Mansur Yavaş CHP'den İstifa Etti: Yoluna Nasıl Devam Edeceğini Açıkladı!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. 19 Mart'ta başlayan süreç ve mutlak butlan tartışmalarına dikkat çeken Yavaş, kararının ardından belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini belirterek tüm Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğini duyurdu. İşte detaylar...
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 19 Mart'ta başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere çeşitli hukuki ve siyasi tartışmalarla devam eden sürecin Türkiye'de siyaseti takip edilmesi zor bir noktaya getirdiğini belirtti.
Kararının öfkeyle veya ani şekilde alınmadığını vurgulayan Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine bağımsız olarak devam edeceğini bildirdi. Yavaş ayrıca kendisine oy veren veya vermeyen tüm Ankaralılara, siyasi görüş ayrımı gözetmeden hizmet etmeyi sürdüreceğini ifade etti.
"ÖFKEYLE ALINMIŞ BİR KARAR DEĞİL"
Yavaş, açıklamasına "Sevgili Hemşehrilerim" sözleriyle başlarken aldığı kararın uzun süre düşünülerek verildiğini belirtti.
"Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır." ifadelerini kullanan Yavaş, 19 Mart'la başlayan ve mutlak butlan tartışmalarının da dahil olduğu hukuki ve siyasi sürece ilişkin daha önceki görüşlerinde değişiklik olmadığını söyledi.
"CHP'Yİ KÜÇÜK DÜŞÜRECEK BİR DAVRANIŞIN İÇİNDE OLMADIM"
Partililik anlayışına da değinen Yavaş, siyasi kimliğin sorumluluğunun yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.
Yavaş, "Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir." dedi.
Ankara'daki belediyecilik anlayışına ilişkin de konuşan Yavaş, "Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım. Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık." ifadelerini kullandı.
Yavaş, Ankara'da kendilerine verilen desteğin yanı sıra Türkiye genelindeki kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşların yaklaşımının da bu anlayışın göstergesi olduğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde partisinin adına leke getirmediğini ve Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza attığını belirten Yavaş, temsil sorumluluğunu yerine getirdiğine inandığını ifade etti.
"SİYASİ YOLUMA BAĞIMSIZ DEVAM EDİYORUM"
Yavaş, kendisini hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmediğini belirterek, belediye başkanlığı görevinin kendisine önemli bir gerçek öğrettiğini söyledi.
Siyasetin üst kademesinde birlik sağlanamadığında toplumun tabanda birlik oluşturabileceğini belirten Yavaş, Ankara'da farklı siyasi görüşlerden insanların aynı irade etrafında buluştuğunu ifade etti.
Yavaş, Türkiye'de demokratik yollarla iktidar değişikliği yaşanacaksa bunun muhalefetin birbirini tüketmesinden değil, ortak ilkeler etrafında yan yana gelebilmesinden geçtiğini daha önce de dile getirdiğini söyledi.
Aylardır devam eden tartışmaların, özellikle mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin CHP'de derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP açısından değil, Türkiye'deki demokratik siyaset açısından da sonuçları olabileceğini belirten Yavaş, "Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum." açıklamasında bulundu.
Yavaş, CHP çatısı altında üç dönem birlikte seçimlere girdiği, mücadele ettiği, seçim çalışmalarında yanında olan ve kendisine inanan kişilere teşekkür etti.
"SEÇMENİN İRADESİNE SADAKAT, SİYASETİN NAMUSUDUR"
Açıklamasında seçmen iradesine de özel olarak değinen Yavaş, vatandaşların siyasete ve siyasetçilere duyduğu güvenin zarar gördüğünü söyledi.
Yavaş, "İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur." ifadelerini kullandı.
Yavaş, seçmenin iradesini kişisel hesaplarla başka bir siyasi adrese taşımanın seçmene karşı ağır bir sorumluluk doğuracağını belirtti. Bağımsız olarak devam etme kararının anlamının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
TÜM ANKARALILARA HİZMET MESAJI
Mansur Yavaş, açıklamasının sonunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdüreceğini yineledi.
"Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim. Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir." diyen Yavaş, makamların ve siyasi şartların değişebileceğini ancak milletin verdiği emanete sadakatin değişmeyeceğini belirtti.
Yavaş açıklamasını, "Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir." sözleriyle tamamladı.
İŞTE MANSUR YAVAŞ'IN İSTİFA AÇIKLAMASI
"Sevgili Hemşehrilerim,
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.
Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık.
Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.
Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.
Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.
Makamlar geçicidir.
Siyasi şartlar değişebilir.
Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.
Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.
Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.
Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.
Saygılarımla.
Mansur Yavaş
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı"
"Mansur Yavaş CHP'den İstifa Etti: Yoluna Nasıl Devam Edeceğini Açıkladı!" haberi, 23 Eylül 2026 tarihinde yazılmıştır. 23 Eylül 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.