Efeler, Türk bayrağı ve Atatürk... Komünistler iki Cumhuriyet'i böyle kutladı!

Türkiye Komünist Partisi, İzmir Fuar Açık Hava Tiyatrosu'nda büyük bir etkinlik gerçekleştirdi.Cumhuriyet'in 94'üncü, Ekim Devrimi'nin 100'üncü yıl dönümü dolayısıyla yapılan etkinliğe büyük ilgi gösterildi. Yağmura...
Türkiye Komünist Partisi, İzmir Fuar Açık Hava Tiyatrosu'nda büyük bir etkinlik gerçekleştirdi.
Cumhuriyet'in 94'üncü, Ekim Devrimi'nin 100'üncü yıl dönümü dolayısıyla yapılan etkinliğe büyük ilgi gösterildi. Yağmura rağmen Fuar Açık Hava Tiyatrosu tıklım tıklım dolarken, etkinlik büyük bir coşkuyla tamamlandı.
"Sosyalizm Cumhuriyet'e Çok Yakışacak" etkinliği "Yağma Yok Sosyalizm Var" sloganlarıyla başladı.
SOSYALİZM NELER GETİRDİ?
Etkinlik 1917 Ekim Devrimi ve Devrim'in getirdiklerine ilişkin gösteriyle başladı. Yağışa rağmen İzmir Fuar Açık Hava Tiyatrosu tıklım tıklım doldu.
Etkinlikte Yunanistan Komünist Partisi mesajı okundu. Mesajda, ''Emperyalistlerin Anadolu’daki seferine katılan güçler arasında Yunanistan da vardı. Çok çekmemize karşın Osmanlı’dan, biz yoksul Yunanlıların Anadolu’nun mazlum insanları, yoksulları ile ne gibi bir derdi olabilirdi ki? Bizim sömürücülerimiz emperyalistlerin planları doğrultusunda açgözlülükle işgale kalkıştığında, bizler binlerce bildiri dağıttık askerler arasında, “bu suça ortak olmayın'' diye. İşte bu kentte, İzmir’de işgale karşı çıkan komünist Yunanlı askerler kurşuna dizildi Yunan ordusunun subayları tarafından. Halklarımızın kardeşliği o zaman başladı, şimdi sürüyor. Emperyalizme, sömürücü kapitalist sınıfa karşı. Partilerimiz arasındaki dostluğun temelinde de bu var. Kapitalizmi yıkıp sosyalist bir cumhuriyet kurmak istiyoruz'' ifadeleri yer aldı.
EFELER SAHNEDE
Kurtuluş Savaşı görüntüleriyle Efeler sahneye çıktı.

TÜRK BAYRAĞI VE ATATÜRK
Komünistlerin sahnesinde Türk Bayrağı, orak-çekiçli Sovyet bayrağıyla yan yanaydı. Öte yandan Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurutuş mücadelesinden fotoğraflarına da sinevizyon gösterisinde geniş yer verildi.

KOMÜNİSTLER NEDEN CUMHURİYETÇİ?
Etkinlikte sözü Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan aldı. Okuyan konuşmasına; ''Modern tarih bir büyük devrimle başlar. 1789, Fransız Devrimi. 230 yıl olmuş neredeyse. O devrim 1792’de Fransa’da ilk Cumhuriyetin kuruluşuna neden olur'' sözleriyle başladı.

Okuyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye’de 1923’te devrimci bir atılımla kurulan cumhuriyeti önce içten içe çürüttüler sonra da yıktılar. Bunlar da aynıları; gericiler. Soru yanlış. Komünistler ne zamandan beri Cumhuriyetçi sorusu yanlış. Biz hep buradayız.
Peki neden? Cumhuriyet ne anlama geliyor da komünistler tarihe bakarken de bugün de cumhuriyetçi? Cumhuriyet demek halk iradesi demek. İktidar hanedanlığı ya da tanrıyı değil halkı temsil edecek. Kral, Şah, Padişah, Şeyh, Çar… Halk iradesinin bence iki yönü var. İnsanlar eşit olacak ve din adına yönetilmeyecek. Kutsal olan işin içine karıştı mı cumhuriyet olmaz. Bakın biz burada konuşuyoruz. Sömürücülere, emperyalistlere meydan okuyoruz. Ancak onlar sıkıştıkça kutsallıkların arkasına sığınıyorlar. Neden? Çünkü adı üzerinde kutsal olanın dokunulmazlığı var. Biz insanların dinsel inançlarına karışamayız ama dinin arkasına geçen herkese bu sahtekarlıkları yüzünden dokunmak zorundayız.
TANRIYI BU İŞE KARIŞTIRMAYACAKSIN
Evet tanrıyı karıştırmayacaksın devlet işlerine. Bu laiklik. Başka ülkeleri karıştırmayacaksın kendi işlerine. Bu egemenlik. Ve de halkın iradesi yansıyacak. Bugün laiklik yok. Ayetlerle, hadislerle yönetilen bir ülke bu. Egemenlik yok. Bakmayın afra tafrasına padişahımızın, AB ile uyum yasaları hala yürürlükte mi? Yürürlükte. Stratejik ortak diye ABD ile sağa sola saldırılmadı mı,? Saldırıldı NATO üyeliği devam ediyor mı? Ediyor.
Peki herkesin iradesi eşit yansıyor mu? Medya elinde, para elinde, dini istediği gibi kullanıyor.
BİZ BU REJİME CUMHURİYET DEMİYORUZ
Kimse kusura bakmasın. Biz bu rejime cumhuriyet demiyoruz, diyemiyoruz. Bakın 2019’da cumhurbaşkanlığı seçimi var. 100 bin imza gerekiyor noterden. Bunun parası 10-15 milyon tutuyor. Saraydakiler için lafı olmaz. Burada 10-15 milyonu olan var mı arkadaşlar? İnsanların oyu eşit ama insanlar eşit değil."

