AB’de Yasaklanan Eski Maaş Sorusu Türkiye’de Hâlâ İşe Alımda Eleme Kriteri!

Avrupa Birliği, işe alım süreçlerinde adaylara geçmiş maaşlarının sorulmasını yasaklayan düzenlemeyle ücret şeffaflığında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. İngiltere’de benzer bir yasak gündemde bulunmazken Türkiye’de mevcut maaş ve ücret beklentisi, mülakatların önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Uzmanlar, adayların geçmiş kazançlarından çok mesleki katkılarına odaklanması gerektiğin
Avrupa Birliği (AB), işe alım süreçlerinde adaylara önceki maaşlarının sorulmasını yasal düzenlemeyle yasaklama kararı alırken, şirketlerin mülakatlarda uyguladığı ücret stratejileri de küresel ölçekte değişime giriyor.
Dünyanın birçok bölgesinde işverenler, iş başvurusu yapan kişilere mevcut kazançlarını sormayı sürdürse de adayların bu soruya yanıt verme zorunluluğu bulunmuyor.
İngiltere'de çalışma hayatına yönelik danışmanlık hizmeti veren Acas bünyesinde kıdemli danışman olarak görev yapan Louise Rudd, ülkede işverenlerin adaylara mevcut maaşlarını veya ücret beklentilerini sormasını engelleyen yasal bir kısıtlama olmadığını açıkladı.
Rudd, işverenlerin bu bilgileri talep etmesi halinde adaylara eşit ve adil davranılması için herkese aynı soruların yöneltilmesi gerektiğini vurguladı.
GEÇMİŞ MAAŞLARIN SORULMASINA KARŞI KAMPANYA
Kamuoyunda birkaç yıl önce başlatılan #EndSalaryHistory (#MaaşGeçmişiniSonlandırın) kampanyası, şirketlerin iş başvurularında adayların geçmiş kazançlarını sorgulamaktan vazgeçmesini amaçlıyor.
Kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında faaliyet gösteren Fawcett Society, geçmiş maaşların sorulmasının cinsiyet, ırk ve engellilik temelinde daha önce ortaya çıkan ücret eşitsizliklerini kalıcı hale getirdiğini bildirdi.
Fawcett Society verilerine göre, geçmiş maaşlara odaklanan yaklaşımın başlıca sakıncaları şöyle sıralanıyor:
İşverenlerin adayların yeteneklerini, birikimlerini ve performanslarını karşılık bulacak şekilde ödüllendirmesini engelliyor.
Ücret tekliflerinin kişinin gerçek değerinden ziyade pazarlık becerisine göre şekillenmesine yol açıyor.
Çalışma hayatındaki mevcut eşitsizliklerin yeni iş ortamlarına da taşınmasına neden oluyor.
İNGİLTERE MAAŞ ŞEFFAFLIĞINI ÖNE ÇIKARIYOR
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, İngiltere'de İşe Alım ve İstihdam Konfederasyonu da kampanyaya destek vererek sektör uzmanlarına adayların geçmiş bordrolarını sorgulamama çağrısında bulundu.
Avrupa genelinde yürürlüğe giren yeni kurallar, işverenlerin adaylara geçmiş maaşlarını sormasını engellerken Londra hükümetinin gündeminde benzer bir yasak bulunmuyor.
İngiliz yönetimi doğrudan yasak getirmek yerine şirketlerin iş ilanlarında maaş aralıklarını açıkça belirtmesini teşvik eden politikalara ağırlık veriyor.
İngiltere'de İşe Alım ve İstihdam Konfederasyonu Kampanyalar Direktörü Shazia Ejaz, adayların ücret görüşmelerini kendilerine güvenerek yürütmeleri gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Adaylar, işe katacakları değeri ortaya koymaya ve kendileri için en önemli yan haklara odaklanabilir.
Ayrıca görüşmeye, başvurdukları pozisyon için piyasada ne kadar maaş ödendiğini bilerek gitmeliler.
Maaşlar konusunda araştırma yapmış ve işe nasıl bir katkı sunacağını anlatabilen adaylar, kendilerine uygun maaş ve yan hakları elde etmek için en güçlü konumdadır."
TÜRKİYE’DE YÜKSEK ENFLASYON MÜLAKAT DENGELERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Türkiye'de uzun yıllardır farklı sektörlerde işe alım süreçlerinde görev alan deneyimli insan kaynakları profesyoneli Yasemen Balaban Turul, maaş beklentisinin hem telefon görüşmelerinde hem de yüz yüze mülakatlarda gündeme geldiğini belirtti.
Pandemi dönemi ve hızla yükselen enflasyonun, şirketlerin ücret politikalarının yanı sıra adayların maaş sorusuna yaklaşımını da önemli ölçüde değiştirdiğini aktardı.
