''Öcalan''ı bir ağırlaştırılmış müebbetle, Türk subayını iki ağırlaştırılmış müebbetle yargıladılar''

''Öcalan''ı bir ağırlaştırılmış müebbetle, Türk subayını iki ağırlaştırılmış müebbetle yargıladılar''

Ergenekon kumpas ve hakimlerinin yargılanmasına devam edildi.

Ergenekon kumpası hakim ve savcıları hakkında Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nde görülen davanın üçüncü celsesi yapıldı.

Ankara Bölge Mahkemesi duruşma salonunda yapılan duruşma, Başkan Haydar Metiner'in gelen evrakları okumasıyla başladı. Sanık eski hakim Hüsnü Çalmuk'un Yargıtay'ın bozma kararından sonra İstanbul 4. Ağır Mahkemesi'nde yeniden görülen Ergenekon davasının sonucunun beklenmesi için bu davanın durdurulması yönünde dilekçe verdiği görüldü. Bugünkü duruşmanın başlangıcında avukat krizi yaşandı. Hüsnü Çalmuk, avukatı olmadığını hatırlatınca Başkan Metiner, "Daha önce atanan avukatla hiç irtibatınız olmadı mı?" diye sordu. Çalmuk, "Duruşmaya mazeretsiz katılmayan avukattan ben nasıl hayır görebilirim?" karşılığını verdikten sonra avukat atanana kadar duruşmaya ara verilmesini istedi. Bunun üzerine duruşmaya ara verilip, Baro arandı ve avukatın gelip gelmeyeceği soruldu. Avukatın gelmeyeceği öğrenilince Çalmuk, "Avukatımla ilgili talebimi reddedin AİHM'e gideyim" dedi. Heyet, Baro'ya yazı yazılıp yeni bir avukat istenmesini ve mazeretsiz duruşmalara gelmeyen önceki avukat hakkında yasal işlem yapılmasını kararlaştırarak, duruşmaya devam etti.

“ÖCALAN BİR AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBETLE YARGILANIRKEN, TÜRK SUBAYINI İKİ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBETLE YARGILADILAR”

Bugünkü celsede ilk olarak mağdurlardan Ziya İlker Göktaş'ın beyanı alındı. Yapılan hukuka aykırılıkları madde madde anlatan Göktaş, özetle şunları söyledi:

"Bana cemevine gidip gitmediğimi bile sordular. Bu soruya utanarak cevap verdim, çünkü TSK'da böyle Alevi, Sünni ayırımı yoktur. Üzülerek Sünni olduğumu söyledim ve çıkar çıkmaz da Hüseyin Gazi Türbesi'ne gittim. Bu ülke Öcalan'ı bir ağırlaştırılmış müebbetle yargılarken, benim gibi bir Türk subayını iki ağırlaştırılmış müebbetle yargıladılar. Karşımızda eski hakim ve savcı değil bir suç örgütü bulunmaktadır. Kararı bile Word ortamında vermediler, çünkü başka yerde hazırlandığı ortaya çıkacaktı."

Göktaş'ın son ifadesine Hüsnü Çalmuk, "Bu sonuca nasıl vardın, hayal kurarak mı?" diye tepki gösterdi. Göktaş da, "Niye vermedin?" diye bağırdı. Karşılıklı tartışma Başkanın müdahalesiyle sona erdi.

Göktaş'ın beyanının ardından soru aşamasında da şu diyaloglar yaşandı:

H. H. Özese: Ergenekon dosyasında hakkındaki iddia ve delilleri sıralayabilir mi?

Göktaş: O davadan yargılanmaktan gurur duyuyorum.

Özese: İnternet andıcından yargılandı mı?

Göktaş: Sen FETÖ'den yargılanıyor musun?

Özese: FETÖ'yle ilgim yok. Hukukçuyum. 32 yıldır T. C.'nin hakimiyim. Beni hiç kimse FETÖ'cülükle suçlayamaz. Benim cemaatçilikle işim yok. Sanki hiç suçları yokmuş, boşu boşuna yargılama yapmışız gibi bir hava yaratmaya çalışıyorlar. Gizli tanıklar huzurda dinlenmedi mi?

Göktaş: Soru sormamıza izin vermediniz.

Özese: Yalan söylüyor.

Hikmet Çiçek: Gizli tanıkların nasıl bulunduğunu anlatacağım, Hasan Hüseyin Özese sana cevap vereceğim.

Özese: Savunma hakkım kısıtlanıyor.

Başkan: Kısıtlama yok. 10 soru sordunuz.

“BURADA PSİKOLOJİK SAVAŞ YAPILIYOR, SÖYLEDİKLERİNİN HEPSİ YALAN”

Mağdurlardan Nusret Senem ise şunları söyledi:

"O zaman İşçi Partisi Genel Sekreteriydim. Öncesinde uzun yıllar FETÖ ile mücadele ettim. FETÖ'nün emniyetteki mensuplarına ilişkin 200 civarında isim verdik. FETÖ ile ilgili soruşturma başladı. Gülen dava açılacağını anlayınca Amerika'ya kaçtı. Sorguya alındığımda bunun FETÖ'nün iddianamesi olduğunu söyledim. 'Türkiye'ye komplo kuruyorsunuz, biz çıkacağız, siz yargılanacaksınız' dedim. 2014'te orduya karşı yürüttükleri kampanyanın darbeye varacağını söylemişim. Bunlar Türk hakimi değil. Yalanlarla, tertiplerle yargılandık. Cezalandırılmaları şahsi fiillerinden değil, örgütsel emirleri yerine getirmekten olmalıdır. Bunlar hakim mi, hukukçu mu? Ne hukukla, ne hakimlikle, ne vicdanla alakası yok. Hepsinin tutuklanmasını istiyorum. Tahliye oldukları anda kaçacaklar."

Sanık Çalmuk sık sık Senem'in beyanlarına, "Neyle suçlandığımızı biliyor. Bunlara izin vermeyin, delil söyleyin" diye müdahale etti.

Senem'in Avukatı Ceyhan Mumcu da başta Kuddusi Okkır olmak üzere hayatını yitirenleri hatırlatıp, "Şu SEGBİS'in arkasında olanlar en azından onları da ansın isterdim. Tek bir pişmanlık yok. Oysa duruşmada pişmanlık, dinimizde de tövbe kapısı açıktır" dedi. Bunun üzerine Hüsnü Çalmuk, "Hakim yalan söyler mi?" diye karşılık verdi. Sorulara geçildiğinde de Nusret Senem, Çalmuk için, "Yalan söylüyor. Burada psikolojik savaş yapılıyor, söylediklerinin hepsi yalan. Bütün bu lafları palavra" ifadelerini kullandı.

Saat 12.00 olduğunda duruşmaya öğlen arası verildi.

"''Öcalan''ı bir ağırlaştırılmış müebbetle, Türk subayını iki ağırlaştırılmış müebbetle yargıladıla." haberi, 22 Kasım 2018 tarihinde yazılmıştır. 22 Kasım 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.