Bakan Gürlek'ten çalışan hakları mesajı: “İşçinin hakkının yenilmesine rıza göstermeyiz”

Bakan Gürlek'ten çalışan hakları mesajı: “İşçinin hakkının yenilmesine rıza göstermeyiz”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mardin'de düzenlenen Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı toplantısında çalışanların yasal haklarının korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. İşverenlerden mahkeme kararları nedeniyle ayrımcılık eleştirileri aldıklarını belirten Gürlek, işçi haklarının korunması konusunda kararlı olduklarını söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mardin'de katıldığı Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı toplantısında işçi ve emekçilerin haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çalışanları koruyan yasal düzenlemelerin yargı kararlarında karşılık bulduğunu belirten Gürlek, bu kararlar nedeniyle bazı işverenlerden ayrımcılık eleştirileri aldıklarını ifade etti.

Mahkemelerin bağımsız ve tarafsız şekilde karar verdiğinin altını çizen Gürlek, çalışanların haklarının ihlal edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

Bir otelin toplantı salonunda düzenlenen programa Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Erhan Çavuşoğlu, Lübnan Çalışma Bakanı Mohammad Haidar, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın, HAK İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Önder Kahveci katıldı. Programa ayrıca Polonya'nın Ankara Büyükelçisi Maciej Przemyslaw Lang, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Naryman Dzhelialov ve çok sayıda davetli iştirak etti.

GÜRLEK: "ÇALIŞANLARIN HAKKININ YENİLMESİNE ASLA RIZA GÖSTERMEYİZ"

Toplantının açılış konuşmasını yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, hükümetin sendikal hakların genişletilmesi ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması yönünde adımlar attığını söyledi. Kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanınması ile iş sağlığı ve güvenliği alanındaki düzenlemelere değinen Gürlek, çalışanlara sağlanan yasal güvencelerin uygulamada da karşılık bulmasının önemine dikkat çekti.

Mahkemelerin kararları nedeniyle işverenlerden eleştiri aldıklarını belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

"Kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanıdığını ve iş sağlığı ile iş güvenliği alanında tarihi düzenlemeleri devreye aldığını yakından gözlemliyorsunuz. Bu düzenlemelerin uygulamadaki karşılığı da bizler için son derece önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak yakından takip ettiğim hususlardan biri de çalışan emekçilerimizin mağdur olmaması için kanunlarımızla sağlanan güvencelerin uygulamaya yansımasıdır.

Bu güvenceler, mahkemelerimizin kanunlar çerçevesinde yürüttüğü yargılama faaliyetlerinde somut olarak karşılık bulunmaktadır. Hatta bu konuda işverenlerden davaların sonuçlarına ilişkin olarak, 'Çalışan kesime, ayrımcılık yapıyorsunuz' şeklinde eleştiriler bile alıyoruz. Elbette mahkemelerimiz bağımsız ve tarafsız bir biçimde her uyuşmazlığı kendi şartları ve hukuki dayanakları çerçevesinde değerlendirmektedir.

Çalışanların haklarını güvence altına alan düzenlemeler ise Cumhurbaşkanımızın emekçi kesime olan hassasiyetinin açık bir göstergesidir. Hangi sebeple olursa olsun çalışanların ve işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine asla rıza göstermeyiz. Değerli sendika temsilcisi dostlarım, emin olun ki çözüm odaklı çalışma anlayışımızla sorunların üzerine giderken işçinin ve emekçinin üzerinden siyasi hesap yapmayı zihnimizin arkasından dahi geçirmedik.

Politik emellerimiz için işçi ve emekçilerimizi kas gücü olarak kullanmadık. Onları senede bir gün hatırlayıp şovenist ve hamasi sloganlarla öne itmedik. Çünkü bizler Anadolu'nun köylü ve işçi ailelerinin çocukları olarak bu sorunları yaşamış, bu sorunlarda büyümüş bireyleriz. Bu sebeple işçinin ve emekçinin sorununu, kendi sorunumuz olarak görüyoruz. İşçilerimizi ve emekçilerimizi çağın çürümüş ideolojilerinin ritüellerinde birer figür olarak görmedik.

