İşte AKP''nin İdlib pazarlığı

İşte AKP''nin İdlib pazarlığı

Gazeteci Fehim Taştekin, Suriye Ordusu''nun İdlib''te cihatçılara yönelik operasyonu öncesinde Türkiye''nin ''kovaladığı'' fırsatları yazdı.

İdlib'te Suriye ordusunun beklenen operasyonu öncesinde taraflar arasındaki pazarlıklar sürüyor. 

Pazarlık masasının etrafında ise, Rusya, Türkiye, İran ve Suriye oturuyor. Süreci belirleyen baş aktör ise Rusya. Türkiye'nin, İdlib'te cihatçı grupları hedef alacak, ancak sınırlarına doğru yeni bir göç dalgasını da tetikleyecek askeri harekata karşı çıkmasının ardında başka hesaplar da bulunuyor.

Gazeteduvar yazarı Fehim Taştekin, pazarlığın düğümlendiği iki nokta olduğunu belirtiyor ve bunların Türkiye'nin yıkımdan sonraki yeniden inşa sürecine dahil edilip edilmemesi ve Şam yönetimi ile masaya oturan Kürtlere özerklik verilmesini önlemeye çalışması. 

"Türk askeri varlığının sonlanmasıyla ilgili pazarlıklar da doğrudan bununla ilintili hale gelecek. Tabii üçüncü talep Türkiye destekli grupların siyasi süreçle Şam’da iktidarın paydaşı olması" yorumunu yapan Taştekin, Putin'in 24 Ağustos'ta Mevlüt Çavuşoğlu, Hulusi Akar ve Hakan Fidan'ı ağırladığını hatırlatıyor ve bu masayı, "Türkiye'nin Şam'ın efendisi olma hayallerinin bitirildiği yer" olarak tanımlıyor.

Taştekin, üç yıl önce düşürülen Rus uçağının bedelinin Türkiye'ye ödetilme yöntemi ile ilgili şu tespitlerde bulunuyor:

"Rus uçağını düşürüp bir de “Gerekirse yine düşürürüz” diye efelenmenin telafisi 3 yılda çok su kaldırdı. En yalın ifadeyle Türkiye’nin müttefikleriyle birlikte beslediği bütün silahlı gruplar ‘kurtarılmış’ bölgelerden yine Türkiye’nin katkılarıyla giriş kapısının eşiğine kürendi. Hamasetle heveslerini köpürtenler, son hamlede şah-mat kabilinden “Al cihatçılarını” lafının edileceği bir sipere sıkıştırıldı. Zor durum!"

İktidarın, “Ortadoğu’da bizden habersiz yaprak kımıldamaz” derken şimdi 'savaş ganimetinden pay alalım bari' noktasına kadar gerilediğine değinen Taştekin, Moskova'ya çıkarma üstüne çıkarma yapılmasını bu talebe bağlıyor ve, "Bu gidişle diplomasinin kara kitabında ‘Moskova Yolu’ ara başlığının altına çok şey yazılacak gibi!" eleştirisinde bulunuyor.

Taştekin, İdlib'te tarafların planlarına ilişkinse şu satırları kaleme alıyor:

"Suriye’de henüz iş bitmedi ve birçok yerde düğümü çözen Astana süreci en kritik boğum noktasına geldi. İdlib, ardından Türkiye’nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile kontrol ettiği bölgelerin akıbeti ilişkilerin Aşil topuğunu oluşturuyor.

Putin, Erdoğan’ın katkılarıyla daha az masraflı ve daha az gürültülü bir operasyonla İdlib’i temizlemek istiyor. Erdoğan “Operasyon felaket olur” diye direttiğinde de “O zaman kendin hallet” restini çekiyor. Ki iddialar doğruysa son Moskova görüşmesinde Türkiye heyetine İdlib’deki halledilmesi istenilen yerlerin koordinatları bile verildi.

El Kaideciler, ‘pragmatist-ılımlı’ El Kaideciler, eski El Kaideciler, El Kaidecileri yeterince sert bulmayan hakiki El Kaideciler, El Kaide’den beri olduğunu söyleyip El Kaide çizgisinde olanlar ve El Kaidecilerin kader ortağı İhvancılarla dolu bir bölgeyi Türkiye nasıl halledecek? Ama pek cesurlar, “Halledemeyiz” demiyorlar.

Temmuzda İdlib operasyonu için ilk işaret fişeği yakıldığında “Ilımlıları teröristlerden ayırmak” gibi imkânsız bir göreve atladıkları biliniyor. “Ilımlılar” dedikleri pek çok örgüt anlayış olarak terör listesindeki Heyet Tahrir el Şam’dan (HTŞ) çok da farklı değil. Artık ölçü el verenler ve vermeyenler!

Tam olarak neyin konuşulduğunu kendilerinden başka bilen yok. Eğer masaya konulan çözüm önerisi, İdlib’in ‘terörist’ örgütlerden arındırılıp Türk ordusunun kontrolüne bırakılması ise bunu reddedip Türkiye’ye düşmanlık ilan etmeye hazır örgütler var.

Ayrıca Rusya ve Suriye de Türkiye’yi El Bab, Cerablus, Azez ve Afrin’den nasıl çıkaracağına kafa yorarken bir de İdlib’i Fırat Kalkanı’na katmak istemiyor.

Eğer çözüm, bu örgütlerin Fırat Kalkanı bölgesine transfer edilmesiyse bu da birinci öneriyle aynı tepkiyle karşılaşacaktır. Bu kaçınılmaz sonu bir sahne daha geciktirmek anlamına geliyor.

Öneri, siyasi çözüm oluncaya kadar İdlib’e dokunulmamasıysa bu konuda da Rusların ikna edilmesi zor."

"İşte AKP''nin İdlib pazarlığı" haberi, 27 Ağustos 2018 tarihinde yazılmıştır. 27 Ağustos 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.