İsmail Saymaz: Velev ki YSK’ya ‘ahmak’ desin, yine suç değil

''Bu dava, İmamoğlu’nun demecinden 11 gün sonra, 15 Kasım 2019’da YSK’nın suç duyurusu üzerine açıldı''
İstanbul’da 31 Mart seçimini iptal eden Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine “ahmak” dediği iddiasıyla İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen iki yıl yedi aylık ceza ve siyasi yasak kararı tartışılmaya devam ediyor.
Bu dava, İmamoğlu’nun demecinden 11 gün sonra, 15 Kasım 2019’da YSK’nın suç duyurusu üzerine açıldı.
Yargılama başladıktan sonra mahkemeye başvuran YSK Başkanı Sadi Güven ve iki üye, oylamada iptal başvurusunun reddi yönünde oy kullandıklarını, dolayısıyla mağduriyetlerinin bulunmadığını belirtti. Zaten İmamoğlu da YSK’yı değil, Soylu’yu kastettiğini iddia ediyor.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki bu davada Kültür Üniversitesi’nden Prof. Durmuş Tezcan, Koç Üniversitesi’nden Doç. Murat Önok ve Altınbaş Üniversitesi’nden Doç. Hasan Sınar’ın hazırladığı 24 sayfalık bir hukuki mütalaa bulunuyor.
Muharrem Erkek: İstanbul’u kaybettiler Türkiye’yi de kaybedecekler
Mütalaada, “ahmak” ifadesinin muhatabının YSK ya da Soylu olması halinde “onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte” olup olmadığı, YSK üyelerine karşı hakaret suçunun oluşup oluşmadığı tartışıldı.
Şöyle deniyor:
“Ahmak’ sözünün YSK üyelerine matuf olduğu kabul edilseydi bile AİHM, AYM ve Yargıtay kararları ışığında hakaret kapsamında görmek mümkün olmazdı. İfade sahibinin seçilmiş üst düzey yönetici olması, kamuyu ilgilendiren bir mesele ve hatta siyasi bir ifadenin söz konusu olması, muhatabın üst düzey kamu görevlileri olması, ifadenin soru üzerine ve sözlü olarak alevli bir tartışmada sarf edilmesi, talep edilen yaptırımın ceza olması gibi unsurların hepsi, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalenin hukuka aykırı olması sonucunu doğuracaktır.”
YSK’nın yüksek mahkeme, üyelerinin yüksek mahkeme üyesi olduğu ifade edilerek, “Alelade yargı mensuplarına nazaran daha yüksek konumları nedeniyle tahammül etmeleri gereken eleştiri sınırı daha geniştir” deniyor.
Uluslararası ve ulusal içtihatlar gözetildiğinde YSK üyelerine hakaret edildiğinden bahisle İmamoğlu hakkında ceza yaptırımının, hükmün geri bıraktırılması durumunda dahi, ifade özgürlüğüne aykırı düşeceği belirtiliyor.
Sözlerin YSK’ya yönelik olduğunun kesin olarak söylenemeyeceği belirtiliyor. Onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek nitelikte olmadığı, aksi kabul edilse bile eleştiri bağlamında kaldığı ifade ediliyor.
İsmail Saymaz yazdı: Elektrik faturası mahkûmları da çarpıyor
Hakaret sayılsa dahi Türk Ceza Kanunu’nun 129/3. maddesine göre karşılılıklık hükmünün uygulanması gerektiği kaydediliyor. Muhatabın YSK olması durumunda bile hakaret kapsamında değerlendirilmesinin AİHM tarafından cezalandırılacağı anlatılıyor.
Bu bilimsel mütalaa dikkate alınmadı.
Mütalaayı hazırlayan üç hukukçudan biri olan Doç. Dr. Önok’un dinlenmesi talebi reddedildi.
"İsmail Saymaz: Velev ki YSK’ya ‘ahmak’ desin, yine suç değil" haberi, 19 Aralık 2022 tarihinde yazılmıştır. 19 Aralık 2022 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.