Netanyahu'nun Uykularını Kaçıran Film: Yönetmenleri Ölümle Tehdit Ettiler!

Netanyahu'nun Uykularını Kaçıran Film: Yönetmenleri Ölümle Tehdit Ettiler!

Gazze’de İsrail ordusunun hedef belirleme yöntemlerini ve sivillerin öldürülmesini ele alan NAZA belgeseli, Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü kazandı. Yapımın ardından yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor, İsrailli yetkililer ve aşırı sağcı grupların hedefi oldu. İşte detaylar...

Gazze’de İsrail ordusunun hedef belirleme yöntemlerini, yapay zekâ destekli sistemleri ve sivillerin öldürülmesini konu alan NAZA isimli belgesel, 12 Eylül’de Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Film, festivalde yaklaşık 25 dakika boyunca ayakta alkışlandı.

Ancak ödülün ardından belgeselin İsrailli yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor, İsrail hükümeti, ordu yetkilileri ve aşırı sağcı grupların hedefi haline geldi. Yönetmenlere yönelik vatandaşlıktan çıkarma çağrılarının yanı sıra hukuki işlem ve ölüm tehditleri de gündeme geldi.

BELGESELDE İSRAİL ORDUSUNUN HEDEFLEME YÖNTEMLERİ ELE ALINDI

Belgeselin merkezinde, İsrail ordusu ve istihbarat birimlerinde görev yapmış 24 kişinin anonim tanıklıkları yer alıyor. Yönetmenler, bu kişilerin Gazze’deki hedef belirleme süreçleri, yapay zekâ destekli sistemler ve saldırılarda öngörülen sivil kayıplar hakkında bilgi verdiğini belirtti.

Yapımda, İsrail ordusunun Gazze’de gerçekleştirdiği saldırılarda sivillerin öldürülmesine ilişkin iddialar ve hedef belirleme süreçleri ele alınıyor. Filmde yer alan tanıklıklar, askeri operasyonlarda sivil kayıpların nasıl değerlendirildiğine dair anlatımlar içeriyor.

İSRAİL ORDUSU İDDİALARI “CİDDİ VE YANLIŞ” OLARAK NİTELEDİ

İsrail ordusu, belgeselde yer alan iddiaları reddetti. Ordu tarafından yapılan değerlendirmede, özellikle anonim kaynakların kimliklerinin doğrulanamadığı ileri sürüldü. İsrail ordusu, filmdeki iddiaları “ciddi ve yanlış” ifadeleriyle nitelendirdi.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise belgesel ve yapımda görev alan kişiler hakkında olası hukuki adımların incelenmesi talimatını verdi. Zamir ayrıca filmde kullanılan materyallerin gizli bilgiler içerip içermediğinin araştırılmasını istedi.

Zamir, belgeselin “kan iftiralarına”, gerçekliğin kasıtlı biçimde çarpıtılmasına ve İsrail askerleri ile komutanlarına yönelik ağır ve yanlış suçlamalara dayandığını öne sürdü.

YÖNETMENLERİN VATANDAŞLIKTAN ÇIKARILMASI İSTENDİ

Yönetmenlere yönelik ilk resmi tepkilerden biri İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar tarafından geldi. Zohar, Yuval Abraham ve Rachel Szor’u “devlete ihanet” etmekle suçlayarak İsrail vatandaşlıklarının iptal edilmesini istedi.

Zohar ayrıca belgeselin hazırlanmasında kullanılan materyallerin yönetmenlere nasıl ulaştığının araştırılmasını talep etti. Bu materyallerin elde edilmesi veya yayımlanmasının savaş sırasında “düşmana yardım” kapsamına girip girmediğinin de soruşturulmasını istedi.

Bakan, belgeselin Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü kazanmasını eleştirerek yapımın İsrail’e yönelik uluslararası baskıyı artırdığını savundu.

NETANYAHU'DAN İKİ YENİ YASA TASARISI AÇIKLAMASI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, NAZA belgeseli çevresinde yaşanan tartışmaların ardından yeni yasa tasarıları hazırlanacağını açıkladı. Netanyahu, İsrail askerlerini ve devleti yurt dışında “karalayan” kişilere yönelik iki ayrı hükümet tasarısı üzerinde çalışılacağını ifade etti.

Tasarıların ilkinde, İsrail askerlerini karaladığı iddia edilen kişilerin vatandaşlığının iptal edilmesine imkân sağlanması değerlendiriliyor. İkinci tasarıda ise hakaret ve itibar davalarında talep edilebilecek tazminat miktarının ciddi biçimde artırılması öngörülüyor.