Onlara nasıl daha çok hizmet edebileceğimizin, onları çalışma hayatında hak ettikleri konuma nasıl taşıyabileceğimizin hesabını gece gündüz yaptık. Kendimizi bu gayeye adadık. Bu hizmet anlayışımızın gereği olarak çalışanlarımızın taleplerini dinlemeyi ve temsilcileriyle birlikte çözüm aramayı sürdürüyoruz.

Çünkü alın terine duyduğumuz saygı o alın terinin hakkını koruma sorumluluğunu da beraberinde getirir. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak ifade etmek isterim ki işçi ve emekçilerimizi onları temsil eden değerli kuruluşlarımızı onları temsil eden kuruluşlarımıza kapılarımız sonuna kadar açıktır. Bakanlık olarak bizlere iletilecek talepleri görev ve yetki alanımız çerçevesinde ele almaya ve çözüm odaklı bir anlayışa hizmet sunmaya hazır olduğumuzu özellikle belirtmek isterim."

IŞIKHAN: "DÜNYA TARİHİNİN EN KAPSAMLI DÖNÜŞÜM SÜREÇLERİNDEN BİRİ YAŞANIYOR"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da toplantıda yaptığı konuşmada, dünyada iklim değişikliği, dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni üretim teknolojilerinin etkisiyle kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını söyledi.

Bu değişimin ekonomiden iş gücü piyasalarına, günlük yaşamdan uluslararası rekabete kadar pek çok alanı yeniden şekillendirdiğini belirten Işıkhan, teknolojik ilerlemenin yanı sıra çalışanların geleceğinin, gençlerin yeni mesleklere hazırlanmasının ve işletmelerin dönüşüme uyum sağlamasının da önem taşıdığını dile getirdi.

Ulusal Adil Geçiş Stratejisi'nin Türkiye'nin kendi koşulları, öncelikleri ve kalkınma hedefleri doğrultusunda hazırlandığını kaydeden Işıkhan, şöyle konuştu:

“İklim değişikliği, dijitalleşme, yapay zeka ve yeni üretim teknolojileri ekonomilerden iş gücü piyasalarına, gündelik hayatımızdan uluslararası rekabete kadar hemen hemen her alanı yeniden şekillendirmektedir. Bu değişim, ülkeler için önemli fırsatlar sunarken beraberinde de yeni sorumluluklar ve görevler getirmektedir. Artık mesele yalnızca daha ileri teknolojilere sahip olmak, daha temiz enerji üretmek veya yeni fabrikalar kurmak değildir. Asıl mesele, bütün bu gelişmeler yaşanırken insanımızın nerede duracağıdır. Çalışanlarımızın geleceği nasıl şekillenecek? Gençlerimiz yeni mesleklere nasıl hazırlanacak? İşletmelerimiz bu dönüşüme nasıl uyum sağlayacak? Ve en önemlisi bu büyük değişimin ortaya çıkacağı fırsatlardan toplumun bütün kesimleri nasıl faydalanacak? İşte bugün tanıtımını gerçekleştireceğimiz uzun bir emek ve çalışmayla oluşturduğumuz Ulusal Adil Geçiş Stratejisi bu sorulara Türkiye'nin kendi şartları, öncelikleri ve kalkınma hedefleri doğrultusunda verdiği kapsamlı bir cevap niteliğindedir"

"DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE İNSAN VARDIR"

Dönüşüm politikalarının merkezinde insanın bulunması gerektiğini vurgulayan Bakan Işıkhan, ekonomik büyüme ve teknolojik gelişmeyle birlikte sosyal adaletin ve çalışan haklarının da gözetilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin kalkınma ve istihdam politikalarıyla birlikte ele alındığını belirten Işıkhan, Ulusal Adil Geçiş Stratejisi'nin kamu kurumları, işçi ve işveren kuruluşları, akademisyenler, özel sektör ve uluslararası paydaşların katkılarıyla hazırlandığını söyledi.

