İbb, Cebeci Lojistik Merkezi'ni Açtı... İmamoğlu: "Gücün Tek Elde Toplanması Hastalığının Panzehiri, Güçlü Dem

İbb, Cebeci Lojistik Merkezi'ni Açtı... İmamoğlu:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), mümkün zelzele anları ve sonrasında da kullanılabilecek en büyük lojistik merkezini Sultangazi’de açtı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cebeci Lojistik Merkezi'nin açılışında, “Her bir kurum ne kadar güçlüyse, devlet o kadar güçlüdür. Kızılay Genel Müdürü ne kadar güçlüyse ne kadar güvenilirse, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Genel Müdürü ya da Afet ve Acil

Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), mümkün zelzele anları ve sonrasında da kullanılabilecek en büyük lojistik merkezini Sultangazi'de açtı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cebeci Lojistik Merkezi'nin açılışında, "Her bir kurum ne kadar güçlüyse, devlet o kadar güçlüdür. Kızılay Genel Müdürü ne kadar güçlüyse ne kadar güvenilirse, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Genel Müdürü ya da Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı süreci ne kadar işinin ehli bir halde yönetiliyor ve bir sisteme sahipse, evet, Cumhurbaşkanı da işte o kadar işinin sahibi ve kuvvetli olarak hissedilir. Devlet, en zayıf halkası kadar güçlüdür. Devlet söylediğin, vatandaşına karşı değil, afetlere karşı kuvvetli olur. Devlet; krizlere, sorunlara karşı kuvvetli olur. Devletin tüm enerjisini tek elde, tek merkezde toplanma ya da toplama hastalığının panzehiri var mıdır? Vardır. Adı nedir? Güçlü bir demokrasidir" diye konuştu.

Devlet, en zayıf halkası kadar güçlüdür. Devlet söylediğin, vatandaşına karşı değil, afetlere karşı kuvvetli olur. Devlet; krizlere, sorunlara karşı kuvvetli olur. Devletin tüm enerjisini tek elde, tek merkezde toplanma ya da toplama hastalığının panzehiri var mıdır? Vardır. Adı nedir? Güçlü bir demokrasidir" dedi.

İBB, mümkün zelzele anları ve sonrasında da kullanılabilecek en büyük lojistik merkezini, "300 Günde 300 Proje" maratonu kapsamında, Sultangazi Cebeci Mahallesi'nde açtı. İBB'nin 2050 vizyonunda açıkladığı, "Kentsel Yapılı Çevre, Ulaşım ve Altyapı" ve "Ekonomi ve Kalkınma" başlıklarının en önemli örneklerinden biri olan Cebeci Lojistik Merkezi'nin açılışı, Başkan Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'in katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay'ın sunumunun ardından İmamoğlu konuştu.

Kahramanmaraş merkezli depremler dolayısıyla millet olarak acılı bir dönemin içinden geçildiğini belirten İmamoğlu'nun konuşması satış başlarıyla şöyle:

"TUZLA'DA DA GÜÇLÜ BİR LOJİSTİK MERKEZİNİ İSTANBULLULARLA BULUŞTURACAĞIZ: Yaşadıklarımızdan ders almak, ders çıkartmak ve sürecin ileride başka acılara vesile olmaması adına tedbirli olmak, belki bugünün en önemli mottosu olmalı. Günü kurtarmaya değil, durumu idare etmeye değil, geleceği kurtarmaya dönük adımlar atmanın zamanı geldi, geçiyor bile. O bakımdan çok boyutlu çözümlere dönük bir süreci tasarlamak zorundayız. Bu kararlılığa son derece ihtiyacımız var. Lojistik merkez çok önemli. Tuzla'da da güçlü bir lojistik merkezini İstanbullularla buluşturacağız. Bu alanlarımız, özellikle depreme dayalı bir dönemin yönetilmesinde çok üst seviyede fonksiyonlar sağlıyor. Bu tür yatırımları önemsediğimizi, her attığımız adımda 'Çoklu faydayı nasıl sağlayabiliriz'i aradığımızı buradan belirtmek isterim.

