Nuriye Gülmen tahliye edildi!

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildiği işine dönebilmek için 268 gündür açlık grevi yapan ve 193 gündür tutuklu bulunan akademisyen Nuriye Gülmen, önce örgüt üyeliği suçlamasıyla mahkum edildi, sonra da tahliyesine...
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildiği işine dönebilmek için 268 gündür açlık grevi yapan ve 193 gündür tutuklu bulunan akademisyen Nuriye Gülmen, önce örgüt üyeliği suçlamasıyla mahkum edildi, sonra da tahliyesine karar verildi. Dava sonuçlandı. Gülmen ile birlikte yargılanan öğretmen Semih Özakça ise beraat etti.
Gülmen’in mahkemeye getirilmeden yargılanması tamamlandı. Mahkeme, diğer tutuksuz sanıklar Semih Özakça ve Acun Karadağ’ın ise tüm suçlardan beraatına karar verdi. Mahkeme, Semih Özakça ve Acun Karadağ'ın adli kontrol şartının kaldırılmasına da karar verildi.
Eğitimciler Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Acun Karadağ’ın örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılandığı davaya, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Sincan Cezaevi Kampüsündeki duruşma salonunda devam edildi.
Duruşmada tutuksuz sanıklar Özakça ve Karadağ duruşma salonunda hazır bulunurken, Numune Hastanesinde mahkum koğuşunda tutulan Gülmen ise SEGBİS sistemi ile bağlandı. SEGBİS sisteminde yaşanılan sıkıntılar nedeniyle Gülmen’in savunması sırasında sık sık ara verilmek zorunda kalındı. Görüntünün donması nedeniyle de Gülmen savunmasının bazı bölümlerini tekrarlamakla karşı karşıya kaldı.
GÜLMEN DAVAYA YİNE GETİRİLMEDİ
Davanın 6'ncı duruşması bugün Ankara'da görüldü. Nuriye Gülmen bugünkü duruşmaya da getirilmedi. Nuriye Gülmen duruşmada verdiği ifadesinde şunları söyledi:
"Kuvvetli suç şüphesi diye sihirli bir sözcüğünüz var, onu söyleyince her şey bitti tamam oluyor. Bunu doğuran şey de bir tanığın söyledikleri. Konsere gitmiş biri beni örgütle Nuriye tanıştırdı diyor. Bir konsere gidip kendini örgüt üyesi sanıyorsa ben ne yapayım. Yaprak'ın Fatih hakkında söylediklerine katılıyorum. Madde bağımlısı olduğu çok açıktı. Önünüzdeki pespaye dosya içinde ne vardı? Hiçbir şey. İlk iki duruşmada bu tanık beyanları da yoktu. Yine de bırakmadınız bizi. Sonra çürütülen tanık beyanlarına dayanıyorsunuz. Benim hakkımda zaten bir hüküm kurulmuş durumda. Öyle davranıyorsunuz çünkü. Artık bugün mahkemenin çok acelesi olduğu için o hükmü açıklayacak. Ama kendi hükümleri değil tabiki bu. Bu zamana kadar kendileri hiçbir şey yapmadıkları için hüküm de onların olmayacak. Hakkımızda kitapçıklar mı çıkartılmadı, açıklamalar mı yapılmadı? Heyet bir kere de ne yapıyorsunuz, yargılamamıza müdahale ediyorsunuz demedi. Ben artık heyete konuşmuyorum. Onlara olan tüm inancımı geçen celseden sonra özellikle yitirdim. Benim ne söylediğimin bir önemi yok çünkü onlar için. Ben tek bir sözümün çok kıymetli olduğu halkımız için konuşacağım. Dünyanın bir ucundan küçük bir çocuk bana mektup göndermişti, 'öğretmenim size bir şey olsun istemiyorum' diye. Ben o çocuk için konuşacağım.
"Geçen celse kendimi tehdit altında hissettiğim için konuşmamıştım. Çünkü savunma vermememe rağmen bana 'bu söylediklerin savunman sayılabilir geri kalanlar hakkında susma hakkını kullanmış kabul edilebilirsin' demiştiniz. Ama şimdi umurumda değil, savunma mı sayacaksınız, sayın ya da saymayın, kendimi anlatmıştım yine kendimi anlatacağım. Biz direnerek kendimize hatırlatıyorduk öncelikle haksız yere işten atıldığımızı. Kimseye anlatamasak bile kendimize hatırlatıyorduk. Haksız yere işimizden atılmayı kanıksamadık çünkü. Bunun için kendimle de arkadaşlarımla da gurur duyuyorum. Bizim direnişimizi besleyen şey haklılıktı.
