İstanbul Barosu avukatları Taksim'e doğru yürüyor: "İşte Taksim, işte direniş!"

İstanbul Barosu avukatları Taksim'e doğru yürüyor:

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasının ardından avukatlar Taksim'e yürüdü. TBB Başkanı Sağkan, "Siyasetin yargı üzerindeki etkisinin en ağır ihlallerinden birini yaşadık" dedi.

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasının ardından avukatlar, Çağlayan'dan Taksim'e doğru yürüyüşe geçtiler. İstiklal Caddesi'ne çıkan avukatlar, "İşte Taksim, işte direniş" sloganlarıyla yürüyüşlerine devam etti.

İstanbul Barosu yönetimine dair görevden alma kararı verildi. İstanbul Barosu yönetiminin görevine son verilirken, kararın UYAP üzerinden öğrenildiği ve karara itiraz etmek amacıyla istinafa başvurulacağı belirtildi.

"SİYASETİN YARGI ÜSTÜNDEKİ ETKİSİNİN EN AĞIR İHLALLERİNDEN BİRİNİ YAŞADIK"

TBB Başkanı Sağkan, karara ilişkin şu sözleri söyledi:

"Hukuk adına utanç verici bir kararla karşı karşıyayız. Bugün burada bir yargılama yapılmadı. Bugün burada, siyasetin yargı üstündeki etkisinin en ağır ihlallerinden birini yaşadık.

Bugün 85 milyonun savunma hakkı katledilmiştir. Utanç verici bir karardır! Hiç kimsenin gücü, baroları susturmaya, savunmayı susturmaya ve herhangi bir baromuzu dizayn etmeye yetmez. Gücümüzü dönemin erkinden almıyoruz, yurttaşlarımızdan alıyoruz. 65 bin kişilik İstanbul Barosu, Türkiye'nin 85 milyonunun temel hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edecektir! Savunma susmadı, susmayacak. Bugüne kadar biat etmedik, etmeyeceğiz!"

"BİZ YARGIYI PROTESTO ETMEDİK"

Sağkan'ın ardından İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu da şu ifadeleri kullandı:

"Herkes için, her zaman, her yerde hukuk dedik. 5 aydır bu yolda emek harcadık, çalıştık ve ikinci ayın sonunda bir gece İstanbul Başsavcılığı'nın İstanbul Barosu yönetimi hakkında bildiri yayınladığını öğrendik. O bildiriden sonra bütün usulsüzlükler, yasa ve hukuk dışı işlemler bizi bugüne getirdi. Biz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bize yönelik olarak başlattığı bu operasyon karşısında hukuka saygımız gereği hep bu süreci hukuk zeminine çekmeye çalıştık. Biz yargıyı protesto etmedik. 7 Ocak'ta beyanda bulunduk ama biz hukuka sarıldıkça onlar hukuka saldırmakta hızını alamadılar ve davaname adı altında hukukumuzda olmayan yolla bize dava açtılar. Biz yine yılmadık. Bizi bu yolla yıldırmak istiyorsanız buyurun, genel Kurulumuzu yapıyoruz dedik.

Seçimle gelen, seçimle gider dediler, İstanbul Barosu yönetimini desteklediler. Ama buna karşı hukuka karşı işlemler devam etti. Biz 4 Mart günü geldik, duruşmanın hukuk kuralları içinde cereyan etmesi için büyük çaba sarf ettik. Bugün de aynı şekilde. Türkiye Barolarının çok büyük çoğunluğu aramızda, Avrupa barolarının temsilcileri burada, bizimle dayanışmada. Savunmanın gücünü, önemini ortaya koymaya geldiler. Biz sonuna kadar bekledik, yargılamanın, Anayasa'nın ön gördüğü asgari kurallar çerçevesinde cereyan etmesi için her türlü çabayı gösterdik. Ama gördük ki önceden alınmış bir karar...

Genç bir savcıya sorduğum hiçbir sorunun cevabını alamadım. Sonrasında yargıç bütün haklı talebimizi reddetti. Adil yargılanma hakkının sağlanmadığı ortamda bizim duruşma salonunda kalmamızın anlamı kalmadı ve salonu terk ettik. Bugün aslında kara bir gün... Türkiye'de 200 bin avukatla, Türkiye Cumhuriyeti'nin, savunma mesleğinin en güçlü olduğu gün. Bugün çok daha güçlüyüz. Zannediyorlar ki Türkiye'deki 200 bin avukatı susturacaklar. Bugün burada adalet sarayında adaletin çöküşüne tanık oluyoruz ama adalet sarayları Çağlayan'la sınırlı değildir. Bugün bu büyük haksızlık, yeni bir güç vermiştir."

 

"İstanbul Barosu avukatları Taksim'e doğru yürüyor: "İşte Taksim, işte direniş!"" haberi, 21 Mart 2025 tarihinde yazılmıştır. 21 Mart 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.