DEPREME DAYANIKLI KENT VAR ETMEK İSTİYORSAK EKONOMİMİZ GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDA: Depremin yaralarını hızlı ve kalıcı olarak sarmak istediğimizden bahsettim. Böylesi bir süreci eğer sağlamak istiyorsak, belli koşulları da paralelinde mutlaka hayat geçirmek zorundayız. Örneğin; ekonomimiz güçlü olmak zorunda, eğer depreme karşı dayanıklı bir kent, dayanıklı bir ülke var etmek istiyorsak. Yeni afetlere hazırlıklı olmak istiyorsak, devletimizin çok güçlü olmak zorunda olduğunu hepimiz biliyoruz. Devletin güçlü olmasının elbette altyapısı var; kurallarıyla, kurumlarıyla, bütün idari yapısıyla devletimizin güçlü olması. Bu zinciri oluşturan halkalardan yalnızca birini güçlendirip, diğer halkaları ihmal ederseniz, bütün zinciri zayıflatmış olursunuz. En kritik anda bu zayıflık ortaya çıkar ve büyük bedeller ödetir. Onun için, 'Bir zincir, en zayıf halkası kadar güçlüdür' derler. Devlet de tam da bu şekilde tanımlanmalıdır. Devlet bir kurumlar zinciridir, halkaların birbirine eklendiği ve asla zayıf bir halkasının olmaması gerektiği bütüncül bir organizasyondur.

HER BİR KURUM NE KADAR GÜÇLÜYSE, DEVLET O KADAR GÜÇLÜDÜR: Her bir kurum ne kadar güçlüyse, devlet o kadar güçlüdür. Kızılay Genel Müdürü ne kadar güçlüyse ne kadar güvenilirse, Cumhurbaşkanı da o kadar kuvvetli ve güvenilir hale gelir. Bu oldukça önemlidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de aynı kavrama haizdir. Biz ne kadar güçlüysek, devletimizi de o denli güçlendiren bir mekanizmanın mühim bir parçası oluruz. İşte Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Genel Müdürü ya da Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı süreci ne kadar işinin ehli bir halde yönetiliyor ve bir sisteme sahipse, evet, Cumhurbaşkanı da işte o kadar işinin sahibi ve kuvvetli olarak hissedilir. Devlet zinciri böyledir. Devlet, en zayıf halkası kadar güçlüdür. Biz, bu bütüncül organizasyon şemasına, inanınız her aşamasında, her boyutunda bu şekilde bakıyoruz. Büyükşehir Belediyemize de bu şekilde bakıyoruz. Devlet söylediğin, vatandaşına karşı değil, afetlere karşı kuvvetli olur. Devlet, vatandaşına karşı enerjisini gösteren değil, afetlere karşı enerjisini gösteren ve hazırlıklı bulunduğunu hissettiren, tamamımız için mukaddes bir yerde durur. Devlet; krizlere, sorunlara karşı kuvvetli olur.

TÜRKİYE, EKONOMİYİ ZAYIFLATAN BİR HASTALIK YAŞIYOR: Türkiye, ne yazık ki ekonomiyi zayıflatan, devletimizi güçten düşüren bir hastalık yaşıyor. Bu oldukça mühim. Bizim bunu hep beraber yükseltmemiz, bu zayıflıkları gidermemiz, devletimizi yükseltmemiz ve güçlendirmemiz koşul. Bizi, evet ne yazık ki zelzele yıktı, fakat bu hastalıklar, bu eksiklikler de inanınız o denli bizi üzdü, canımızı sıktı, hayal kırıklığına uğrattı. Bunu hep beraber gidermeliyiz. Sorunu ve sorumlularıyla beraber çözümleme edip, hep beraber gidermek zorundayız. Ama şu analizi de yapmak durumundayız: Devletimizin yaşamış olduğu en mühim mesele, tüm gücü tek elde toplarsanız, tek merkezde toplarsanız işte temeldeki hastalığı ve kötülüğü oradan başlatmış olmuş olursunuz. Kurumunuzun içindeki her bireye olan inancınızı, güveninizi, bir mekanizmayla, bir mesuliyet ağıyla, bir kurumsallıkla güçlendirmemiş iseniz, mesele oradan adım atar. Tek elde, tek insanda, tek bireyde toplanan güç, aslına bakarsak hastalığın başlangıcıdır. İşte zelzele sürecinde yaşadığımız sorunların bütününe baktığımızda, en sıkıntılı anları karar verememe mekanizmalarının işlediği o sorunların başladığı kavşakları tam da bu kimlikte ve bu prensiplerde yaşar ve görürsünüz.

