Murat Ağırel: İlaçlarda 5 milyarlık iddia -2-

Murat Ağırel: İlaçlarda 5 milyarlık iddia -2-

-Sadece bu olay mı oldu? İstifa dilekçesinde siyasi baskılardan bahsediliyor çünkü…

Biz kurum yetkililerinin içeride yaşananlara dair anlattıklarından devam edelim.

-Sadece bu olay mı oldu? İstifa dilekçesinde siyasi baskılardan bahsediliyor çünkü…

Biz altı ayda bir tedarikçi firmalardan gelen en ucuz fiyattan ilaç alım prensibimizden şaşmadan işimize odaklandık. Tabii ilaca zamanında ulaşamadığımız veya geç ulaştığımız durumlar oldu hakaretlere maruz kaldık. Bir gün AKP Genel Sekreter Yardımcısı Yasin Bölükbaşı aradı. Tamiep isimli firma ile ilaç tedariki yapıyordu. Devlet için güzel işler de yapıyordu bu firma. Fatih'i aradı ve 1,5 yıllık sipariş vermesini istedi. Fatih 6 aylık siparişi aşamayacağını söyledi. Firmanın diğer ortağı Sertaç adlı bir kişiydi. Fatih'e 'Sen kimsin de iktidar partisinin genel sekreter yardımcısının firmasına meydan okuyorsun' diyerek bağırmış ve kavga etmişler. Fatih yumruk atmış.

Bahse konu firma DFL İlaç Ecza Deposu adlı firmanın altında faaliyet gösteriyor. Ticaret Sicil Gazetesine göre firma ortakları Sertaç Bahar ve Yasin Bölükbaşı…

Araya gireyim. Böyle olunca AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Yasin Bölükbaşı ile görüştüm. 6 aylık, bir yıllık siparişlerin söz konusu olmadığını dile getirdi. Böyle bir pazarlığa girebilmelerinin teknik olarak mümkün olmadığını söyledi. Söz konusu harcamalarda devlete çok büyük bir tasarruf sağladıklarını da söyledi. Şükrü Ayalan'ın da içerisinde olduğu Bangladeş'ten ilaç alımı olayını  doğruladı. "Rakamlarını bilmem ama Şükrü Bey çok ısrarcı olmadı o konuda" ifadelerini kullandı. "Fatih Bey iyi bürokrattı" diyen Yasin Bölükbaşı, "Ben de çok savaştım Murat Bey" dedi.

-Bu konu savcılığa yansıdı mı?

Bildiğim kadarı ile hayır.

-Yani üst düzey bir yetkilinin şirket ortağı ile kurum içinde bu yaşanıyor öyle mi?

Evet Evet. Hatta Cumhurbaşkanının danışmanının danışmanı dahi aradı kurumu.

-Evet istifa dilekçesinde var bu konu. Ne için aradı ne istedi?

Eda Bıyık isimli biri aradı. Ne konuştuklarını duymadım ama tahmin ediyorum.

-Başka hangi siyasiden ya da hangi firmadan baskı gördünüz?

İstanbul'dan biri geldi. Bayram Bilgin adı. Bakan Yardımcısı Ahmet Erdem referansıyla kuruma geldi. Loyalty isimli bir firma kurduğunu ve kurumumuza ilaç getirmek istediğini söyledi. Gerekli şartları anlattık. TİTCK listesinde mevcut olmayan bir ilacı fiyatı düşük olduğu için almak zorunda olduğumuz belirtip aldırmak için denemediği siyasetçi kalmadı. Bizi de şikayet etti. Mahkeme devam ediyor halen.

O dönemde Maliye Bakan Yardımcısı Osman Dinçbaş'ın gayriresmi ortağı olduğu TRPharma ilaç firmasının pahalı ilaçları dikkat çekiciydi. Nasıl olmuş ise ödeme listesine alınmış. Genel Müdür aradı bir gün Osman Dinçbaş'ın kendisini aradığını ve "Chenodioksikolik" asit isimli ve kutusu 11 bin 850 Euro olan ilaçtan 1000 adet yani yaklaşık 1 yıllık alım yapılmasını istediğini ancak olumsuz yanıt verdiğini anlattı.

