1972'den Beri Bir İlk! ABD Ve Rusya'nın Nükleer Silahlarında Artık Sınır Yok!

1972'den Beri Bir İlk! ABD Ve Rusya'nın Nükleer Silahlarında Artık Sınır Yok!

Dünyadaki nükleer silahların azaltılması yeniden Birleşmiş Milletler gündeminde. New START anlaşmasının Şubat 2026'da sona ermesiyle ABD ve Rusya'nın stratejik nükleer cephanelikleri üzerinde 1972'den bu yana ilk kez bağlayıcı bir üst sınır kalmadı. BM ise artan risklere dikkat çekti. İşte detaylar...

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 29 Eylül'de Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü kapsamında yüksek düzeyli bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda küresel nükleer silah stoklarının azaltılması hedefinin yanı sıra ABD ile Rusya arasındaki nükleer silah kontrolünün geleceği de ele alındı.

BM Genel Sekreteri António Guterres, mevcut dönemi Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana yaşanan "en tehlikeli nükleer dönem" olarak nitelendirdi. Guterres, nükleer cephaneliklerin genişlediğine, nükleer silahlara ilişkin söylemlerin sertleştiğine ve onlarca yıl boyunca oluşturulan silah kontrol mekanizmalarının zayıfladığına dikkat çekti.

ABD ile Rusya arasındaki stratejik nükleer silahların sınırlandırılmasına ilişkin son büyük anlaşma olan New START, 5 Şubat 2026'da sona erdi. 2010'da imzalanan anlaşma, iki ülkenin konuşlandırılmış stratejik nükleer savaş başlıklarını 1.550 ile sınırlıyordu. Konuşlandırılmış kıtalararası balistik füzeler, denizaltılardan fırlatılan balistik füzeler ve nükleer silah taşıyabilen ağır bombardıman uçaklarının toplamı ise 700 ile sınırlandırılmıştı.

Anlaşmada ayrıca konuşlandırılmış ve konuşlandırılmamış kıtalararası balistik füze fırlatıcıları, denizaltıdan fırlatılan balistik füze fırlatıcıları ve ağır bombardıman uçaklarını kapsayan 800'lük ayrı bir sınır bulunuyordu.

New START'ın sona ermesinin ardından bu sayısal sınırların yerine yeni ve bağlayıcı bir ABD-Rusya anlaşması getirilemedi. Böylece 1972'de başlayan stratejik nükleer silahların iki ülke arasında karşılıklı olarak sınırlandırılması sürecinden bu yana ilk kez, ABD ve Rusya'nın stratejik nükleer cephanelikleri üzerinde yürürlükte olan bağlayıcı bir üst sınır bulunmuyor.

12 BİNDEN FAZLA NÜKLEER SAVAŞ BAŞLIĞI BULUNUYOR

Nükleer silahların kontrolüne ilişkin tablo yalnızca ABD ve Rusya arasındaki dengeden ibaret değil. BM'nin 2026 değerlendirmesine göre dünya genelinde 12 binden fazla nükleer savaş başlığı bulunuyor.

Bu cephaneliklerin yaklaşık 2 bin 100 ila 2 bin 200'si yüksek operasyonel alarm durumunda tutuluyor. BM Genel Kurulu'ndaki değerlendirmede ayrıca Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana ilk kez küresel nükleer cephaneliğin yeniden büyümesinin beklendiği belirtildi. Yeni ve modernize edilmiş savaş başlıklarının, kullanımdan çıkarılanlardan daha hızlı şekilde cephaneliklere eklendiği ifade edildi.

ABD ve Rusya, dünyadaki nükleer silahların büyük bölümünü elinde bulunduruyor. Bununla birlikte Çin, Fransa, İngiltere, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore de nükleer silahlara sahip ülkeler arasında yer alıyor.

SADECE SİLAH SAYISI DEĞİL, DENETİM DE GÜNDEMDE

New START'ın sona ermesi, yalnızca savaş başlıkları ve fırlatıcılar için belirlenen rakamsal sınırların ortadan kalkması anlamına gelmiyor. Anlaşma, tarafların stratejik nükleer güçleri hakkında bilgi sahibi olmasını sağlayan veri paylaşımı, bildirimler ve yerinde denetimler gibi mekanizmaları da içeriyordu. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın anlaşmaya ilişkin belgelerinde bu mekanizmaların anlaşmanın önemli unsurları arasında yer aldığı belirtiliyor.

Bu denetim ve veri paylaşımı düzeneklerinin zayıflaması, Washington ile Moskova'nın birbirlerinin stratejik nükleer kapasitesi hakkında sahip olduğu şeffaflığın azalmasına yol açan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor. BM de New START'ın sona ermesini, onlarca yıldır oluşturulan nükleer silah kontrol mekanizmalarının zayıflaması bağlamında ele alıyor.

YAPAY ZEKA VE YENİ FÜZELER DE DENKLEME GİRDİ

BM'nin 2026 değerlendirmesinde yalnızca mevcut nükleer cephaneliklere değil, yeni teknolojilerin oluşturduğu risklere de dikkat çekildi. Yapay zeka, siber kabiliyetler ve gelişmiş füze sistemlerinin nükleer komuta, kontrol ve karar alma süreçlerinde yeni belirsizlikler oluşturabileceği belirtildi.

BM Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman, bu teknolojilerin nükleer krizler sırasında yanlış hesaplama riskini artırabileceği konusunda uyarıda bulundu. Guterres de nükleer silahların yanı sıra yükselen askeri rekabet ve cephaneliklerin modernizasyonunun, nükleer felaket riskine karşı onlarca yılda oluşturulan güvenlik mekanizmalarını zayıflattığını söyledi.

1972'DE BAŞLAYAN SİLAH KONTROLÜ DÖNEMİ

ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki stratejik silahların sınırlandırılmasına yönelik ilk büyük anlaşmalar Soğuk Savaş döneminde hayata geçirildi. 1972'de imzalanan SALT I, iki süper gücün stratejik silahlarını sınırlandırmaya yönelik ilk önemli adımlardan biri oldu.

Sonraki yıllarda START ve New START gibi anlaşmalarla iki ülkenin stratejik nükleer cephaneliklerinin büyüklüğüne ilişkin çeşitli sınırlamalar getirildi. New START'ın sona ermesiyle ise bu uzun silah kontrolü zincirinin son büyük halkası da ortadan kalktı. BM, 5 Şubat 2026'dan itibaren iki ülkenin stratejik nükleer cephanelikleri üzerinde bağlayıcı sınır kalmadığını açıkça belirtiyor.

Ortaya çıkan tablo, nükleer silahların azaltılmasına yönelik uluslararası çabaların yanı sıra ABD ve Rusya arasında yeni bir silah kontrol çerçevesinin oluşturulması tartışmasını da yeniden gündeme taşıyor.

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.

"1972'den Beri Bir İlk! ABD Ve Rusya'nın Nükleer Silahlarında Artık Sınır Yok!" haberi, 30 Eylül 2026 tarihinde yazılmıştır. 30 Eylül 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.