Işıkhan, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizim anlayışımızda, dönüşümün merkezinde insan vardır. Çünkü biliyoruz ki insanı geride bırakan bir dönüşüm ne kadar ileri teknolojiye dayanırsa dayansın, gerçek anlamda başarılı olamaz. Biz üretimimizi güçlendirirken çalışanlarımızı koruyan, rekabet gücümüzü artırırken sosyal adaleti gözeten, ekonomik büyümeyi toplumsal ve ile buluşturan bir dönüşümü hedeflemekteyiz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya koyduğumuz 2053 net sıfır emisyon hedefini ülkemizin kalkınma ve istihdam hedefleriyle birlikte değerlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin geleceğini üretim ve teknoloji dünyasına hazırlarken hiçbir vatandaşımızı bu dönüşümün dışında kalmamasını önemsiyoruz. Bu anlayış aynı zamanda medeniyetimizin köklü değerleriyle de örtüşmektedir. Bizim kültürümüzde tabiat, gelecek nesillerin de hakkının bulunduğu ve bize bırakılan bir mirastır. Emeğin hakkını gözetmek, güç durumda olana destek olmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ortak değerlerimizin temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla adil geçiş bizim için yalnızca ekonomik ya da çevresel bir politika değildir. Adil geçiş kalkınmayı adaletle, teknolojiyi insanla, bugünün ihtiyaçlarını gelecek nesillerin haklarıyla buluşturma ilkesidir. Bugün tanıtılan bu strateji geniş bir istişare ve ortak akıl sürecinin bir ürünüdür aslında. Strateji kamu kurumlarımızın, iş ve işveren kuruluşlarımızın, akademisyenlerimizin, özel sektörümüzün ve uluslararası paydaşlarımızın katkısıyla şekillenmiştir. Gerçekleştirilen oturumda bu stratejinin temel yaklaşımını, önceliklerini ve uygulama alanlarını ayrıntılı bir şekilde değerlendirme fırsatımız oluyor"

GENÇLERE ÖDENEN CEP HARÇLIKLARINA YÜZDE 50'YE KADAR ZAM

Bakan Vedat Işıkhan, toplantıda gençlerin mesleki becerilerini geliştirmeye yönelik yeni bir düzenlemeyi de açıkladı. Daha önce mezun oldukları alanlarda çalışan meslek lisesi mezunlarının işbaşı eğitim programlarındaki cep harçlıklarının yüzde 30 artırıldığını hatırlatan Işıkhan, 2027'den itibaren belirli alanlarda eğitim alan katılımcılara ve istihdama katılan meslek lisesi mezunlarına ödenen cep harçlıklarının yüzde 50'ye kadar yükseltileceğini duyurdu.

Artışın yeşil ve dijital dönüşüm, yapay zekâ ve geleceğin mesleklerine yönelik eğitim programlarını kapsayacağını belirten Işıkhan, düzenlemenin gençlerin iş gücü piyasasına hazırlanmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Bakan Işıkhan, yeni uygulamaya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"Önemli bir müjdeyi de Mardin'den sizlerle paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi mezun oldukları alanlarda çalışan meslek lisesi mezunlarının iş başı eğitim programlarına katılımında cep harçlığını yüzde 30 arttırmıştık. 2027 yılından itibaren aktif iş gücü programlarımız kapsamında yeşil ve dijital dönüşüm, yapay zeka ve geleceğin mesleklerine yönelik alanlarda eğitim alan katılımcılarımız ile genç alanlarında istihdama katılan meslek lisesi mezunlarımıza ödenen cep harçlığını yüzde 50'ye kadar artırıyoruz. Böylece hem gençlerimizin mesleki becerilerini geliştirmelerini hem de geleceğin iş alanlarına daha güçlü bir şekilde hazırlanmalarına destek olacağız. Bu yeni düzenlememizin gençlerimize, çalışma hayatımıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bugün burada Türkiye'nin değişen dünyada emeğe, üretime ve insana verdiği değeri ortaya koyan ortak bir gelecek vizyonunu paylaşıyoruz. Bu vizyonu emeğin ve medeniyetin şehri Mardin'den dünyaya duyurulmasını da son derece anlamlı buluyorum."

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.

"Bakan Gürlek'ten çalışan hakları mesajı: “İşçinin hakkının yenilmesine rıza göstermeyiz”" haberi, 06 Kasım 2026 tarihinde yazılmıştır. 06 Kasım 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.