Netanyahu, belgeseli gündeme getirerek filmin İsrail askerlerini “savaş suçluları” olarak gösterdiğini öne sürdü. Başbakan daha önce yaptığı açıklamalarda NAZA’yı “şoke edici” olarak nitelendirmiş ve İsrail karşıtı antisemitik kışkırtmanın ülke içinden gelmesini “katlanılamaz” olarak değerlendirmişti.

HERZOG, VATANDAŞLIKTAN ÇIKARMA İHTİMALİNİ REDDETTİ

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, yönetmenlerin vatandaşlıktan çıkarılması yönündeki çağrılara ilişkin açıklama yaptı. Herzog, böyle bir uygulamanın gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, vatandaşlıktan çıkarma önerisini “tamamen ilgisiz” olarak değerlendirdi. Böylece hükümet kanadından gelen çağrılara karşı farklı bir tutum ortaya koydu.

BEN-GVİR YÖNETMENLERİ ÜLKEYİ TERK ETMEYE ÇAĞIRDI

Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de belgeselin yönetmenlerini hedef aldı. Ben-Gvir, Abraham ve Szor’u İsrail halkı için “utanç” ve “rezalet” olarak nitelendirdi.

Yönetmenlere ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulunan Ben-Gvir, ikilinin Hamas tarafından “dost” olarak karşılanacağını iddia etti.

ESKİ İSRAİLLİ YETKİLİLERDEN DE TEPKİ GELDİ

NAZA belgeseline yönelik eleştiriler yalnızca hükümet kanadıyla sınırlı kalmadı. Eski Genelkurmay Başkanı ve Netanyahu’nun siyasi rakiplerinden Gadi Eisenkot, filmin İsrail’e ve askerlere zarar veren “çarpıtılmış ve tek taraflı” bir tablo sunduğunu savundu.

Eski Başbakan Naftali Bennett ise yapımı İsrail askerlerine yönelik “korkunç bir kan iftirası” olarak değerlendirdi.

Eski rehine Eliya Cohen de yönetmenlere yönelik sert ifadeler kullandı. Cohen, Abraham ve Szor’un fotoğraflarının sokaklarda teşhir edilmesini ve insanların yönetmenlere tepki göstermesini istedi. Bir başka eski rehine olan Rom Braslavski ise ikiliyi “hain” olarak nitelendirdi.

SZOR'UN AİLESİNİN EVİ ÖNÜNDE “HAİNLERE ÖLÜM” SLOGANLARI

Belgesel etrafındaki gerilim 16 Eylül akşamında sokak gösterilerine de yansıdı. Onlarca aşırı sağcı gösterici, yönetmen Rachel Szor’un ailesinin İsrail’in merkezindeki Savyon’da bulunan evinin önünde toplandı.

Göstericiler arasında aşırı sağcı aktivist Mordechai David de yer aldı. Protestocuların “hainlere ölüm cezası” sloganları attığı anlar görüntülendi. Bazı göstericilerin ellerinde, İsrail askerlerinin hayatını kaybetmesine ilişkin “ihanet” ifadelerinin bulunduğu pankartlar taşıdığı görüldü.

Reuters tarafından yayımlanan görüntülerde ise İsrail’in Aşdod kentinde Abraham ve Szor’un isimleri ile fotoğraflarının bulunduğu bir duvar yer aldı. Fotoğrafların yanında İbranice “hainler” ifadesinin yazıldığı görüldü.

YÖNETMEN ABRAHAM: İSRAİL HALA BENİM EVİM

Yönetmen Yuval Abraham, yaşanan gelişmelere rağmen İsrail’in kendisi için hâlâ evi olduğunu söyledi. Abraham, NAZA belgeselinin İsrail’de de gösterilmesini istediğini belirtti.

Abraham ayrıca yapımın mümkün olduğunca geniş bir İsrailli izleyici kitlesine ulaşması için çalışacaklarını ifade etti. Yönetmenin açıklaması, belgeselin İsrail içinde de izleyiciyle buluşması yönündeki talebini ortaya koydu.

Haber akışınızı siz yönetin. ABC Gazetesi’ni Google’a kaynak olarak ekleyin.

"Netanyahu'nun Uykularını Kaçıran Film: Yönetmenleri Ölümle Tehdit Ettiler!" haberi, 17 Eylül 2026 tarihinde yazılmıştır. 17 Eylül 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.