İçeri gireni tanıyorduk, çıkanı tanımıyoruz!” Kültür dünyasında Murat Abbas sarsıntısı

İçeri gireni tanıyorduk, çıkanı tanımıyoruz!” Kültür dünyasında Murat Abbas sarsıntısı

Etkin pişmanlıkla tahliye edilen Murat Abbas’ın sessiz kalması, ona destek veren kültür-sanat dünyasında kırgınlık ve öfke yarattı. Yakın dostları “Açıklama bekledik ama gelmedi” diyor.

Kültür-sanat dünyasının tanınmış ismi Murat Abbas’ın, etkin pişmanlık yasasından yararlanarak tahliye edilmesi sadece hukuki bir gelişme olarak kalmadı; aynı zamanda yıllardır süregelen dostlukları, inançları ve dayanışmaları da yerinden sarstı. İBB Kültür AŞ Genel Müdürü olarak görev yaparken tutuklanan Abbas, 18 Nisan’da ev hapsiyle tahliye edildiğinde, daha birkaç gün önce cezaevine destek mektupları gönderen dostlarının gözünde bambaşka birine dönüşmüştü.

"TANIYORDUK… YA DA ÖYLE SANIYORDUK"

Gazeteci ve müzisyen Melis Danişmend’in kaleme aldığı yazıda, Abbas’ın yakın çevresiyle gerçekleştirdiği görüşmeler çarpıcı bir tablo çiziyor. Kanat Atkaya’nın "İçeri gireni tanıyordum, çıkanı ise hiç tanımıyorum" sözleri, bu dönüşümün çevresinde nasıl bir hayal kırıklığı yarattığını özetliyor. Yekta Kopan, bu süreçte yas sürecinin tüm evrelerini yaşadıklarını söylerken, Görgün Taner ise duyduklarıyla birlikte dostluklarının sarsıldığını ifade ediyor.

"BİR AÇIKLAMA BEKLEDİK, GELMEDİ"

Abbas’ın tahliyesinin ardından kamuoyuna tek cümlelik bir yanıt vermesi – "Devam eden hassas bir soruşturma nedeniyle açıklama yapamam" – hem kültür camiasında hem kamuoyunda soru işaretlerini büyüttü. Özellikle de gazeteci Murat Ağırel’in, Abbas’ın etkin pişmanlıktan yararlandığını iddia eden sosyal medya paylaşımı sonrası, destek kampanyalarının yön değiştirdiği görüldü. Sessizlik öyle büyüdü ki, dostları bile kendi aralarında bir daha görüşmediklerini anlatıyor.

PANDORA'NIN KUTUSU AÇILDI

Abbas’ın tutukluluğu döneminde ona destek olan kültür insanlarının çoğu, ifadesine dair belgelerin dolaşıma girmesiyle sessizliğe gömüldü. Sessizlik yerini kırgınlığa, kırgınlık da bir tür öfkeye bıraktı. İnsanlar, açıklama bekledikleri bir kişiden tamamen yok sayılmayı "ihanet" olarak değerlendirmeye başladı. Melis Danişmend’in yazısında belirttiği gibi, bu olay sadece bireysel bir sarsıntı değil, Türkiye’de kültür-sanat çevresinin yıllardır üstü örtülen çelişkilerini de açığa çıkardı.

"YANINDAYIZ"DAN "YAZIK"A UZANAN YOL

Bir zamanlar konserlerde, panellerde ve dergi röportajlarında yan yana gelen bu isimler, bugün birbirine mesafeli ve kırgın. "Bir zamanlar arkadaş olduklarınızın şimdiki zamanına ortak olmak zorunda değilsiniz" diyen Yekta Kopan, bu travmanın ne kadar kişisel ama bir o kadar da toplumsal bir hikâye olduğunu anlatıyor.

KÜLTÜR CAMİASINDA GÜVEN KRİZİ

Türkiye’deki kültür-sanat camiası, çoğu zaman kol kırılır yen içinde kalır mantığıyla hareket etse de bu kez durum farklı. Murat Abbas’ın sessizliği, sadece kendisine değil, ona güvenen yüzlerce insana da mal oldu. İnsanlar sadece dostluklarını değil, inandıkları değerleri de sorgular hale geldi. Abbas’ın hikâyesi, Türkiye’de dostluk, sadakat ve dürüstlük kavramlarının siyasetle ve yargıyla ne kadar iç içe geçtiğini yeniden gösterdi.

"İçeri gireni tanıyorduk, çıkanı tanımıyoruz!” Kültür dünyasında Murat Abbas sarsıntısı" haberi, 01 Mayıs 2025 tarihinde yazılmıştır. 01 Mayıs 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

Ayla Karadere Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.