İYİ Parti Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'ndan Selahattin Demirtaş yanıtı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Selahattin Demirtaş ve Ekrem İmamoğlu'nun davalarını adalet perspektifinden ele alarak, Türkiye'deki hukuksuzlukları ve tek adam yönetimini eleştirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Halk TV’de Kürşad Oğuz’un gündeme dair sorularını yanıtlayarak Türkiye’nin siyasi ve hukuki durumuna dair kapsamlı açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, önemli davalar ve siyasi gelişmelere dair görüşlerini şu şekilde dile getirdi:
SELAHATTİN DEMİRTAŞ’IN DAVASI
Dervişoğlu, Selahattin Demirtaş’ın uzun süredir devam eden davasını ele alarak, davanın bitirilmemiş olmasının gerekçelerinin tartışılması gerektiğini belirtti. Demirtaş’ın davasının 7-8 yıl boyunca devam ettiğine dikkat çeken Dervişoğlu, eksik kanıt ya da yetersiz verilerle ilgili soruların gündeme geldiğini vurguladı. "Eksik kanıt mı vardır, eldeki veriler yetersiz midir?" diyerek, bu süreçteki adaletsizliklerin sorgulanması gerektiğini belirtti. Kendisinin adalet peşinde olduğunu söyleyen Dervişoğlu, kişisel veya siyasi görüşlere bakmaksızın, adaletsizlikle karşı karşıya kalmış herkesin hakkını savunmak gerektiğini ifade etti. "Ben yola ‘adalet peşindeyim’ diye çıktım" diyerek, adaletin her şeyin önünde geldiğini belirtti.
EKREM İMAMOĞLU’NUN TUTUKLULUĞU
Dervişoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu konusunda da açıklamalarda bulundu. İmamoğlu’nun Silivri’deki tutukluluğunun tek gerekçesinin, önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olması olduğunu belirtti. "İmamoğlu eğer cumhurbaşkanı adayı olmasaydı, ne diplomasının iptali düşünülecekti ne de bugün Silivri’de olacaktı" diyerek, bu durumu haksız ve hukuksuz olarak tanımladı. Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bu tür müdahalelerin adaletle bağdaşmadığını ve iktidarın hukuksuz bir yaklaşım sergilediğini belirtti.
ERDOĞAN’IN CUMHURBAŞKANLIĞINA ADAY OLMA ÇABALARI
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa aykırı bir şekilde yeniden Cumhurbaşkanlığına aday olmasını da eleştirdi. Erdoğan’ın yeniden aday olma çabasının "demokrasi ve vicdanla bağdaşmadığını" söyledi. "Sayın Erdoğan bir Karadenizli’dir. Delikanlılıkla bağdaşan bir yaklaşım da değildir" diyerek, bu tür adımların demokrasiyi zayıflatacağını ifade etti. Ayrıca, İstanbul’daki gelişmeleri hukuki bir süreç olarak değil, siyasi bir süreç olarak değerlendirdi ve Erdoğan’ın hayal ettiği sonucun yol taşlarının döşendiğini ileri sürdü.
SİLİVRİ ZİYARETİ VE BASTİLLE HAPİSHANESİ ÖRNEĞİ
Dervişoğlu, daha önceki kumpas davalarında da Silivri’ye ziyarette bulunduğunu ancak bu kez durumun farklı olduğunu belirtti. "Bu sefer kumpas doğrudan doğruya siyaset müessesine kuruldu" diyerek, siyasi hedeflere yönelik bir müdahale olduğu görüşünü savundu. Bastille Hapishanesi’ne atıfta bulunarak, "Bastille hapishanesi tek adamlığa karşı, monarşiye karşı, otokrasiye karşı verilmiş bir hürriyet ve demokrasi mücadelesidir" dedi. Dervişoğlu, Silivri’deki mücadeleyi de benzer şekilde değerlendirerek, otokrasiye karşı verilen bir mücadele olarak tanımladı. "Bastille ile nasıl monarşi yıkıldıysa, Silivri’de oluşan milli iradeyle de otokrasi yerle bir olacaktır" dedi.
ÜMİT ÖZDAĞ VE İMAMOĞLU’NA YAPILAN MUAMELE
Dervişoğlu, Silivri’de Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile yaptığı görüşmeyi de gündeme getirdi. Özdağ ile ilgili olarak, "Bugün kendisinden ‘Türkiye için rehin tutulan sevgili kardeşim’ diye bahsettim" dedi. Özdağ’ın ve İmamoğlu’nun yaşadığı haksız muameleyi kınayarak, "Bugün Abdullah Öcalan’ın yaş gününü kutlamak için Diyarbakır’dan Urfa’ya giden insanlara polis ve jandarma refakat ederken; İmamoğlu’na ve Özdağ’a yapılan muameleyi hiç yerinde bulmuyorum" şeklinde konuştu. Her iki ismin de rehin tutulduklarını savunarak, bu durumun adaletsiz olduğunu belirtti.
GENÇLERİN DURUMU VE BOYKOT ÇAĞRILARI
Dervişoğlu, Bursa’daki eylemler sırasında gözaltına alınan bir gencin ailesine yazdığı mektubu da gündeme getirerek, "Bunlara vandal diyen kendini bilmezlere sesleniyorum: İşte Türk milleti bu! Ruhu da bu, vicdanı da bu" dedi. Gençlerin geleceğine olan güvenini dile getirerek, "İrfanla karşılarında duracak bir nesil geliyor" diyerek, gençlerin önünde saygıyla eğildiğini ifade etti.
Boykot konusunda ise, Dervişoğlu, boykotun anayasal bir hak olduğunu belirterek, insanların mal alıp almamakta özgür olduğunu söyledi. Boykotun hükümeti rahatsız ettiğini belirterek, "Boykot en çok hükümeti rahatsız ettiği için verilen mesajın doğru yere gittiği sonucu da çıkıyor" dedi. Ayrıca, sanatçılara yönelik uygulanan baskılara da değindi ve TRT’nin devletin elinde bir silah gibi kullanıldığını eleştirdi. "Sanatçı toplumun öncü kişisidir. Sanatçı zaten doğuştan muhaliftir" diyerek, sanatçılara uygulanan baskılara karşı durdu.
TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ VE REJİM ELEŞTİRİSİ
Dervişoğlu, Türkiye’nin mevcut siyasi sistemine de sert eleştirilerde bulundu. "Türkiye bu ceberrut sistemden kurtulmalıdır" diyerek, muhalefetin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirtti. "Söylenmesi icap eden lafı söylemekten kimse geri durmasın" diyerek, muhalefetin bu tür haksızlıklara karşı sesini yükseltmesi gerektiğini vurguladı. Rejimi kökleştirmeye çalışanlara karşı duracaklarını belirten Dervişoğlu, tüm muhalefeti bu mücadelede birlik olmaya çağırdı.
"İYİ Parti Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'ndan Selahattin Demirtaş yanıtı" haberi, 04 Nisan 2025 tarihinde yazılmıştır. 04 Nisan 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.