Merdan Yanardağ hakim karşısına çıktı: Casusluk suçlamalarına yanıt verdi

Gazeteci Merdan Yanardağ, casusluk davasında hakim karşısına çıkarak iddianamedeki suçlamalara yanıt verdi. Dosyada gizli belge ve yabancı devlet unsurunun bulunmadığını savunan Yanardağ, davanın düşürülmesini talep etti.
Gazeteci Merdan Yanardağ, hakkında açılan casusluk davasında hakim karşısına çıktı. Saat 10.00’da başlaması planlanan ancak gecikmeli olarak başlayan duruşmada ilk savunmayı Yanardağ yaptı.
Hakkındaki suçlamaların hukuki temelden yoksun olduğunu savunan Yanardağ, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen casusluk suçunun oluşabilmesi için yabancı bir devlet adına çalışma ve gizli belgelerin ele geçirilmesi şartlarının bulunması gerektiğini belirtti. Yanardağ, dava dosyasında bu iki unsurun da yer almadığını öne sürdü.
"CANLI YAYIN SORULARI VE ŞİRKET ORTAKLIĞI DELİL YAPILMIŞ"
Suçlamaların somut deliller yerine varsayımlara dayandığını savunan Yanardağ, dosyaya konulan bazı unsurlara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Tele1 ekranlarında Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelttiğim sorular ve bir izleyiciden gelen kırpılmış telefon mesajı, savcılık tarafından dosyaya delil olarak konulmuştur."
Yanardağ, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun henüz aktif siyasette yer almadığı 2008 yılına ait ticari şirket ortaklıklarının da dosyada istihbarat faaliyeti olarak gösterildiğini ileri sürdü. Suçlamaların dayanaksız olduğunu savunan Yanardağ, mahkeme heyetinden davanın düşürülmesini istedi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Yanardağ’ın asistanı Lale Uğuzay da Seher Alaçam’ın şoförünün Yanardağ’a para verdiği yönündeki iddialara yanıt verdi. Uğuzay, “Sizin yanınıza giremez şoför zaten. Benim bilgim olmadan sizin yanınıza giremez” ifadelerini kullandı.
"NATO HAYDUT VE EMPERYALİST BİR ÖRGÜTTÜR"
Savunmasında NATO’ya yönelik görüşlerini de dile getiren Yanardağ, davanın siyasi amaçlarla açıldığını savundu. Yanardağ şu ifadeleri kullandı:
“NATO haydut ve emperyalist bir örgüttür. Hayatını NATO'ya karşı mücadele ile geçirmiş insanları siyasi casusluk ile suçlanıyor. Bu dava, Ekrem İmamoğlu davası...
Muhalefeti susturmak, bizi susturmak amacıyla açılan siyasi dava. Bu mantığa göre tüm siyasi partilerin casusluk suçu ile yargılanması gerekir”
Yanardağ, savcının Hüseyin Gün’ün ifadesine ilişkin değerlendirmesine de itiraz ederek şunları söyledi:
“Savcı, Hüseyin Gün'ün ifadesinde ‘Merdan Yanardağ'ın bu çalışmaların basın ayağında görev aldığını’ söylediğini ileri sürüyor. Hüseyin Gün'ün ifadesinde böyle bir şey yok”
Ardından Hüseyin Gün’e dönerek, “Böyle bir ifadeniz var mı?” diye soran Yanardağ’a Gün, “yok” yanıtını verdi.
"GERÇEK BİR SİYASİ CASUSLUK DAVASIYLA KARŞI KARŞIYA DEĞİLİZ"
Yanardağ, yargılamanın muhalefete yönelik siyasi baskının bir parçası olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Bizden korkuyorlar. Siyasal şiddet sürecinin bir parçası olarak karşısınızdayız. Gerçek bir siyasal casusluk davası ile karşı karşıya değiliz”
Savunmasının devamında Yanardağ, Başsavcı Vekili olduğu dönemde casusluk davasının iddianamesini hazırlayan Can Tuncay’ın daha sonra Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirilmesini de eleştirdi:
"Bu iddianamede imzası olan Can Tuncay bugün Adalet Bakan Yardımcısıdır. Bu makam siyasi makamdır. Bu makamdaki kişi siyasi toplantılara katılıyor. AKP iktidarının imzası bu iddianamenin altında var"
Yanardağ’ın savunmasını tamamlamasının ardından avukatı Selin Nakıpoğlu’nun beyanlarına geçildi. İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da cübbesini giyerek duruşmaya katıldı. Savunma avukatlarının yanında yerini alan Kaboğlu, sanık sandalyesinde bulunan Yanardağ’ı başıyla selamladı.
"Merdan Yanardağ hakim karşısına çıktı: Casusluk suçlamalarına yanıt verdi" haberi, 06 Temmuz 2026 tarihinde yazılmıştır. 06 Temmuz 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.