'Milli güvenliği tehlikeye sokan' bebek Miraz

Röportaj:Alev DOĞAN/ABC GazetesiBilindiği gibi Türkiye bir süredir annesi ile beraber 19 Şubat’tan beri Bakırköy Kadın Tutuklu Cezaevinde bulunan Miraz bebeği konuşuyor. Konu ile ilgili çeşitli kaynaklardan edinilen bilgiler,...
Röportaj:Alev DOĞAN/ABC Gazetesi
Bilindiği gibi Türkiye bir süredir annesi ile beraber 19 Şubat’tan beri Bakırköy Kadın Tutuklu Cezaevinde bulunan Miraz bebeği konuşuyor. Konu ile ilgili çeşitli kaynaklardan edinilen bilgiler, babası Cengiz Zaza Akbaba’nın verdiği röportajlar olağanüstü sevimlilikte ve henüz 9 aylık olan Miraz’ın ''suçunun ne olabileceği’ konusunda insanları merakta bırakırken, yetkili makamlardan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Görüşlerde babasına sarılması ''milli güvenliği tehlikeye düşürdüğü için’ izin verilmeyen Miraz’ın amcası Kenan Akbaba’dan bir telefon geldi geçtiğimiz günlerde Tele 1’e. Konu ile ilgili canlı yayın konuğu olma taleplerini dile getiren aileye, biz de ABC olarak kapılarımızı açtığımız talebini ilettik, kırmadılar...
Baba Cengiz Zaza Akbaba ile canlı yayına girmeden hemen önce biraz lafladık. Haberin sonunda hikayesini dinleyeceğiniz ikinci ismi ''Zaza’yı nasıl aldığına ilişkin ayrı bir röportaj konusu çıkar, hem memleketin düştüğü durumu anlamak hem de ''nelerle uğraşıyoruz’ diye kendimize sormak için...
Kızını çok özlediği her halinden belli olan ve Miraz’ın adının geçtiği her cümlede gözleri parlayan bu genç babayı dinlerken benim gözlerim doldu. Benim onu teskin etmem gerekirken roller değişiverdi yani. Yalnızca kızı için değil, cezaevinde aynı koşullarda büyüyen “bütün çocuklar için endişelendiğini'' ifade etti. O canlı yayına girerken ben de Miraz ile ilgili bulabildiğim bütün envanterleri inceleyerek, söyleşimize biraz hazırlık yaptım.
Akbaba yayından çıkar çıkmaz da, söyleşimizi gerçekleştirmek için buluştuk. Yayının nasıl geçtiğini sorduğumda ''heyecanlandım sanırım’ diye yanıtladı beni. O bir an önce Miraz’ı anlatmak ben de Miraz’ı dinlemek için bugün gelinen sürece ilişkin okuyucuyu bilgilendirmesini istedim. Süreci şöyle anlattı Akbaba;
“2012 yılında eşim Gülistan ile beraber, tutuklandık. Örgüt üyesi olmakla suçlanıyorduk ancak mahkemenin bize verdiği dava dosyasında suçumuzu kanıtlayacak somut hiçbir delil yoktu. 1.5 yattıktan sonra da, tutuksuz yargılanma talebi ile tahliye edildik.''
Eşinin Maltepe BDP İlçe Yöneticisi olduğu dönemde kendisi de ilçe başkanıymış. Aynı dosyadan beraber yargılanmışlar, tahliye edildikten kısa bir süre sonra ise evlenmişler.
Miraz nasıl bir bebek diye sorduğumda gözleri parladı Akbaba’nın “Çok sevecen ve sosyal bir bebek Miraz. Sürekli etrafına gülücükler saçan, insanlarla diyaloğu son derece iyi bir bebek'' diye anlattı kızını. “Peki eşiniz yeniden nasıl tutuklandı'' diye sorduğumda biraz suskunlaştı ve anlatmaya başladı;
“Eşim ve çocuğumla dışarda güzel bir pazar kahvaltısı yaptık. Sonrasında çocuğumuz için alışveriş yaptık. Güzel bir gündü. Bir anda gelip eşimi tutukladılar''
“Aynı dosyadan yargılanmanıza rağmen neden sizi de tutuklamadılar'' diye sorduğumda gülümsedi, “Zaten işin absürtlüğü de burada. Eşime 6 yıl 3 ay hapis cezası veren İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin o dönemdeki başkanı şu an FETÖ üyeliğinden tutuklu bulunan Mehmet Ekinci'' diye ekledi. Ekinci ile ilgili düşüncelerini ise şöyle tarif etti; “Ekinci çok sayıda suçsuz insanı mağdur eden, insanlara ahlaksızca iftira atan bir isim. Bu hâkimin mağdur ettiği büyük davalarda yargılanmak zorunda kalan ünlü isimler var. Onların davasında adalet sağlandı. Bizimki gibi küçük davalar ise unutuldu. Bunla ilgili gereken resmi işlemleri yapacağız. Yeniden yargılanma talep edeceğiz''
Tutuklandığından beri eşi ve Miraz’ı yalnızca 6 kere görmüş, o da kapalı görüşlerde. Açık görüş talebini defalarca iletmesine rağmen hep aynı cevapla karşılaşmış “milli güvenliğe zarar verir''
“Bir babanın bebeğine sarılması mı zarar verir milli güvenliğe'' diye sorduğumda gülümsedi. “Evet, henüz konuşamayan, yürüyemeyen, annesine muhtaç olan bir bebeğe suçlu muamelesi yapılıyor. Kızımın bütün eşyalarına el koydular. Bir bebek düşünün ki, tek bir oyuncağı yok, yatacak uygun bir beşiği, yatağı yok. İlaçlarını vermiyorlar. Emeklemesi için talep ettiğimiz çarşaf bile verilmedi. Beton zeminde emekliyor. Düşünün Bremen Mızıkacıları kitabına bile el koydular''
Miraz’ın koşullarında olan yüzlerce çocuk var bizim mücadelemiz yalnızca Miraz için değil onlar için de'' diye ekliyor.
Miraz’ın anlamını soruyorum “Zaza’ca öz,maya demek'' diye cevaplıyor beni. Konu ikinci ismine geliyor haliyle. Zaza olduğu için yıllardır lakabının Zaza olduğunu açıklıyor ve şöyle devam ediyor “Şimdi cezaevinde olan savcı Sadettin Sarıkaya beni tutuklamaya çalışırken, lakabım olan Zaza’nın kod adım olduğunu iddia etti.Ben de madem işi bu noktaya getirdiler, cezaevinden çıkar çıkmaz mahkemeye başvurarak Zaza ismini eklettim. Benim şu anki ismim Cengiz Zaza Akbaba ve isim babam da devlettir''
Son olarak eklemek istediği bir şey olup olmadığını soruyorum; “Dosyamızda şaibeli hiçbir durum olmamasına rağmen eşimin tutukluluğuna itiraz ediyorum. Miraz’ın ileride ismini Google’a yazdığında bu saçmalığa şahit olmasını ve travma yaşamasını istemiyorum'' diye yanıtlıyor beni ve ekliyor “yalnızca Miraz değil elbet onun durumda olan bütün çocukların''
"'Milli güvenliği tehlikeye sokan' bebek Miraz" haberi, 01 Nisan 2017 tarihinde yazılmıştır. 01 Nisan 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.