Özellikle bankacılık, telekomünikasyon ve perakende sektörlerinde bir dönem yıl içerisinde birden fazla ara zam ve ek ödeme uygulaması hayata geçirildi.
Bu hareketlilik, şirketlerin maaş baremlerini yukarı taşırken 2023 sonrasında iş gücü piyasasında dikkat çeken eğilimler ortaya çıktı:
İşsiz adaylar, mülakatlarda şirketlerin sunduğu maaş aralığını doğrudan kabul etmeye hazır olduklarını sıklıkla dile getiriyor.
Çalıştığı iş yerindeki ortamdan memnun olmayan profesyoneller, daha düşük gelirle başka bir kuruma geçmeyi göze alabiliyor.
Daha az deneyime sahip çalışanlar, şirketlerin bütçe sınırları nedeniyle daha sık engelle karşılaşıyor.
DENEYİMLİ ADAYLARDA ŞİRKET BÜTÇESİ YÜZDE 15 ESNEYEBİLİYOR
Maaş beklentisinin işe alım sürecindeki etkisi, adayın mesleki kıdemine göre farklılık gösteriyor.
Yasemen Balaban Turul, 1 ila 5 yıllık deneyime sahip adayların talep ettiği ücretin pozisyon için ayrılan bütçeyi aşması durumunda işe alım sürecinin doğrudan elemeyle sonuçlanabildiğini ifade etti.
Bütçenin üzerinde bir ücret talep edilmesi halinde adaydan net bir maaş aralığı veya kabul edebileceği en düşük ücretin belirtilmesi isteniyor. Belirlenen sınırın aşılması durumunda ise sürecin neden ilerletilemediği adaya açıklanıyor.
Kıdemli çalışanlarda ise şirketlerin esneklik payı artabiliyor.
Yasemen Balaban Turul, 6 veya 7 yılın üzerinde deneyime sahip nitelikli adaylarda, ilgili pozisyon için belirlenen ortalama bütçenin yüzde 10 ila yüzde 15 üzerinde bir rakamla teklif sürecini yönetebildiklerini kaydetti.
GERÇEK DIŞI MAAŞ BEYANI ADAYLAR İÇİN RİSK TAŞIYOR
Mülakat sırasında mevcut maaşını açıklamak istemeyen adayların görüşmeyi doğrudan ücret beklentilerine ve yan haklara yönlendirmesi en sağlıklı yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Londra sokaklarında görüşleri alınan bazı kişiler, bir sonraki işlerinde daha yüksek ücret elde etmek amacıyla mevcut maaşlarını olduğundan fazla gösterebileceklerini belirtti.
Ancak iş görüşmesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın doğurabileceği mesleki risklerin, sağlayabileceği olası kazançtan çok daha ağır sonuçlar yaratabileceği vurgulanıyor.
Türkiye'deki mülakatlarda adayların mevcut gelirlerini açıklamadan, "Şu anda bir ücret alıyorum, yan haklarım da var. Sizden de beklentim şu kadar" diyebildiğini belirten Yasemen Balaban Turul, şeffaf bir yaklaşım benimsemek isteyenler için şu örneği verdi:
"Ben şu anda 100 bin TL alıyorum; 120 bin TL bekliyorum. Ama pazarlık da yapabilirim."
MÜLAKATTA NET MAAŞ BEKLENTİSİNİ ÖĞRENMEK İSTİYORLAR
Bazı adaylar, belirli bir ücret söylemek yerine maaş konusundaki kararı işverenin değerlendirmesine bırakmayı tercih ediyor.
Yasemen Balaban Turul, bu tür durumlarda adayın kabul edebileceği en düşük tutarı anlamaya çalıştığını belirterek kullandığı yöntemi şu sözlerle anlattı:
"Ben de böyle durumlarda 'Sizin için minimum limit neresi? O psikolojik sınır neresi?' diye soruyorum."
İlk görüşmede net bir rakam paylaşılmaması tek başına elenme nedeni sayılmasa da adayın ücret beklentisinin işe alım süreci tamamlanmadan önce kesinleştirilmesi gerekiyor.
Görüşülen pozisyonun bütün ayrıntıları ele alındıktan sonra maaş konusunu yeniden gündeme getirdiğini belirten Yasemen Balaban Turul, sürecin önemli noktasını şu sözlerle özetledi:
"O rakamı bir şekilde duymak gerekiyor."
İşe alım danışmanları, adayların geçmiş maaşları yerine şirkete sağlayabilecekleri somut katkılara ve piyasa araştırmalarına odaklanmasının ücret görüşmelerinde daha güçlü bir konum elde etmelerine yardımcı olabileceğini ifade ediyor.
"AB’de Yasaklanan Eski Maaş Sorusu Türkiye’de Hâlâ İşe Alımda Eleme Kriteri!" haberi, 26 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 26 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.