Esra Özakça: Son görüşmemiz veda gibiydi

Esra Özakça: Son görüşmemiz veda gibiydi

KHK ile görevlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça açlık grevlerinin 132. gününde. Eşine destek olmak ve işine geri dönmek için açlık grevi yapan Esra Özakça da 57 gündür açlık grevinde.Semih...

KHK ile görevlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça açlık grevlerinin 132. gününde. Eşine destek olmak ve işine geri dönmek için açlık grevi yapan Esra Özakça da 57 gündür açlık grevinde.

Semih Özakça’nın çok zayıfladığını, 59 kiloya düştüğünü belirten Esra Özakça, “Semih’in sağlığı çok iyi değildi. Beni endişelendirdi. Bana kilomu sordu, ben de 49 kiloya düştüm. Bana diyor ''Çok zayıflamışsın’. Ben de ona ''Sen daha çok zayıflamışsın’ dedim. 27 kilo verdi. Ev hapsi üzerine konuştuk. Coşku ve morali yerinde. Kesinlikle kazanacağına olan inancı yerinde'' diye konuştu.

Eşi Semih Özakça’yı cezaevinde ziyarete giden Özakça “Bugün görüşümüz veda gibiydi'' dedi.

Yüksel Caddesi’nden eylemini sürdüren kamu çalışanlarına ev hapsi verilmişti. Esra Özakça da ev hapsi alan isimlerden birisi. Ev hapsi cezasının başlamasıyla hapishaneye eşini görmeye gidemeyeceğini söyleyen  Özakça “Ev hapsi ahlaklı bir savaş yöntemi değil. Bize ev hapsi vererek görüşme hakkımızı da engelliyorlar aynı zamanda'' dedi.

Esra Özakça, Gazete Duvar’dan Serkan Alan’a konuştu:

En çok neyi özlediniz?

Semih’le biz gezmeyi çok severiz. Gezmeyi çok özledim onunla. Birlikte yürümeyi. Öğrencilerimi çok özledim. Hatta bugün ona da dedim. Tutuklanırsam ilk öğrencilerime mektup yazacağım sana değil. Öğrencilerim açlık grevinde olduğum için çok endişelendiler. Açlık grevini bırakın ''size bir şey olursa ne yaparız’ diyorlar. Ben de ''olmayacak’ diyorum.

Bunun cevabı ne? Size bir şey olursa ne yapacaklar?

Ben de merak ediyorum ne yapacağız. Bunun cevabı biz düşünmeyelim iktidar düşünsün. Bize bir şey olursa ne yapacaklar? Yani bu soru kolay cevaplanabilecek düzeyde değil. İktidarın üzerinden atabileceği bir sorumluluk olmayacak.

KHK listesinde isminizi gördüğünüzde ne hissettiniz?

Semih direnişteydi. Ben açığa alındıktan sonra göreve iade edilmiştim. Semih telefon açtı 7 Şubat’ta KHK yayınlanmış dedi. Sen yoksundur boşuna bakma dedi. Ben de başka illere bakıyorum tanıdık var mıdır acaba diye. Sonra Mardin’e bakayım dedim. Mazıdağı’nda tek bir kişi olduğunu fark ettim. Baktım benim. Düşünsenize o gün tesadüfen  telefonunuz kapalı olsa ve internete girmeyin siz o listeyi görmeyeceksiniz. Ertesi gün  işe gideceksiniz. Size diyecekler okulda ''KHK ile işten atıldınız’. Bir sonraki gün okula gittim arkadaşlarım sordu ve dediler ''Nasıl olmuş’. ''Nasıl olduğunu bilmiyorum dedim’.  Öğrencilerim dedi ki ''Ama neden?’ Muhalif olduğum için falan dedim. ''Ama neden?’ dediler tekrar. Ben onlara anlatamadım, ağladılar.

Bu yaşananların öznesi değil de dışında olsaydınız ne yapardınız?

Efsane derdim. Çok dışında kalamazdım ben. Bu kadar büyük bir direnişin çeperinde olmaya çalışırdım.  Nuriye ve Semih, Acun Karadağ ve Veli Saçılık benim hiç tanımadığım insanlar olsalardı bu kadar bedele ben kayıtsız kalamazdım. Tatile gidemezdim mesela. Her şeyin bir noktası vardır. Kimseyi, şahsını suçlamıyoruz. İnsanlar bu hale bir günde getirilmediler. Herkes direnebilir. Herkes haksızlığa karşı direnebilir duygusunu bir insan dahi aldıysa biz kazandık aslında

''HAYALLERİMİZİ DE ÇALDILAR’

Hangi hayallerinize ket vuruldu?

Bizim sadece işimizi değil hayallerimizi de çaldılar. İdeallerimiz vardı. Programlarımız vardı. Belki çocuğumuz olur belki çalışma yaparız diyorduk. Ben mesela hukuk okumayı düşünüyordum. Hayatımız çalınmış oldu.

"Esra Özakça: Son görüşmemiz veda gibiydi" haberi, 18 Temmuz 2017 tarihinde yazılmıştır. 18 Temmuz 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.