'KOÇ'A SABANCI'YA ZIRNIK YOK'
Konuşmasına, Türkiye Komünist Partisi tarafından hazırlanan Toplumcu Anayasa'dan maddeler okuyarak devam eden Kemal Okuyan, ''Yıkılmayacak bir cumhuriyet kurmak zorundayız'' dedi.
Okuyan sözlerine şöyle devam etti:
''Fabrikalar, tarlalar, ormanlar, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri bütün bunlar emekçi halkın malı olacak. Bakın bu gece başladığında en başta bir arkadaşımız tekrarladı Rusya’da devrim gerçekleştiğinde şöyle bir çağrı var: “Emekçi arkadaşlar, Toprağı, buğdayı, fabrikaları, iş aletlerini, yiyecek maddelerini, ulaşım araçlarını gözbebekleriniz gibi koruyun. Bütün bunlar bundan böyle tamamen sizin malınız, tüm halkın malı olacaktır.
Ne kadar güzel. Emekçi arkadaşlar fabrikaları, toprağı, budayı gözünüz gibi koruyun. Çünkü bunlar emekçinin. Ve buralarda üretim yapılacak. Bu üretimin sonunda elde edilen bütün değer, toplumun ihtiyaçları için gerekli pay ayrıldıktan sonra tüm emekçilere ücret olarak ödenecek. Nedir bu pay? Eğitim, sağlık, baraj, yeni teknolojiler için gerekli yatırımlar, parklar, kültür sarayları…
Koç’a, Sabancı’ya, Ağaoğlu’na beş kuruş yok. Saraya da beş kuruş yok. Yani… Ne yapmış oluyoruz, Havuzdaki kaçağı kapatmış oluyoruz.''
BÜTÜN BU HİZMETLER ÜCRETSİZ
''İnsanlar moral ve fiziksel açıdan kendilerini yeniden üretebilecekleri mekânlarda yaşama hakkına sahiptirler'' diyerek sözlerine devam eden Okuyan, sözlerini şöyle noktaladı:
''Bütün Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına ihtiyaçlarına uygun konut sunulur. Konutların deprem, sel ve öteki doğa olaylarından etkilenmeyecek yapıda üretilmeleri ya da bu özelliklere sahip duruma getirilmeleri için her türlü önlem alınır. Konutlarda ısınma, elektrik enerjisi ve su bedelsiz olarak sağlanır.
Kent içi ulaşım, toplu taşımacılığa dayanan bedelsiz bir kamu hizmeti olarak düzenlenir. Kent içi ve kentler arası ulaşımda karayollarının ağırlığı azaltılarak daha güvenli, rahat ve verimli ulaşım biçimleri yaygınlaştırılır.
Şimdi durayım. Soruyorum size böyle bir ülkede yaşamak istemez misiniz? Düşünsenize… Kadınla erkek eşit değildir diyemeyecek kimse, kadınlar öldürülmeyecek, heykellere tükürülmeyecek, bilim insanları holdinglerin insafına terk edilmeyecek, opera ve tiyatro binaları alış veriş merkezine çevrilmeyecek, farklı cinsel yönelimleri olanlar dışlanmayacak, hasta muamelesi görmeyecek…
Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir ülke…
Bunu istiyor muyuz?
Bu mümkün mü?
1917’de bunun mümkün olduğuna inanalar meseleye el koydular. Sovyetler Birliği’nde bütün bunlar gerçek olmaya başladı. Denizi geçtiler derede boğuldular. Bazı hatalar yaptılar, düşmanı yani emperyalizmi, kapitalizmi biraz hafife aldılar. Yıkıldı Sovyetler Birliği… Aynı güç Türkiye Cumhuriyeti’ni de ortadan kaldırdı.
O halde ne yapacağız? Daha iyisini yapacağız. Sosyalizm Cumhuriyete Çoook yakışacak Çoook!''
Kemal Okuyan'ın sahneyi müzisyen Gülcan Altan aldı. Altan, Boyun Eğme isimli şarkıyı seslendirdi.
Ardından 'Nâzım Sahne' oyuncuları sahneye çıktı.
Şair Nihat Behram, 'Dövüşe dövüşe yürünecek' isimli şiirini okudu.
Avrupa Komünist İnisiyatifi'nin Türkiye'nin emekçi halkına mesajı okundu.
Yunanistan Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Dimitris Arvanitakis ve İspanyol Halklarının Komünist Partisi Genel Sekreteri Astor Garcia etkinliğe katılanlara seslendi.
Etkinlik, Enternasyonal'in okunmasıyla son buldu.

"Efeler, Türk bayrağı ve Atatürk... Komünistler iki Cumhuriyet'i böyle kutladı!" haberi, 28 Ekim 2017 tarihinde yazılmıştır. 28 Ekim 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.