Hollywood'dan Yeşilçam'a

Hollywood'dan Yeşilçam'a

Ali Kaya SoysalBizim medyamızda bir klasik vardır ki milli maç aralarından sonra takımlarda düşüş olur. Saçma, böyle bir şey olamaz. Avrupa Liglerinde bu söz konusu bile değildir, kaldı ki ana kadroda yer alamayan futbolcular...

Ali Kaya Soysal

Bizim medyamızda bir klasik vardır ki milli maç aralarından sonra takımlarda düşüş olur. Saçma, böyle bir şey olamaz. Avrupa Liglerinde bu söz konusu bile değildir, kaldı ki ana kadroda yer alamayan futbolcular için fırsattır bu on gün, hazırlık maçlarında şans bulurlar, teknik direktörün gözüne girme fırsatını ele geçirirler. Bu süreç olumludur, tek riziko futbolcuların ulusal maçlardan sakat dönme olasılığıdır, ama bu ihtimal antrenmanlar içinde geçerlidir, hatta eve giderken, sokakta yürürken bile... 

Ancak, esas olası konsantrasyon kaybı Şampiyonlar Ligi neden annemizin ligine dönünce olabilir, yani Hollywood’dan Yeşilçam’a evimize.... Sakın ha milyon dolarlık bütçeli Amerikan sinemasının karşısında bizim Yeşilçam emekçilerini aşağıladığımı düşünmeyin, o yüzlerce sanatçıya saygım sonsuz.. Onların neler çektiklerini bilirim.. 

Bu bağlamda dün gece için Beşiktaşlı oyuncuları kutlamak isterim. Konya ile oynanan 5. hafta maçına mental açıdan iyi hazırlanmışlar. Üstelik, kadro zenginliğine rağmen Şenol Hoca Porto maçının ilk on birinden sadece 2 değişiklikle başladı. Biri cezalı Tosiç, diğeri sakat olan Oğuzhan. Yani Konya’yı çok ciddiye aldığını kadroyu açıklarken oyuncularının beynine işlemiş.. 

Bu çok önemli bir detaydır. Bu anlayış 90 dakika boyunca sahaya yansıdı. En büyük delil, Quaresma’nın ilk 4 haftada ortaya koyamadığı performansını üst düzeye çıkartmasıydı. Cenk basta olmak üzere diğer oyuncularda da bunu gördüm. 

Ayrıca, Beşiktaş takımı Konya dan en az iki "mintan" üstün bir ekip, zaten maçın skoruda 2-0 la sonuçlandı.

Yazımın sonuna yaklaşırken bir iki konuya değinmek istiyorum:

Sezon başı oynanan Süper Kupa finalinden sonra Konya Spor hocası M. Reşit Akçay şöyle bir söz sarf etmişti. "Allah çalışanın yanındadır." O zaman hocam sen demek ki bu maç için iyi çalışmamışsın bu mantığa göre. Oldu mu şimdi, alt tarafı bir oyunu Tanrı ya bağlamanın ne kadar saçma olduğunu idrak edebildin mi?

Trabzon da ne güzel altyapıdan oyuncu yetiştirirken, birden bire futbolun endüstriyel cazibesine kendine kaptırıp Mehter Marşıyla tribündeki 50-60 seyirciyi coşturan Osmanlı da, arkasından "Türkiye de bir tek bizim stadımızda İzmir Marşı okunmuyor" diyerek böbürlenen başkanın takımı Konya’da görev almanın manası var mıydı?

Sonuç olarak, Kartal, daha doğrusu Şenol Güneş bildiği yolda devam ediyor. Daha liglerin yedide biri oynandı, yol çok uzun, yağmurlu, çamurlu, karlı, cezalı, sakatlıklı  aylara gebe.. Birde Şampiyonlar Ligi düşünülünce, 114 senelik camiaya "kolay gelsin" diyor, başarılar diliyorum...

"Hollywood'dan Yeşilçam'a" haberi, 19 Eylül 2017 tarihinde yazılmıştır. 19 Eylül 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.