Kartal pençesinin hakkıyla

Kartal pençesinin hakkıyla

Ali Kaya SoysalBeşiktaş 6 maçlık minik maratonun bitimine tek 90 dakika kala grubundan lider olarak çıkmayı garantiledi. Büyük başarı, bravo başkanından yöneticisine, teknik adamından oyuncusuna, taraftarından malzemecisine,...

Ali Kaya Soysal

Beşiktaş 6 maçlık minik maratonun bitimine tek 90 dakika kala grubundan lider olarak çıkmayı garantiledi. Büyük başarı, bravo başkanından yöneticisine, teknik adamından oyuncusuna, taraftarından malzemecisine, masorune kadar emeği geçen herkese..

Bu tip kısa boylu turnuvalar sürprizlere açıktır. 2 maç şansla kazanılır, birde beraberlik, hop, gruptan çıkılır... Ama, Beşiktaş’ın oynadığı 5 maça bakıyorum, toplam 450 dakikanın 405’inde rakibinden üstündü, bir tek Leipzig karşılaşmasının ikinci yarisinda oyunu forse edemedi. Nedeni Almanların skor olarak iki farklı geride olmalarıydı, yani futbolun fitratina uygun bir 45 dakikaydi... Esas alkışlanması gereken budur..

Dün gece de öyle oldu. Oysa gruptan çıkma yolunda avantaj elde edebilmek için Porto’nun mutlak galibiyete gereksinimi vardı. Beşiktaş’a ise bir puan yetiyordu maç önü.. Böyle bir pozisyonda maçın atmosferi nasıl olur? Genelde Porto’nun maçı domine etmesi ve Beşiktaş’ın kontrollü oyunu tercih etmesi şeklinde olur, skor 0-0 devam ettiği sürece de bu manzara değişmez, değil mi?

İlk 10 dakika bu manzarayı görduk aslında. Ancak geri kalan büyük bölümde sahada siyah-beyaz üstünlük kendini açıkça gösteriyordu. Yenilen ve atılan goller bunu değiştirmedi.. Berabere giden maçın 50’li dakikalarında Beşiktaş bir ara 3 dakika pas yaptı. Bu özgüvendir, rakibe üstünlük kurmaktır, çok önemli psikolojik bir faktördür...

Beşiktaş’ın teknik olarak önde sürüklediği maçın baş aktoru şüphesiz Tolgaydı. Bu gencin geçen sezonun sonlarında başlayan formu artarak tırmanıyor, dolayısıyla da Oğuzhan gibi bir yıldızı kulübeye doğru itiyor, ama kazanan takım oluyor... Tolgayla ön plana çıkanlar kervanına Atiba, Quaresma ve Adriano’yu da eklemeliyiz, Cenk’i, Fabri’yi, Pepe’yi ve Babel’i unutmadan; Gökhan, Tosic, Medel ve Talisca’nın emeklerini göz ardı etmeden... E, bütün takımı saydım, demek ki dün Beşiktaş takım olarak formda bir gecesindeydi..

Anlamadığım konuysa, Şenol Güneş’in ikinci yarıya Tosic yerine Medel ile başlamasıydı. Bunun sırrı devre arasında soyunma odasındaki "repliklerde" gizli. Gerçi Medel başarılıydı, maç eksiğine rağmen Pepe ile iyi bir uyum sağladı...

Sonuç olarak Beşiktaş, Avrupa’nın en iyi 16 takımı arasındaki yerini aldı. Bundan sonraki kaderi başta düne kadar sürdürdügü olumlu futbol anlayışının devamına, sonra da biraz kura şansına bağlı... Hele, formalite de olsa son Leipzig maçından da başarılı bir skorla çıkılırsa Manchester City, Real Madrid, PSG , Bayern gibi dünya devleri tarafından dahi ciddiye alınacak bir rakip olur...

Tebrikler Beşiktaş, yolun açık olsun...

abc_tele1_destek.jpg

"Kartal pençesinin hakkıyla" haberi, 22 Kasım 2017 tarihinde yazılmıştır. 22 Kasım 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.