Her millet, tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortaktır

Cuma çıkışı edilen dualar, iftar çadırında yükselen aminler, kahve sohbetlerinde anlatılan devlet övgüleri... Her biri geçmişin sessiz ortaklığına dair çarpıcı birer not gibi. Artık hesap zamanı geldiğinde, herkesin yüzleştiği ortak bir gerçek var.
Sokak röportajlarında duyulan "eskiden her şey daha iyiydi" cümlesi, yerini yavaş yavaş pişmanlık içeren bir sessizliğe bırakıyor. Cuma namazı çıkışında edilen dualar, iftar çadırlarında bağışlanan sevaplar, kahvehane sohbetlerinde iktidara verilen destekler... Her biri artık birer arşiv notu gibi, bugünkü durumun arka planını oluşturuyor. Toplumun çeşitli kesimlerinden bireyler, dün söyledikleriyle bugün yaşananlar arasında sıkışmış durumda.
HACI EMMİLER, ŞÜKRAN YENGELER, EMEKLİ ETHEMLER...
Yazar, bir ironi diliyle; toplumun her katmanında yer alan bireylerin geçmişte verdikleri desteklerin bugün nasıl bir politik zemin yarattığını sorguluyor. "Devletimize zeval gelmesin" duasıyla başlayan yolculuk, bugün Sayıştay denetiminden çıkarılan harcamalara, hesap verilemeyen ihalelere ve yargı bağımsızlığının tartışıldığı bir sürece evrildi.
ÜNİVERSİTELİ TARIK’LARIN SUSKUNLUĞU
Akademisyenlerin pijamalarıyla evlerinden alındığı günlerde, hukuk için haykıran arkadaşlarının yanında duramayan, protestolarda yer almayı risk gören üniversiteli gençliğe de dokunuyor yazı. Bugün yaşanan adaletsizliklerde yalnız siyasi irade değil, suskun kalan herkesin payı olduğunun altı çiziliyor.
FIRSATÇI SİYASAL DİNDARLIK VE TİKİ BETÜLLER
Öte yandan, kutsal değerleri ihaleye çeviren tüccarlar, zemzemle banyo yapıp ihaleyle servet büyütenler de eleştiriden nasibini alıyor. Lay lay lom yaşamın içinde, "dayanamıyorum, haber izlemiyorum" diyen elit duyarsızlık da yazının hedefinde.
ATATÜRK’ÜN UYARISI: MESULİYETE ORTAKLIK
Yazının en çarpıcı noktası, Atatürk’ün demokrasiye dair unutulmuş bir sözünü hatırlatmasıyla geliyor:
"Her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortaktır."
Bu cümle, yalnızca bir uyarı değil, aynı zamanda bugünün tablosuna düşen tarihi bir not gibi.
HESAP ZAMANI: SADECE SANDIKTA DEĞİL, VİCDANDA DA
Yazı, geçmişte edilen duaların, yapılan tercihlerle birleştiğinde bugün yaşanan her şeyin kolektif bir sonuç olduğunu hatırlatıyor. Bu hatırlatma, ne bir hakaret ne bir suçlama. Bir yüzleşme. Ve yüzleşmeden doğan toplumsal sorumluluk çağrısı.
Ümit Özdağ’dan sert çıkış: "Feshedilen PKK değil, Türkiye’nin ulus devletidir!"
Kırmızı listedeki infazcı o masadaydı! Gara’nın katili kongrede görüntülendi
"Her millet, tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortaktır" haberi, 14 Mayıs 2025 tarihinde yazılmıştır. 14 Mayıs 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.