Kılıçdaroğlu'nun Nurhak'ta Dinlediği Depremzede: "1 Ay Oldu. Bıktık Artık. Bize Nurhak Diye Yardım Vermiyorlar

Kılıçdaroğlu'nun Nurhak'ta Dinlediği Depremzede:

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı talibi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, depremden etkilenen Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesini ziyaret etti. Kılıçdaroğlu’nun dinlediği Nurhaklı depremzede, “Kimse gelmedi. Bakın 1 ay oldu. Ne çamaşır makinemiz var ne doğru muntazam banyo yapabiliyoruz. Ne doğru muntazam yiyip içebiliyoruz. Bıktık artık. Çoluğumuz evladımız ortada. Reziliz ya. Bize Nurhak diye y

Haber: TAMER ARDA ERŞİN – Haber: FURKAN ERDEM

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı talibi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, depremden etkilenen Kahramanmaraş'ın Nurhak ilçesini ziyaret etti. Kılıçdaroğlu'nun dinlediği Nurhaklı depremzede, "Kimse gelmedi. Bakın 1 ay oldu. Ne çamaşır makinemiz var ne doğru muntazam banyo yapabiliyoruz. Ne doğru muntazam yiyip içebiliyoruz. Bıktık artık. Çoluğumuz evladımız ortada. Reziliz ya. Bize Nurhak diye yardım vermiyorlar. Biz Nurhak'ız diye vermiyorlar" diye konuştu.

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, depremden etkilenen Kahramanmaraş'ın Nurhak ilçesini ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, Nurhak'ta bulunan bir Kültür Merkezi'nde depremzedelerin sorunlarını ve taleplerini dinledi. Kılıçdaroğlu, Nurhak Belediye Başkanı İlhami Bozan ile de bir araya geldi.

Bozan, zelzele sürecinde Nurhak'ta yaşananları şu şekilde söyledi:

"Bu ulaşım geç olduğu için birçok can kaybımız yaşandı. -25 ve -30'ları kabul eden bir soğuk vardı burada. İlk etapta, merkezdeki insanları buraya topladık.  Burada 2-3 binin üstünde insan vardı. Burası da artçı depremlerden dolayı oldukça sallantı olduğu için insanoğlu ilk başta buraya da girmeye çekiniyorlardı. Biz de kapının önünde ateşler yaktık, odunlar yaktık. Oralarda insanları yaşatmaya çalıştık ilk etapta. Sağlık ocağı olmadığı için, orada sıhhat ocağı çadırı kurmuştuk. Onu da rüzgar alıp attı. Ondan sonrasında mecburen buraya girmek zorunda kaldık. Burada da daha ilkin cenazelerimiz vardı, maalesef buraya koyduğumuz. Onları karşıya aldık. Ondan sonrasında burada iki gün süresince insanları ayakta tutmaya çalıştık.

"BİZ 5-6. GÜNDEN SONRA DİĞER MAHALLELERİMİZLE SAĞLIKLI BİR İLETİŞİM KURABİLDİK"

İzmir Büyükşehir'den gelen otobüsümüzün içine 140-150 kişiyi de mazot devamlı açık kalmış olarak içinde tutmaya çalıştık. Çünkü aşırı soğuktan dolayı yaşlılarımızı da kaybedebilirdik. Kar yağışından dolayı öteki mahallelerimizle ulaşımımız yoktu. Bütün iş makinelerimizi biz Nurhak Belediyesi olarak kar yağışına tedbir olsun diye mahallelere Allah'tan koymuşuz. Onlar her bulunmuş olduğu mahallede enkazdaki çalışmalara da gittiği için yol açımı da olmadı. Biz 5-6. günden sonrasında öteki mahallelerimizle sıhhatli bir yazışma kurabildik. Kendimiz yürüyerek mahallelerimize gittik. Ölü, yaralı sayılarımızı öğrenmeye çalıştık. Fakat yollarda ustalaşmış müdahale olmadığı için ilk etapta, 3 gün süresince şey yapamadık, biz müdahale edemedik. Bizimle birlikte giden kişiler müdahale etmeye çalıştı. Fakat ustalaşmış olmadığı için, artçı depremlerden dolayı geri çekmek zorunda kaldım. Bizim en fazla kaybımızın olduğu Kullar Mahallemizde de 4. günden sonrasında müdahale başladı. Birçok insanoğlunun cansız bedeni orada soğuktan maalesef donarak ve yanarak ölmeler oldukça fazla.

