İnsanlığın tarihi boyunca yaptığı en uzun atlayış: Büyük Ekim 100 yaşında!

ABC Haber MerkeziTarih 6 Kasım 1917. Tarihin en büyük kırılma anı. Tarih, böyle kırılma anlarında yapılan hataları, yıkımı başlatacak olan o geri adımları da çokça yazdı. Ama insanlık dersini çoktan aldı. Dersine iyi...
ABC Haber Merkezi
Tarih 6 Kasım 1917. Tarihin en büyük kırılma anı. Tarih, böyle kırılma anlarında yapılan hataları, yıkımı başlatacak olan o geri adımları da çokça yazdı. Ama insanlık dersini çoktan aldı. Dersine iyi çalışanların başındaki isim, Vladimir İlyiç Lenin, o akşam Merkez Komite üyesi yoldaşlarına bir mesaj yazdı. Dedi ki:
"Hükümet yalpalıyor. Son darbe indirilmelidir, ne pahasına olursa olsun! Eylemin gecikmesi ölümdür."
Ve Bolşevikler harekete geçti. Kışlık Saray'a koştular akın akın. Kendilerinden emindiler işçiler, askerler, bahriyeliler ama böylesi bir tarih şöleninde isimleri hem şahit hem yaratıcı olacaklarını tahmin ediyorlar mıydı? Bilinmez ama kendilerinden emindiler. Bugün halen hayal diyenler var. O zaman da varlardı. Bolşevikler, bir tokat da onlara indirdi. Ve insanlık, tarihinin en uzun atlayışını, sıçrayışını gerçekleştirdi.
İşçi sınıfının siyaset sahnesine yönetmen yazıldığı, tarih çarklarının hiç olmadığı kadar hızla dönüşünün 100'üncü yılındayız bugün. Bugün dünya halklarının yine kıvrandığı, toplumsal patlamaların biriktiği bir dönemeçte, burjuvazinin paçasından yakalanıp derdest edilmesinin, 'çok uzun yollardan gelen' işçi sınıfının "Üreten biziz, yöneten de biz olduk" demesinin; şanlı zaferin 100'üncü yılı.

Bu büyük çağrının, işçi sınıfının bu görkemli zaferinin üzerinden şimdi 100 yıl geçti. Geçen 100 yılın sonunda Marx ve arkadaşlarının ilk bebeği, Lenin, Stalin ve yoldaşlarının ellerinde yükselen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği şimdilik tarih sahnesinden bir adım geriye atmış da olsa, insanlık tarihine çok önemli bir deneyim kazandırdı:
"Sosyalizm hayal değil!"

EKİM DEVRİMİ NEDEN KASIM'DA?
Her ne kadar Ekim Devrimi’nin kasımda kutlanması tuhafmış gibi görünse de, bu durum dönemsel takvim kullanımlarındaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Rusların o dönemde kullandıkları Jülyen takvimine göre 25 Ekim’de olan devrim, miladi takvime göre 7 Kasım’da gerçekleşti.

Bolşeviklerin uzun bir mücadelenin ardından iktidara gelişi Rusya’da büyük bir değişime yol açtı. Paylaşım savaşlarından bitap düşmüş bir ülkede, Bolşevikler, önce "Savaş değil, ekmek" dedi. Askeri örgütlediler. Genç Sovyet ise, ilk olarak, emperyalistlerin dünyayı paylaşma açgözlülüğünün figüranı olmayacağını ilan ederek büyük savaştan çekildi. Üstelik çekilirken, Avrupa’daki sosyal demokratların çoğunun kendi hükümetlerinin saldırgan politikalarını desteklemelerini ve savaş bütçelerini onaylamalarını da Marksizm''e ihanet olarak değerlendirerek Avrupalı sosyal demokratlarla yollarını ayırdı. Bu nedenle, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin adını Rusya Komünist Partisi olarak değiştirdi.

İKİ GENÇ CUMHURİYET
Bu dönemde, iki genç cumhuriyet birlikte büyümeye başladı. Genç Sovyet, emperyalist işgale direnen Anadolu'ya tüm dostluğunu gösterdi. Kıymetliydi emperyalizme isyan etmek, Anadolu halkı kendi kaderine terk edilemezdi! Savaşa silah, altın; Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'ine ise fabrikalar, mühendisler, paralar gönderdiler. Bakırköy'e kadar atlarıyla gelen atalarına aldırış etmeden, emperyalizme karşı birleşik cepheyi örmeyi tercih ettiler.
(Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü, Sovyet elçileriyle.)
Her sosyalist ülkede olduğu gibi eğitim yeni yönetimin de en öncelikli konusuydu. Eğitim, tüm toplum için ücretsiz ve zorunlu hale getirildi. Çarlık döneminde %5 olan okuryazar oranını Rusya, devrimden sonraki 15 yıl içinde %98’e çıkararak bu konuda dünya birincisi oldu. 1970 yılına gelindiğinde ise Pravda gazetesi 17 milyon tirajı ile dünyada en çok satılan gazete unvanını kazanmıştı. Dünya Bankası verilerine göre 1970 yılında SSCB’de finansman kaynakları itibarıyla eğitim harcamalarının GSYİH’ya oranı %7’ydi. Dünya tarihinde G8 ülkeleri dahil, halen bu orana ulaşan ülke yoktur.
Siyasi kültürü olgunlaşmamış, yönlendirilmeye açık, itibarsız toplumlarda görülen ham duyguların esiri olmayı bir kenara bırakacak olursak, devrimden sonra ülkede nelerin değiştiğini şöyle özetleyebiliriz:
Uralların eteklerindeki köylü halk sanatla tanıştı; elektriği bile olmayan köye piyano girdi.
Düz yolda yürümesini bilmeyen insan bale öğrendi.
Islık çalmayı beceremeyen arya okudu.
Yerinden kalkmaya üşenen çocuk, olimpiyat şampiyonu oldu. Hemen hemen tüm dallarda rakipsiz olan SSCB olimpiyat takımında top toplayıcılar bile madalya alacak düzeydeydi.
Bilimde, teknikte ilerledi. Sanayi devrimini 100 yıl geriden takip eden ülke, uzaya ilk insanı gönderdi.

Bugün eşitlikten, özgürlükten, kardeşlikten yana olan milyonlarca insan sosyalizmi arıyor. Rusya halkı, SSCB'ye çöreklenen ve insanlarına, Bolşeviklere ihanet eden şebekenin yalanlarına rağmen Stalin'e sevgisini her araştırmada gösteriyor. Rusya halkı, sosyalizmi özlediğini her defasında kanıtlıyor...
Büyük bunalımda debelenen dünyada insanlık yeni bir yol arıyor; Büyük Ekim'in yolunu.
Nice Ekimlere!

"İnsanlığın tarihi boyunca yaptığı en uzun atlayış: Büyük Ekim 100 yaşında!" haberi, 07 Kasım 2017 tarihinde yazılmıştır. 07 Kasım 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.