İşgalin adı İsrail: Tarih boyu süren kanlı saldırılar

İşgalin adı İsrail: Tarih boyu süren kanlı saldırılar

Gazze'de sivilleri hedef alan saldırılar sonrası İran'a savaş açan İsrail, son yıllarda gerçekleştirdiği askeri müdahalelerle uluslararası hukuku sistematik biçimde ihlal ediyor. Savaşlar yalnızca bölgesel barışı tehdit etmekle kalmıyor, küresel güvenliği de riske atıyor.

İsrail’in ilk büyük dış askeri müdahalesi, 1956’daki Süveyş Krizi sırasında Mısır’a yönelik gerçekleşti. Süveyş Kanalı'nın millileştirilmesini bahane eden Tel Aviv yönetimi, İngiltere ve Fransa ile birlikte Mısır’a saldırdı. Sina Yarımadası’nın işgali, İsrail’in emperyal stratejilere dahil olduğu ilk örnek olarak kayıtlara geçti.

ALTIGÜN SAVAŞIYLA YASADIŞI TOPRAK KAZANIMI

1967’de Mısır, Ürdün ve Suriye’ye yönelik başlatılan Altı Gün Savaşı, İsrail’in uluslararası sınırları fiilen ihlal ettiği en büyük operasyonlardan biri oldu. Doğu Kudüs, Batı Şeria, Golan Tepeleri ve Sina Yarımadası işgal edildi. Birleşmiş Milletler kararları bu işgalleri "hukuksuz" ilan etti.

SABRA VE ŞATİLLA KATLİAMI ULUSLARARASI TEPKİYİ TETİKLEDİ

1982’de Lübnan’daki Filistin Kurtuluş Örgütü varlığına son verme gerekçesiyle başlatılan harekât, sivil katliamlarıyla tarihe geçti. İsrail destekli milisler Sabra ve Şatilla kamplarında binlerce sivili öldürdü. Olaylar, insan hakları tarihinde kara bir leke olarak yer aldı.

LÜBNAN’DA ORANTISIZ GÜÇ VE SİVİL KAYIPLAR

2006’daki Hizbullah-İsrail savaşı sırasında İsrail'in saldırıları 1000’den fazla Lübnanlının ölümüne yol açtı. Tel Aviv yönetimi, BM ve uluslararası gözlemciler tarafından sivil yerleşim alanlarını hedef almak ve orantısız güç kullanmakla suçlandı.

GAZZE’DE 6 KEZ TEKRAR EDEN YIKIM

İsrail, 2008’den bu yana Gazze’ye yönelik en az altı büyük askeri harekât gerçekleştirdi. "Dökme Kurşun"dan "Muhafız Duvarı"na uzanan saldırılar sonucunda binlerce sivil hayatını kaybetti, Gazze altyapısı neredeyse tamamen tahrip edildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvurular, savaş suçu iddialarını gündeme taşıdı.

İRAN SALDIRISI KÜRESEL ENDİŞE YARATTI

Netanyahu hükümetinin son olarak İran’a yönelik başlattığı bombardımanlar, 2003 Irak işgalinden bu yana görülen en yoğun saldırılar arasında gösteriliyor. Nükleer güç sahibi iki ülke arasındaki savaşın büyüme ve nükleer krize dönüşme riski, dünya genelinde alarm yarattı.

BÖLGESEL BARIŞA EN BÜYÜK ENGEL

Uluslararası hukukçular, İsrail’in bu askeri operasyonlarını sadece "ulusal güvenlik" bağlamında değerlendirmiyor. Enerji kaynaklarına ulaşım, bölgesel nüfuz artırımı ve iç siyasi denge hesapları, bu müdahalelerin arkasındaki esas nedenler olarak sıralanıyor. Bu politikalar, kalıcı barış umutlarını sürekli erteliyor.

İsrail’in tarihsel ve güncel askeri müdahaleleri, yalnızca savaş hukukunu değil, bölgede kalıcı barış ihtimalini de hedef alıyor.

"İşgalin adı İsrail: Tarih boyu süren kanlı saldırılar" haberi, 18 Haziran 2025 tarihinde yazılmıştır. 18 Haziran 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.