşıyamamış bu yüzden. İstisnası Muhittin Böcek. Beş yıl görev yapmış. Turizmci de memnun, turist de memnun, millet de memnun. Yüzde 50 oyla bir daha seçilmiş. Mucizevi bir iş. Ve Temmuz’un başlangıcında, sezonun tam ortasında, büyük bir koordinasyonun gerektiği, hiç olmazsa geçen seneki başarının tekrarının gerektiği bir yerde tutuklu yargılama. Yurtdışına çıkış yasağı koy, çok bir önlem istiyorsan. İmza ile koy. Zaten kaçacak olsa kaçardı. Antalya’yı bırakıp nereye kaçacak Muhittin Böcek? Kaçarsa da kurtulursunuz. Zaten siz başarılı belediye başkanlarının başarılı işlerinden rahatsızsınız. Bırakın kaçacaksa Muhittin Böcek kaçsın. Zeydan Karalar kaçsın. En sonunda en korktuğunuz Ekrem İmamoğlu kaçsın. Siz de kurtulun. Niçin bu tutuklamayı yaptığınızı bilmiyor muyuz? O yüzden bu tutuklama evet, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kötülüktür. Ama Antalya’ya, Antalyalı turizmciye, Antalyalı esnafa, Antalyalı’nın kendisine ve Türkiye’ye kötülüktür. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi iki kez üst üste kazandı diye çıldırdıkları, hazmedemedikleri bir şehre cezadır, Cumhuriyet Halk Partisi’ne cezadır. Türkiye’ye de büyük bir kötülüktür.

Şimdi hep birlikte Zeydan Karalar’ın durumunu ve Abdurrahman Tutdere’nin durumunu göreceğiz. Şöyle göreceğiz: Birini Adıyamanlı analar adaylaştırdı. Bir milletvekili var şehirde. Tutup da onu belediye başkanı yapıp, milletvekilsiz kalmanın bir sebebi olabiliyor. Sadece o milletvekili kazanırsa. Onunla kazanılırsa aday yaparsanız. Şehir Abdurrahman Tutdere’nin adaylığını söke söke aldı bizden. Ağlaya ağlaya aldılar. Giden tüm heyetler ‘Anket manket yaptırma, Abdurrahman’ı aday gösterirsen, bu kent kararını vermiş’ dediler. Abdurrahman Tutdere aramızda mizah konusu bizim. ‘Merhaba’ söylediğinde Adıyaman’a bir para istiyor. ‘Merhaba’ söylediğinde Adıyaman’a bir araç, bir park, bir çocuğa burs. Abdurrahman Tutdere ile karşılaşmaya korkar oldu bizim belediye başkanlarımız, yöneticilerimiz. Abdurrahman demek Adıyaman’a bir şey istemek demek. Bu Abdurrahman’ı alıp koyun şimdi içeriye, alıp koyun. O Adıyaman’a da gidin bir sokakta dolaşın bakalım. Hodri meydan. Sokakta dolaşın. AK Partililer gitsinler desinler ki ‘Biz Abdurrahman’ı aldık, içeri attık.’ Çünkü bir tane müteahhittin iftirasıyla. O da önceki Adıyaman AK Parti Belediyesi döneminde çalışan, Abdurrahman’ın sözleşme yenilemediği birisi. Alın bakalım Abdurrahman’ı da.

Zeydan Karalar… Adana’da efsane, Adana’da miting yapmaya gidiyorsunuz. Yanınızda Zeydan Karalar var ise, çeşitli kesimlerin ona dakikalar süren, 25 dakika süren tezahüratları bitmeden konuşmaya başlayamıyorsunuz. Kim organize edebilir öyle bir sevgiyi? Bu sevgi parayla, pulla, onunla, bununla olmuyor. İnsanlıkla oluyor, hizmetle oluyor. Milletin içinde olmakla oluyor. Hadi ben bir şey söyleyeyim mi? Yani kendileri için üzgünüm, aileleri için üzgünüm, çok sevdiğim insanlardır üzgünüm. Ama bu süreç içinde vallahi parti için galiba hayırlısı oluyor ya. Hayırlısı oluyor. Gitsinler Antalyalı turizmciye, Adıyaman’daki yas içindeki teyzeye, Abdurrahman’ın sahip çıktığı yoksul, kimsesiz, anasız, babasız kalmış küçüklere, Adana’ya Zeydan Karalar’ın yokluğunu anlatsınlar bakalım. Yani bugüne kadar biz anlatıyorduk, bundan sonra AKP anlatacak bu insanları neden aldığını. Bu kadar suçsuz, bu kadar günahsız insanları, Sayın Genel Başkan’ın ifade ettiği gibi bir düşman hukuku içinde. İstanbul’da hiçbir şey bulamıyor. Antalya’da, Manavgat‘ta bir görüntü bulmuş, o görüntüye AK Partililer tepki göstermeden, ben tepki gösterdim. Muhakkik tayin ettim. Ve deniyor ki ‘Ya hiçbir yerde kanıt yok, burada kumpas kuruldu. Kumpassa kumpas olduğu çıksın kardeşim’ dedim. Bir kanıt olursa hukuka ne kadar saygılı olacağımızı herkes görsün. İstanbul’da 109’uncu gün bugün. Bir kör kuruş, bir delikli para bulup da bir kasadan, bir evden böyle bir havaya atsınlar da görelim ya. Bir delikli parayı havaya atsınlar. O yüzden arkadaşlarımız için üzgünüz. Ama sorun düşman hukukudur. Artık esirdir onlar. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Partisi’nin, Atatürkçülerin iktidarına karşı girişilen darbede esir düştü dostlar. Günü gelince esirlerimizi geri alacağız. Ne yapalım?"

"İKTIDARA FARKLI, MUHALEFETE FARKLI HUKUK OLMAZ"

CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel ile görüşen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, iktidara "farklı hukuk" eleştirisi getirdi. Özdağ, konuşmasında "İktidara farklı, muhalefete farklı hukuk olmaz. Aynı suça aynı ceza olur" ifadelerini kullanarak, özellikle son dönemde artan CHP'li belediye başkanlarına yönelik operasyonlara tepki gösterdi ve CHP'ye desteğini sürdüreceğini belirtti.

Özdağ, Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının 100. günü dolayısıyla düzenlenen eyleme ilişkin Zafer Partililere eyleme katılmama yönünde verilen talimatla ilgili de açıklama yaptı. Bu talimatın nedenine ilişkin, Leman dergisi karikatürüyle ilgili bir provokasyonun söz konusu olabileceğini öngördüklerini ve talimatın başka herhangi bir sebebinin olmadığını ifade etti.

"Özel’den CHP’li Belediyelere Operasyona Tepki: 'Esirlerimizi Geri Alacağız'" haberi, 06 Temmuz 2025 tarihinde yazılmıştır. 06 Temmuz 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.