HASTALIĞIN PANZEHİRİ GÜÇLÜ DEMOKRASİ: Aslında devletin tüm enerjisini tek elde, tek merkezde toplanma ya da toplama hastalığının panzehiri var mıdır? Vardır. Adı nedir? Güçlü bir demokrasidir. Liyakattir. İşi, işinin ehline bırakma kavramıdır. Güç ve yetkinin, o bütüncül bir organizasyon şemasının içinde bulunan her aşama tarafınca paylaşılmasıdır panzehiri. İşte bu hastalığın ilacı kişiler değil, iş birliği ve uyum içinde çalışan kurumların varlığıdır. 14 Mayıs sonrasında ortaya koymamız ihtiyaç duyulan iyileştirme hamlesinin ve ayağa kaldırma hamlesinin temel prensibi bu olmalıdır, bu olacaktır. Mutlaka kuvvetli ve liyakatli bir süreci, memleketimize hızlıca kazandırmak zorundayız. Memleketimizin her kademesindeki insanımız değerlidir. Valilerinden genel müdürlerine, bürokrasinin her kademesindeki insanoğlu değerlidir. Çünkü bu millet, bu devlet, milyonlarca insanımıza emek verdi. Okuttu, eğitti, yurtdışına gönderdi, iş deneyimleri kazandırdı.

ÇALIŞTIĞINIZ İNSANLARIN ÜSTÜNE BASARAK TANIMLADIĞINIZ MEKZANİZMA HER TÜRLÜ RİSKE GEBEDİR: Hayatta kendimi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni yönetirken en fazla varlıklı hissettiğim anlardan birisi, 90 bin çalışanla beraber olduğumun, o insanların varlığının bende yarattığı itimat duygusudur. Her birisine kendi karakteriyle, kendi birikimiyle, kendi liyakatiyle onlara duyduğum sonsuz güvenin bana katmış olduğu güç, bambaşkadır. Çünkü her insanoğlunun kendi hususi yaşam haritasında, yolculuğunda edinmiş olduğu çok büyük deneyimlere hak etmiş olduğu saygıyı, hak etmiş olduğu özeni, hak etmiş olduğu fırsatı verdiğinizde size asla yanlış bir yol oradan çıkmaz. Ama siz, çalıştığınız insanları üzerine basarak ve yalnız sizin sözünüzün geçerli olduğu bir süreci, mekanizmayı tanımlarsanız, inanınız o mekanizma her türlü riske gebedir. İşte memleketimizi ve kurumlarımızı bu hastalıktan acilen kurtarıp, memleketimizi ve devletimizi, bu güzel aden vatanın insanını da ayırt etmeksizin, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine, yaşam biçiminden etnik kökenine, her türlü zenginliğiyle birlikte kabul eden bir mekanizmayı var ettiğinizde, bu güzel, bu aden vatanın derinliği, zenginliği dünyada bambaşka bir yere eriştirir 86 milyon insanını.