"YOLLAR AÇIK OLSA, İLETİŞİM AYNI ANDA KOPMAMIŞ OLSAYDI BİZ BU YAŞADIĞIMIZ ACININ ONDA BİRİNİ ANCAK YAŞAYABİLECEKTİK ZATEN"

Büyükşehir Belediyesi bizlere tavır almış olduğu için hiçbir vakit buraya da kar yağacak diye tedbir almıyorlardı. Bu yüzden de biz kar yağacağını bildiğimiz için önlemimizi aldık. Kendileri de her yıl yapmış olduğu benzer biçimde tedbir almadılar. Depremi kimse göremiyordu fakat kar yağışını görüyorduk. Yollar açık olsa, yazışma aynı anda kopmamış olsaydı biz bu yaşadığımız acının onda birini sadece yaşayabilecektik esasen. Aynı anda tüm GSM operatörleri çöktü. 3 gün süresince yazışma yok, ulaşım yok. Gölbaşı, Malatya, Adıyaman ve Elbistan üçü de kapanmış oldu yolları. Her yıl aynı şeyi yaşıyoruz biz. Büyük iş makineleri bırakılmıyor buraya.

"KISA BİR SÜRE İÇERİSİNDE KONTEYNER SORUNUNU ÇÖZMEZSEK MAALESEF HER YERDE OLDUĞU GİBİ KAOS ARTABİLİR"

İlk gün tüm önlemleri almaya çalışsak da kendi çabalarımız ile oldukça yetersiz. Benim tek derdim şuydu. İnsanları hayatta iyi mi tutabiliriz, onun çabasındaydım. En büyük sorun barınma. Şu anda oldukça soğuk olduğu için barınma büyük bir mesele. İlk etapta çadır diyoruz fakat Nurhak'ta çadır hiçbir işe yaramıyor. Hiçbir işe yaramıyor diyorum fakat gereksinim. Çok soğuk. Çadır eksiği de var onu bilhassa belirtmek isterim. Burada kısa bir süre içinde konteyner sorununu çözmezsek maalesef her yerde olduğu benzer biçimde kaos artabilir. Onu da el birliğiyle çözmeye çalışacağız.

"HERKES EVİNİN BAHÇESİNİN İÇERİSİNDE KONTEYNERİ İSTİYOR"

İlk ilkin konteynerlerimizi hayvancılık yapanlara verdik. Çünkü hayvancılık yapanlar çadırkentte oturamıyorlar. Burası kırsal mahalle olduğu için asla kimse çadırkentte, konteynerkentte kalmak istemiyorlar. Herkes evinin bahçesinin içinde konteyneri istiyor. Çünkü yarın bağ bahçe işleri başladığı vakit üretimin durmaması için mecburen onların da bu isteklerini yerine getirmek durumunda kalacağız.

"NURHAK'IN MEVCUT STOKUNUN NERDEYSE YÜZDE 70-80'İ YIKILACAK"

Nurhak'ta 5 bin yapı var. Bunun ortalama bin 300 tanesi yıkıntı durumunda. Bin 300 tanesi ağır hasarlı, yıkılacak. 730 tanesi orta hasarlı. Büyük olasılık onlar da yıkılacak. Bunlar sisteme kayıtlı olanlar. Eski yapılar olduğu için 300-400 tane de yıkılacak binalar var. Bizim Nurhak'ın mevcut stokunun nerdeyse yüzde 70-80'i yıkılacak. Bununla ilgili çalışmaların hızlandırılması gerekiyor."