Ertesi gün Fatih Bey'in yanındayken Osman Dinçbaş aradı "Müdür efendi herkesi aştık seni aşamıyoruz, bu ilaç 1000 kutu alınacak" dedi.

Fatih Bey, "Biz en fazla altı aylık ilaç alıyoruz. Bir yıllık ilacı hiçbir firmadan almadık bu firmadan da alamayız" dedi. Karşı taraf "Peki siz görürsünüz" dedi ve kapattı telefonu.

-Ne oldu sonra?

Ne olacak 4 adet Maliye Bakanlığı Müfettişi geldi. İşletme olmamamıza rağmen denetlemeye çalıştılar. Sonra bize resmî yazı geldi. Abartısız 4 kamyon belge fotokopisi istediler. Aylarca uğraştık gönderdik. Ne arayan oldu ne de soran.

Araştırıp baktım. Osman Dinçbaş 2021 yılında görevinden alındı. Bahse konu firma TRPharma Rus ortaklı bir firma. İlk kuruluş 2013 tarihli. Alexey Repik ve Ideogen AG adlı bir firma ile ortak. 11 Temmuz 2013 tarihinde ise Türk ortağı Mehmet Can Göker oluyor. Göker'in babası ROCHE adlı ilaç firmasının yönetim kurulunda. Roche CEO'su William Burns, Mehmet Can Göker'in nikah şahidi.

Yine başka olay Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz'in yeğeni Yavuz Filiz'in CMC isimli bir firma kurduğunu ve kendisine iş verilmesini isteyerek yeğeni için randevu istemiş. Ertesi gün geldi. Kendisine usulleri anlattık. Benim amcam sizi arayacak siz beni şartlara bağlayacaksınız öyle mi diye sinirlendi çıktı gitti.

-Devamında neler yaşandı?

Kendisi de Çankırılı olan Çalışma Bakanlığı teftiş Kurulu Başkanı Hulusi Ay aradı olay hakkında bilgi istedi. Fatih Bey durumu anlattı. Sonra PTT şubesinden tarafımıza sahte isim ile tutarsız suçlamalar içeren bir şikayet dilekçesine istinaden Genel Müdür, Daire Başkanı, Fatih Bey hakkında soruşturma açıldı. Fatih Bey'in soyadı Çırakoğlu iken dilekçede Sarıoğlu yazılmış. Buna rağmen soruşturma açıldı. İki müfettiş 6-7 ay boyunca müdürlüğe yerleşti.

-Soruşturmadan bir sonuç çıktı mı?

Ne olacak hiç. Raporlarını verdiler bir de fırça yediler. Bu sefer aynı şikayet başka müfettişlere verildi. Onlar da inceledi bir şey bulamadı.

Fatih Bey bu sırada rahatsızlandı kanser oldu. Sonra kurumdan ayrılmak istedi. Yerine birini bulacaklarını söylediler ancak o Yurt Dışı Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı'na atandı.

(Adı geçen Yavuz Filiz'in firması 8 Mayıs 2019 tarih 9824 sayılı ticaret sicil gazetesine göre CMC FARMA İLAÇ A.Ş.)

-İstifa dilekçesinde AKP eski Milletvekili Şükrü Ayalan'ın baskı yaptığı ve Bangladeş üretimi bir ilacın zorla aldırmaya çalışılmasından bahsediyor. Bu konuda bilginiz var mı?

Bilgim var tabii ki. Kurumda kimin bilgisi yok ki? Şükrü Ayalan Nipt Pharma adında yeni bir firma kurdu. Kıbrıs'ta bu firma… Sağlık Bakanı'nın danışmanı Tevfik isimli bir kişi ortakmış, eski bürokratlardan Osman Nacar, İsmet Köksal gibi isimler ortakmış. Bahsettikleri ilaç listede yoktu. TİTCK kılavuzunda değişiklik yaptıracaklarını duyduk. Gökhan Öztuna konuya vakıf. Çok geçmeden SGK görüşü alınmadan bir gecede TİTCK kılavuzu değişti. Ucuz ilaç aldığımız İran, Arjantin gibi ülkelerden ilaç alımı bir gecede yasaklandı. Kılavuza göre İCH Kurucu ülkelerden alım yapılabilecekti. Ancak yeni kılavuza eklenen anlaşılması zor olan bir ilacın da getirilmesi mümkün olacaktı. Anlamadık o vakit.