"Daha açlık grevi gündemimizde değilken bir Alman televizyonu belgesel çekmek istediğini söyledi. İki gün bizimle birlikte vakit geçireceklerdi. Sonunda peki ne olacak diye sordular, valla canımı sokakta bulmadım açlık grevine başlarım demiştim.
"O zamanlar daha ihraç bile edilmemiştim, sadece açığa alınmıştım. Açlık grevi o kadar güçlü bir eylem ki açlık grevine başlarsam hemen sonuç alacağımı düşünüyordum. Ben açığa alınmış halimle eylem yapıp işime dönmeyi beklerken beni dalga geçer gibi ihraç ettiler.
"Sonra açlık grevi gerçekten gündemimize geldi. Tamamen bir keyfilik içerisinde bize her gün saldırmaları öfkemizi büyütüyordu. Ama biz yılmadan her gün Yüksel'e çıkmaya devam ettik. Kemik acısı deyip direnişimize devam ediyorduk.
"Açlık grevi fikri bu saldırılardan sonra, insanlarla, milletvekilleri ile, dostlarımızla konuştuktan sonra iyice olgunlaştı. Nihayet Meclis'te basın açıklaması ile açlık grevine başlayacağımızı duyurduk.
"O gün Meclis çıkışında bizi gözaltına aldılar. 5 gün gözaltında kaldık ve açlık grevine böyle başlamış olduk. Biz gözaltında iken meydan boş kalmamıştı. İnsanlar gelip pankartlarımızı yapıp, anıtı her günki haline dönüştürmüşlerdi. Açlık grevi insanlarda büyük bir patlama yaşattı. Her zamankinden çok daha kalabalık oluyordu meydan.
"O en kalabalık olduğu bir günün fotoğrafı var, işte o fotoğrafın alındığı günden çok kısa bir süre sonra gözaltına alındık zaten. Anıtta açlık grevi yaparken canlı yayın yapıyorduk bazen. 38. günde yanlışlıkla bugün açlık grevinin 58. günü dedim. Sonra Allah korusun ne 58'i diye düzelttim. 58 gün o kadar uzaktı ki, oraya varmaz bizim işimizi geri vermeleri diye düşünüyordum çünkü.
"HEYETE TAVSİYE EDİYORUM, SİZ DE DİRENİN"
"268 gün Semih'in de benim de düşündüğümüz bir şey değildi ama buna siz sebep oldunuz. Ne kadar çok saldırı olursa biz o kadar direnişe tutunuyoruz. Biz direnişe tutundukça bizi yenebilecek hiçbir şey yok çünkü. Hakkımızda vereceğiniz ara karar ya da hüküm asıl sizin hakkınızda olacaktır. Çünkü halk bizim hakkımızdaki kararını çoktan verdi. Bizim gönlümüz rahat o yüzden. Tavsiye ediyorum heyete siz de direnin. Talimat mı geliyor size, direnin. AKP iktidarının halka karşı saldırgan tutumuna set olmak açısından hem çorbada tuzunuz olur hem de asıl olarak alnınız ak olur.
Sevgili direniş dostları, bu son sözüm değil ama şimdilik şunu söyleyeceğim: Burası tam kavganın ortası...
Gülmen'in konuşması alkışlar eşliğinde sona erdi.
SEMİH ÖZAKÇA’NIN İFADESİ
Daha önceki duruşmalarda tahliye edilen Semih Özakça ise ifadesinde şu ifadeleri kullandı:
“Ben talimatı vicdan örgütünden aldım. Vicdanım evde oturmaya el vermedi. Bu haksızlığa karşı çıkmak istedim. Ben talimatı öğrencilerimden aldım. Onlar gözyaşı dökerken, onlara söz verdim geri geleceğim diye. Bu eylemim, talebim terör örgütlerine nasıl yardım edebilir? Nasıl onların işine yarar? Onlara yardım etmez, onların işine yaramaz. İşime dönersem bu durum öğrencilerime yarar. İhraç edilmiş bekleyen binlerce emekçiye umut olur ona yarar. Ben açlık grevinde işime dönebilme umudumu gördüm. Diğer tarafta beklemekte bir umut göremedim. Dava dediler mahkemeler bakmadı. Komisyon dediler ortada tek bir karar dahi yok.''
Nuriye Gülmen'in sosyal medyada yayınlanan ilk görüntüsü:

"Nuriye Gülmen tahliye edildi!" haberi, 01 Aralık 2017 tarihinde yazılmıştır. 01 Aralık 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.