Ünlü hacker grubu Anonymous, Trump ve Epstein dosyalarıyla ilgili gerçekleri paylaşacağını açıkladı

Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgeler gündemdeki yerini korurken, Anonymous da dosyalardaki sansürlerin aşılabildiğini öne sürerek bazı kayıtları kamuoyuyla paylaştı. Belgelerde Donald Trump’ın adının çok sayıda kez geçtiği iddiası tartışma yarattı, işte detaylar...
Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgeler üzerindeki tartışmalar sürerken, Anonymous grubu da dosyalara ilişkin dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Grup, bakanlığın internet sitesinde yayımlanan ve bazı bölümleri karartılan belgelerdeki bilgilerin teknik yöntemlerle görünür hale getirilebildiğini öne sürdü.
Anonymous’un paylaşımına göre, belgelerdeki sansürlenmiş metinler seçilip kopyalanarak başka bir belgeye aktarıldığında karartıldığı düşünülen bazı ifadelerin ortaya çıkması mümkün oldu. Ayrıca belgelerde arama yapılarak Donald Trump’ın adının 600’den fazla kez geçtiğinin görülebileceği iddia edildi.
EPSTEIN DOSYALARI MİLYONLARCA SAYFAYA ULAŞTI
ABD Adalet Bakanlığı, Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası kapsamında 30 Ocak 2026'da 3 milyondan fazla yeni sayfa yayımladı. Bakanlığın açıklamasına göre bu paket içerisinde 2 binden fazla video ve yaklaşık 180 bin görsel de bulunuyor. Önceki yayımlarla birlikte kamuoyuna açılan materyallerin toplamı yaklaşık 3,5 milyon sayfaya ulaştı.
Bakanlık, dosyaların Epstein ve Ghislaine Maxwell hakkındaki Florida ve New York davalarının yanı sıra FBI soruşturmaları ve Epstein'ın ölümüyle ilgili incelemeler gibi farklı kaynaklardan toplandığını bildirdi.
Belgelerde mağdurların kimliklerinin ve diğer özel kişilere ait bilgilerin korunması amacıyla sansür uygulandığı da belirtildi. DOJ ayrıca yayımlanan materyallerin tamamının doğrulanmış bilgiler olarak değerlendirilmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
TRUMP'IN ADININ GEÇMESİ TARTIŞMA YARATTI
Epstein dosyalarında Donald Trump'ın adının geçmesi de tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında yayımlanan belgelerde bulunması, tek başına herhangi bir suç işlediği anlamına gelmiyor.
ABD Adalet Bakanlığı da yayımladığı materyaller arasında kamu tarafından FBI'a gönderilmiş sahte veya gerçeğe aykırı belge, görüntü ve videolar bulunabileceğini açıkladı. Bakanlık, özellikle 2020 seçimleri öncesinde FBI'a sunulan ve Trump hakkında ortaya atılan bazı iddiaların asılsız olduğunu savundu.
Öte yandan Epstein dosyalarının kamuoyuna açıklanması sürecinde sansürlerin kapsamı da ABD'de siyasi tartışmalara neden oldu. Temsilciler Meclisi Denetim ve Hükümet Reformu Komitesi daha önce Epstein'la ilgili 33 bin 295 sayfalık kaydı kamuoyuna sunmuştu.
DOSYALARDAKİ KAYITLARIN DOĞRULUĞU ÖNEM TAŞIYOR
Epstein soruşturmasıyla ilgili belgelerin çok büyük bir bölümünün yayımlanması, dosyalardaki bilgilerin nasıl yorumlanacağı konusunu da beraberinde getirdi. ABD Adalet Bakanlığı, mağdurların kimliklerinin korunması için gerekli sansürlerin uygulandığını belirtirken, kamuoyuna açılan belgelerin bir kısmının doğrulanmamış ihbar ve materyaller içerebileceğini özellikle vurguladı.
Bu nedenle Anonymous tarafından gündeme getirilen iddialar ile resmi soruşturma kayıtlarında doğrulanmış bilgiler arasında ayrım yapılması gerekiyor. Epstein dosyalarının yayımlanmasıyla birlikte Donald Trump başta olmak üzere çok sayıda tanınmış kişinin adının belgelerde geçmesi, tek başına bu kişilerin Epstein'ın suçlarına dahil olduğunu göstermiyor.
"Ünlü hacker grubu Anonymous, Trump ve Epstein dosyalarıyla ilgili gerçekleri paylaşacağını açıkladı" haberi, 11 Eylül 2026 tarihinde yazılmıştır. 11 Eylül 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.