HÜKÜMETİYLE, BELEDİYELERİYLE GÜÇLÜ BİR İŞ BİRLİĞİ SAĞLAMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU: İşte ben onun için diyorum ki, Türkiye'nin her yerinde kuvvetli bir iş birliğini inşa etmek, büyük bir sorumluluğumuz. 81 ilinde kuvvetli bir iş birliği, belediyesinden hükümetine kuvvetli bir iş birliği ne kadar güzel olur o şekilde değil mi? 'Sen, ben' demeden, fark yapmaksızın, siyasal partileriyle bölmeksizin, bölünmeksizin bir arada çalışabilmeyi; kazmasıyla küreğiyle, dozeriyle eskavatörüyle, aklıyla, bilgisiyle bir arada çalışabilmenin erdemini göstermenin bizi nereye taşıyabileceğini varın siz hesap edin. Hükümetiyle belediyesiyle, aynı hedefe odaklanmış kuvvetli bir devlet mekanizmasıyla, Türkiye'nin dört bir yanında tüm sorunların üstesinden iyi mi gelebileceğini hep beraber varın siz hesap edin. İşte 14 Mayıs'tan sonrasında değişecek yönetim anlayışıyla beraber, afete hazırlık mevzusunda İstanbul'da attığımız ve atacağımız adımlarla beraber, oldukça daha süratli hayata geçirerek kurumları bütünleştirerek, birleştirerek, bir arada düşünerek, bir arada sorunları süratli bir halde çözme gayreti içinde, amasız, fakatsız, dönerek, 'Acaba o ne diyor' diye bakmadan, yukarıya bakıp, 'Acaba ne diyecek' diye beklemeden, ona verilen yetkilerle, aklıyla, bilgisiyle hareket eden bir mekanizmanın bizleri ne kadar tehlikelerden koruyacağını, aydınlık bir geleceğe taşıyacağını varın siz hesap edin.

SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA SONSUZ GÜVENİYORUZ: Bu aydınlık ana erişmek için, açık ve net söylüyorum, her vakit da söyledim, bir nefer olarak söylüyorum ki; o güne kadar durmak yok, dinlenmek yok. Çok çalışmak var, milletimize hak etmiş olduğu bir ortamı kazandırmak var. Ben, bu yolun yolcusuyum. Elbette ki bu yola, milletimizi çağrı ediyoruz. Biz, oldukça kıymetli Genel Başkanım, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na sonsuz güveniyoruz. İşte bu kararlılıkla, yaptığımız her işte, bizi bekleyen her afeti göz önüne alarak adımlar atacağız, projelerimizi ona nazaran şekillendireceğiz. Başta İstanbul'umuzu ve ülkemizin her bölümünü, afete karşı dirençli ve kuvvetli hale getirmek için büyük bir seferberlik yürüteceğiz. Depremin var bulunduğunu tamamımız biliyoruz. Ama depremin, afetin tek başına insanlarımızı öldürmediğini de bilmek zorundayız. Evet; zelzele bir kaderdir. Ama insanlarımızı öldüren binaların varlığı, bir alınyazısı değildir. Onu biz ne yazık ki insanoğlu olarak ellerimizle yaptık. Hatalarımızdan döneceğiz, eksiklerimizi gidereceğiz. ve bundan sonrasında hata yapılmasına da fırsat vermeyeceğiz.

