Fatih Altaylı’dan cezaevinden çarpıcı mektup: “Ayşe Barım günden güne eriyor”

Fatih Altaylı, cezaevinden gönderdiği mektubunda Gezi Davası tutuklusu Ayşe Barım'ın kritik sağlık durumuna dikkat çekti. Altaylı, Barım’ın hızla kötüleştiğini ve tahliye edilmemesinin hayati risk taşıdığını belirtti.
Gazeteci Fatih Altaylı, "Cumhurbaşkanı'na tehdit" suçlamasıyla tutuklanarak gönderildiği Silivri Cezaevi'nden kamuoyuna bir mektup iletti. Altaylı, mektubunda aynı cezaevinde kalan Gezi Davası tutuklusu menajer Ayşe Barım’ın yaşadığı ciddi sağlık problemlerine değindi.
Altaylı, cezaevindeki gözlemlerine dayanarak, Barım’ın hem fiziksel hem de ruhsal açıdan hızla çöktüğünü ifade etti. "Burada karşılaştığım Ayşe Barım, dışarıda tanıdığımın yarısı bile değil," diyen Altaylı, Barım’ın 20 kilo verdiğini, vücudunda morluklar oluştuğunu ve gözlerinin ferinin tamamen sönmüş olduğunu söyledi.
Ayşe Barım’ın duruşmasının ardından da tahliye edilmemesi üzerine eleştirilerini dile getiren Altaylı, "Barım’ın buradan sağ çıkacağına olan inanç her geçen gün biraz daha zayıflıyor" ifadelerini kullandı.
Altaylı'nın gönderdiği bu mektup, özellikle insan hakları savunucuları ve kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, cezaevindeki sağlık koşulları ve tutukluluk sürecinin adil olup olmadığına dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
ALTAYLI'NIN MEKTUBUNDA YER ALAN İFADELER
"Burdada günler rutine bindi fakat ilginçtir hızlı geçiyor. Burası öyle zannedildiği gibi tutukluların birbiriyle sohbet edebildiği bir yer değil, diğer tutukluları avukat görüşlerinde camın arkasından görüp selamlaşabiliyoruz.
Dün Silivri'de hepimizin gündemi Ayşe Barım'dı. Barım'ın sağlık raporunu bilen herkes Barım'ın en azından ev hapsine yollanacağını umuyordu. Olmadı ve herkes yıkıldı. Her gün kendisini görenler durumun farkında. Her gün yok oluşa gidiyor. Barım ile sosyal etkinliklerde, restoranlarda karşılaşınca selamlaşmak haricinde bir yakınlığımız yok. Burada karşılaştığım Ayşe Barım, dışarıda gördüğüm Barım'ın yarısı. 20 küsur kilo vermiş, elleri, kolları mosmor, kan oturmuş. Yüzü sarı, gözlerinin feri sönmüş. Beden sağlığı kadar ruh sağlığı da bozulmuş. Avukatları günün büyük bölümünü kendisiyle geçiriyor. Odasında tek başınayken kalp veya beyin anevrizması geçirmesinden ve yardım isteyememesinden korkuyorlar. Barım'ın buradan canlı çıkacağına inanç giderek zayıflıyor.
Hayatı süresince politik bir tavır sergilememiş olan Barım'ın Gezi ile ilgilisi olduğunu kimse düşünmüyor. Kendisine karşı ölümüne hasmane tutumun arkasında başka nedenler olabileceği fikri ağır basıyor. Avukat Deniz Ketenci de duruşmada Gezi iddianamesini okuyarak hiçbir yerde adı geçmeyen Barım'ı 12 yıl sonra nasıl Gezi'ye bağlarsınız diye sormuş... Barım davasının bizlere gösterdiği ders; apolitik olmanızın hukuksuzluğun sizi de vurmayacağı anlamına gelmediği... Hukuk, adalet ve demokrasinin olmadığı yerde apolitik olmak kurtuluş değil!"
"Fatih Altaylı’dan cezaevinden çarpıcı mektup: “Ayşe Barım günden güne eriyor”" haberi, 09 Temmuz 2025 tarihinde yazılmıştır. 09 Temmuz 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.