Kılıçdaroğlu, Bozan'a şu şekilde cevap verdi:

"ÇOK BÜYÜK BİR ACI İÇERİSİNDESİNİZ"

"Çok büyük bir acı içerisindesiniz. Bunu esasen biz gazete ve televizyonlardan okuyorduk. Belediye başkanlarımıza derhal yönerge verdik, hızlıca ulaşın diye. Ellerinden gelen çabayı gösterdiler. Mansur Başkan burada. Mansur Başkan, Kahramanmaraş'ın genelinden de görevli aynı zamanda. Onun da büyük katkıları var. Moralinizi bozmayın. Büyük sıkıntılar çektiniz, biliyorum. Bu süreç içinde bilhassa şunu ifade etmek isterim. Bir belediye başkanı olarak soğukkanlılığını koruyup, kitlelere önderlik yapman, onların can ve mal güveliğini sağlamak için elinden gelen her türlü çabayı göstermen takdire şayan. Bu mevzuda seni yürekten kutlarım sayın Başkan."

Nurhaklı bir hanım depremzede, şunları söylemiş oldu:

"BİZE NURHAK DİYE YARDIM VERMİYORLAR"

"Bir kısmı yandı öldü. Bir kısmı yardım gelmediği için bağıra bağıra, dona dona öldüler. Ulaşım gelmediği için insanoğlu içinde dondu, öldü. 4-5 gün geçtikten sonrasında 'Cenazelerimizi çıkarmayın. Kurtlar köpekler yiyor bizim cenazelerimizi' dediler. Kimse gelmedi. Şimdi de hala daha 1 ay geçti aradan, ne çamaşır makinemiz var. Bakın 1 ay oldu. Ne çamaşır makinemiz var ne doğru muntazam banyo yapabiliyoruz. Ne doğru muntazam yiyip içebiliyoruz. Bıktık artık. Çoluğumuz evladımız ortada. Reziliz ya. Bize Nurhak diye yardım vermiyorlar. Biz Nurhak'ız diye vermiyorlar."

Kılıçdaroğlu, depremzedelere şu şekilde seslendi:

"SİZİN ACINIZ, AYNI ZAMANDA BİZİM ACIMIZDIR"

"Size geçmiş olsun demeye geldik. Başımız sağ olsun. Allah bir daha bu şekilde acılar göstermesin. Şundan güvenilir olun. Gerçekten yaşadığınız acıları biz Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de, Türkiye'nin her coğrafyasında yüreğimizde hissettik. Bunu da bilmenizi isterim. Sizin acınız, aynı zamanda bizim acımızdır. Bundan da güvenilir olmanızı isterim. Yaraları sarmaya çalışıyoruz. Elimizden gelen çabayı göstermeye çalışıyoruz. Şu anda ABB Başkanımız Mansur Yavaş da burada. Diğer belediye başkanlarımız da hepsi burada hepsi emrinizde. Elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz.

"TÜRKİYE GÜZEL VE UMARIM HEP BİRLİKTE DAHA GÜZEL GÜNLERİ YAKALAMAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ VE BU GÜZELLİĞİ YAKALAYACAĞIZ"

Sizin acılarınızı dindirmek için, var olan sorunlarınızı çözmek için. Dediğim benzer biçimde sakın umutsuz olmayın. Türkiye güzel ve ümit ederim hep beraber daha güzel günleri yakalamak için savaşım edeceğiz ve bu güzelliği yakalayacağız. Sorun oldukça, mesele büyük. Ama bu bizi umutsuzluğa asla sürüklememeli. Türkiye'nin tüm sorunlarını Allah nasip ederse kısa süre içinde hepsini çözeceğiz. Daha güzel bir Türkiye'yi hep beraber inşa edeceğiz. Bundan güvenilir olmanızı isterim. Hepiniz Allah'a emanet olun."

"Kılıçdaroğlu'nun Nurhak'ta Dinlediği Depremzede: "1 Ay Oldu. Bıktık Artık. Bize Nurhak Diye Yardım." haberi, 11 Mart 2023 tarihinde yazılmıştır.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
(1) Yorum