BAŞARILARIMIZI TARİHİN YAZACAĞINA İNANIYORUM: Bugün hizmete açtığımız Cebeci Lojistik Merkezi de bu anlayışın İstanbul'daki ayaklarından bir tanesi. Deprem anı ve sonrası için lojistik merkez olarak kullanılacak ve bilhassa zelzele tecrübelerimizi de son yaşadığımız süreçlerden de elde ettiğimiz deneyimlerle daha kuvvetli bir stratejiye ulaşması için, yeniliklerle birlikte mühim bir misyon olacak kurumumuz içinde. Tabii mevcut yapılara nazaran oldukça daha kuvvetli bir kapasiteye haiz olması, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin değişik noktalarında yeni mekanları da İBB'ye kazandırmasına vesile olacak. Bu alanlarımızda da İstanbul halkının gereksinimlerine dönük hangi sorunları çözebileceğimizi, bu ilave alanlarla yeni hangi hizmetleri kazandırdığımızı da yakın zamanda sizlerle birlikte paylaşacağız. '300 Günde 300 Proje' kapsamında, İstanbul'un her bir yanında, hiçbir siyasi ayrım yapmaksızın, kararlı bir şekilde faaliyetlerimize ve projelerimize devam ediyoruz. İstanbul'umuzu ekonomik krizlere, sosyal sorunlara ve afetlere karşı güçlendirmeyi, bu çağın önemli bir sorumluluğu olarak, kentlere misyon edinmiş her parametresinde özenli çalışmayı devam ettiriyoruz. İstanbul'u yatırımlarla güçlendiriyoruz. Bütün sorunlara rağmen, İstanbul'un en çok yatırım yapan, bu kadar zaman içerisinde yaşanan her şeye rağmen, yani pandemiden ekonomik krize, siyasi krizlerden baskıcı birtakım uygulamalara rağmen, milletçe, 16 milyon insanımızın kararlılığı ve katkısıyla, başarılarımızı tarihin yazacağına inanıyorum.

BİZİM BEREKETLİ BÜTÇEMİZ VATANDAŞTAN GELİR, VATANDAŞA GİDER: Bizim bütçemiz, tertemizdir ve bereketlidir. Çünkü, bizim bütçemizin bir yolculuğu var; çok kıymetli. Vatandaştan gelir, vatandaşa gider. Bizim bütçemizin yol haritası, böyle bir yol haritası. O bakımdan bizim tertemiz bütçelerimizle, bereketli bütçelerimizle memleketimizi de ayağa kaldıracak bir süreci, en güçlü şekilde harekete geçirmek zorunluluğumuz var. Türkiye, çok güçlü olmak zorunda. Memleketimizin her şehri çok güçlü olmak zorunda. Tabii bunun lokomotifi olan İstanbul'umuzun da bütün ilçeleriyle çok güçlü bir şehir olmak zorunluluğu vardır. Bu duygularımla, bu kıymetli Cebeci Lojistik merkezimizin İstanbul'umuza, İstanbul Büyükşehir Belediyemize ve Sultangazi ilçemize hayırlı uğurlu olmasını diliyor, bu proje gibi her işimizle birlikte, yine hepinizin huzurunda müjdelemek isterim ki, geleceğin 'Her şey çok güzel olacak' prensibiyle bizi yakalayacağına inanıyorum."

CEBECİ LOJİSTİK MERKEZİ, KİLİT BİR NOKTADA KONUMLANDIRILDI

Deprem Yönetmeliği'ne uygun ve daha hızlı hizmet sağlayabilen, 27 bin metrekarelik alana kurulan Cebeci Lojistik Merkezi, 150 bin metreküp hacim kapasitesiyle, ambarıyla, ihtiyaç duyulabilecek tüm malzemelerin depolanmasına imkan veriyor. Ulaşımın kilit noktalarına yakın bir konumda bulunan merkezde, 9 bin 100 palet malzeme depolamaya uygun kapasite oluşturulurken, parlayıcı, yanıcı madde depolama binası da inşa edildi. 106 araçlık açık otoparka sahip merkez, deprem anı ve sonrası için İstanbul'un lojistik ağında önemli rol oynayacak şekilde planlandı. Aynı anda 20 TIR'ın yükleme ve boşaltma yapabildiği lojistik merkezi, Kuzey Marmara Otoyolu'na çok yakın, deprem yönetmeliklerine uygun, zemin etütleri yapılmış ve taşıması gereken tüm özelliklere sahip."

"İbb, Cebeci Lojistik Merkezi'ni Açtı... İmamoğlu: "Gücün Tek Elde Toplanması Hastalığının Panzehir." haberi, 13 Mart 2023 tarihinde yazılmıştır.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.