Birkaç gün sonra Nipt Pharma'nın Bangladeş üretimi olan fakat Bangladeş'te bile ruhsatı olmayan birkaç ilaç için barkod başvurusu yapıldığını gördük. Sonucunu beklerken hop TİTCK listesine eklendiğini gördük. Uyardık tabii ki hata yapıldığını, ancak dinleyen kim? Sağlık Bakan yardımcısına Fatih Bey yüz yüze anlattı.

Biz ve kurum hakkında akıl almaz iftiralar, karalama kampanyaları, yapıldı. İstediğimiz, haraç almadan işlem yapmadığımız, kanser olmuş Fatih Bey'in pavyona gittiğini vs. ileri sürdüler.

Şayet bizler, Fatih Bey, Şükrü Ayalan'ın 50 Euro'ya aldığı ilacı 3 bin 750 Euro'ya devlete satmasına izin vermiş olsaydık hiç biri olmayacaktı.

-Bu durumu bildirmediniz mi bir yerlere?

Bildirmez olur muyuz! Bildirdiğimiz yerler bize soruşturma açtı.

-İstifa dilekçesinde bir de taşıma işinden bahsediliyor. Bilginiz var mı?

Var. Bakan beyin arkadaşı ve SGK Yönetim Kurulu üyesi Abdulkadir Bülent Aytaç beyin çabaları ile taşıma işlerini Ünsped ve Veyseloğulları adlı bir firmaya verilmek isteniyordu. Cevaben aksaklığa meydan verilmeyecek ciddi bir iş olduğu bildirildi. Ancak baskı görmeye başladık. İhale düzenlenmeye çalışıldı. Destek Hizmetleri Daire Başkanı Okan Çetinkaya ile bu konu yüzünden kavga edildi. Gemi İnşaatı Mühendisi olan Okan Bey, sağlık politikalarının kararlaştırıldığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü'ne Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.

-İhale yapıldı mı? Taşıma işi o firmalara verildi mi?

İhale yapılamadı.

-Sizce neden bu kadar baskıya uğradınız? Fatih Bey istifa etti. Siz neden istifa etmediniz?

Fatih Bey hasta… Aslında hep beraber direnecektik devletin menfaati adına. Şimdi bizler sessizce izliyoruz. Ancak asıl neden şu. 2019 yılında 560 milyon Euro olan yurt dışı ilaç harcaması yapılan çalışmalar ile 320 milyon Euro'ya kadar düşmüştü. Bu aradaki fark tedarikçilerin ve destekçilerin cebine girecek olan 240 milyon Euro'ydu. Devlet tasarruf etti. Kamu tasarruf etti. Çıkarcılar ise zarar ettiler. Bu kişilere direnen herkes türlü bahaneler ile görevinden alındılar veya memurluktan ihraç edildiler. Raporları düzenleyenlere bakın kimisi İl Müdürü oldu kimisi Teftiş Kurulu Başkanı. Size bu baskıyı yapan kişiler siyasi güçleri ile müfettiş, savcı destekleri ile istediklerini alıyorlar.

Aslında kurum içerisinde yaşananlar Türkiye'nin özeti gibi.

Bu işin peşini bırakmayacağım.

Bakanı istifa ettirecek bir olayda eğer doğruysa bir adamın hayatına mal olacak baskıları da ifşa etmeye devam edeceğim.

Mesele 6 yaşındaki bir çocuk açlıktan ölürken başkalarının cebine giren milyarlar…

Kim sorumluysa hesabını verecek.

"Murat Ağırel: İlaçlarda 5 milyarlık iddia -2-" haberi, 22 Aralık 2022 tarihinde yazılmıştır. 22 Aralık 2022 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.