İmamoğlu'ndan isim vermeden Kılıçdaroğlu'na mesaj: “Dilimin kemiği yok”

İmamoğlu'ndan isim vermeden Kılıçdaroğlu'na mesaj: “Dilimin kemiği yok”

Ekrem İmamoğlu, İBB Davası'nın 100. gününde yaptığı savunmada davanın siyasi olmadığını söyleyenlere sert tepki gösterdi. Ailesine yönelik işlemleri, şirketi hakkındaki suçlamaları ve mülkiyet hakkını gündeme getiren İmamoğlu'nun isim vermeden yaptığı açıklamalar da dikkat çekti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nın 100. gününde savunmasını sürdüren Ekrem İmamoğlu, davanın siyasi olmadığını söyleyenlere sert sözlerle karşılık verdi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada konuşan İmamoğlu, “Bu dava siyasi değilmiş! Senin alnını karışlarım!” ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun isim vermeden yaptığı açıklamalar, CHP kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik bir mesaj olarak yorumlandı.

Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki duruşmada savunmasının üçüncü gününü tamamlayan İmamoğlu, hem ailesine yönelik işlemleri hem de şirketlerinin karşı karşıya kaldığı uygulamaları gündeme getirdi. İBB'nin Anadolu'daki projelerini de anlatan İmamoğlu, mülkiyet hakkı ve ekonomik güven konusunda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“BU DAVA SİYASİ DEĞİLMİŞ!”

İmamoğlu, yargılandığı davanın siyasi olmadığı yönündeki değerlendirmelere tepki göstererek yaşadıklarının doğrudan kendisini ve itibarını hedef aldığını savundu.

İmamoğlu, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Burada canıma okunuyor. ‘Siyasi değilmiş!’ Dilimin kemiği yok. Şu anda onurum, namusum, haysiyetim ve şerefim hakkında konuşuyorum”

Duruşmanın bu bölümünde İmamoğlu, kendisi ve ailesi hakkında yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek ailesine yönelik saldırılar olduğunu söyledi.

AİLESİNE YÖNELİK İŞLEMLERE TEPKİ GÖSTERDİ

Ailesinin de dava sürecinde baskı altında bırakıldığını öne süren İmamoğlu, kişilik haklarına ve ailesinin itibarına yönelik saldırılarla ilgili çok sayıda başvuru yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını ifade etti.

İmamoğlu, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Aileme saldırılıyor. Yüzlerce başvurumuz var. Namusuma, iffetime saldırılıyor; yüzlerce başvuru var. Sonuç ne? ‘Kovuşturmaya yer yoktur.’ Ne güzel ya, iddia makamı.”

Babası Hasan İmamoğlu'nun emekli maaşına ilişkin yaşananlara da değinen İmamoğlu, uzun yıllardır ticaretle uğraşan ve çok sayıda kişiye istihdam sağlayan birinin emekli maaşıyla ilgili işlemleri eleştirdi.

“1960’tan beri ticaretin içinde olan, binlerce insan çalıştırmış bir kişinin emekli maaşına göz koyan bir yargı olur mu?” diye soran İmamoğlu, uygulamaların gerekçesinin açıklanmasını istedi.

Oğlu Selim İmamoğlu hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğunu da belirten İmamoğlu, söz konusu kararın hukuki dayanağını sorguladı ve oğlunun bilimsel çalışmalarının olumsuz etkilendiğini savundu.

“AİLEMLE SİYASETİM ARASINDA SINIR VARDIR”

Siyasete atılmadan önce ailesiyle bir araya gelerek bazı ilkeler belirlediklerini anlatan İmamoğlu, kamu göreviyle aile üyelerinin ticari faaliyetlerini birbirinden ayrı tuttuğunu söyledi.

Aile içinde belediyeyle ilişkiler konusunda net bir prensip bulunduğunu belirten İmamoğlu, “Ailemden hiç kimse belediyenin kapısından içeri girmedi, giremez. Bu bir aile prensibidir” dedi.

Belediye başkanlığı yaptığı dönemde ticari faaliyetlerinden uzak durduğunu ifade eden İmamoğlu, 2009 yılında tasarlayıp yaptırdığı ofisine 11 yıl içinde yalnızca bir kez gittiğini anlattı.

Şirket çalışanlarına satılan konutların da dosyada suçlama konusu yapıldığını belirten İmamoğlu, yaklaşık 40 çalışana uzun vadeli ödeme seçenekleriyle veya indirimli şekilde daire sattıklarını söyledi. Bu işlemlerin gizlenmediğini savunan İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Çalışanım daire alırken parasını yatırmış, hangi projenin hangi dairesini aldığını belirtmiş. Bunu para aklama diye dosyaya eklediniz. Evet, aldılar. İnşaat şirketinde çalışan insanlar daireleri indirimli aldı. Bunu gizlemedik.”

İşlemlere ilişkin sözleşme, fatura, tapu, dekont ve noter belgelerinin bulunduğunu belirten İmamoğlu, aile ilişkileri ile kamu görevi arasında ayrım yaptıklarını söyledi. Mal varlığı konusunda da karşılıklı hesap verilmesi çağrısında bulundu.

44 İLDE 81 PROJEYİ ANLATTI

İmamoğlu, İBB'nin İstanbul dışındaki çalışmalarına da değinerek yaklaşık 5,5-6 yıllık dönemde 44 ilde 81 proje hayata geçirdiklerini ifade etti. Farklı siyasi partilerden belediyelerle ortak çalışmalar yürüttüklerini belirten İmamoğlu, hizmetlerde siyasi ayrım gözetmediklerini savundu.

Kars'ın Susuz ilçesinde hayvan pazarı, Kastamonu'nun Daday ilçesinde kapalı pazar ve Malatya'nın Arapgir ilçesinde reyhan çayı üretim ve ambalaj tesisi kurduklarını anlatan İmamoğlu, çeşitli bölgelerde kent meydanları ve kültür merkezleri yaptıklarını söyledi.

Adıyaman'da köprüleri yıkılan köyler arasındaki ulaşımı sağlamak amacıyla viyadük inşa ettiklerini, Antakya'da 130 milyon liralık geçici yaşam alanı kurduklarını belirtti. Samandağ'daki sahil parkı ve cadde çalışmalarını, Sinop'un Ayancık ilçesinde sel sonrasında yapılan asfaltlama çalışmalarını da örnek gösterdi.

İmamoğlu, hizmet anlayışını şu sözlerle anlattı:

“Trabzon’dan Tunceli’ye, Van’dan Edirne’ye kadar camiler ve cemevleri yaptık. İstanbul’da yaptıklarımızı Anadolu’da da yaptık. Herkesi eşit gördük”

Ailesinden aldığı değerlerden de bahseden İmamoğlu, babasından dürüstlüğü ve esnaflığı, annesinden ise çalışkanlığı ve emeğe saygıyı öğrendiğini söyledi. Partizanlığa karşı olduğunu vurgulayarak, “Partizanlığın düşmanıyım, çünkü partizanlık bu ülkenin düşmanıdır” ifadelerini kullandı.

“MÜLKİYET HAKKINA SALDIRI, EKONOMİDE GÜVENİ SIFIRLAR”

Şirketine ve ailesinin mal varlığına yönelik işlemleri eleştiren İmamoğlu, mülkiyet hakkının korunmasının ekonomik güven açısından önemli olduğunu dile getirdi. Ailesinin yıllar içinde oluşturduğu birikime yönelik müdahalelerin yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini savundu.

İmamoğlu, ekonomik güven ve mülkiyet hakkı arasındaki ilişkiyi şu sözlerle değerlendirdi:

“Güven, ekonominin tek patronudur. Mülkiyet hakkına saldırı, ekonomide güveni sıfırlar ve ekonomiye ölümcül darbe vurur”

Ailesinin üç kuşaktır sürdürdüğü emeğin “sudan bahanelerle” kayyum atanarak hedef alındığını öne süren İmamoğlu, bu tür uygulamaların ekonomik programların başarısını da olumsuz etkileyeceğini savundu.

Türkiye için hedefini ise Cumhuriyetin herkes tarafından eşit şekilde sahiplenildiği bir ülke oluşturmak olarak açıkladı.

SAVUNMASINA YARIN DEVAM EDECEK

Savunmasının üçüncü gününü tamamlayan İmamoğlu, salondan ayrılırken duruşmayı takip eden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na teşekkür etti.

İmamoğlu, Dervişoğlu'na “Müsavat Başkanım desteğin çok kıymetli, sizi dostlukla kucaklıyorum” diye seslendi. Dervişoğlu ise “Her zaman yanındayım başkanım, her zaman” yanıtını verdi.

Üç gündür Silivri'deki duruşmaları takip eden YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu'nun ailesi ve salondaki izleyiciler, İmamoğlu'nu alkışlarla uğurladı. İmamoğlu'nun savunmasına ertesi gün devam etmesi, ardından çapraz sorgu aşamasına geçilmesi ve avukatların savunmalarının alınması bekleniyor.

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.

"İmamoğlu'ndan isim vermeden Kılıçdaroğlu'na mesaj: “Dilimin kemiği yok”" haberi, 16 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 16 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bağımsız haberciliğe destek olun
ABC Gazetesi’ne Google ile tek tıkla abone olun Katkınız bağımsız haberciliği güçlendirir.