Düello

Düello

Ali Kaya Soysal   Duello kültürü batıdan doğmuştur, anavatanı Britanya Adalarıdır. Kökeninde mertlik ve centilmenlik yatan kılıç veya silahla yapılan bir çeşit açık dövüştür. Bizim topraklarımızda ise "pusu" kültürü...

Ali Kaya Soysal

   Duello kültürü batıdan doğmuştur, anavatanı Britanya Adalarıdır. Kökeninde mertlik ve centilmenlik yatan kılıç veya silahla yapılan bir çeşit açık dövüştür. Bizim topraklarımızda ise "pusu" kültürü hakimdir. Ne yazık ki bazı istisnalar dışında, Orta Doğu, Arap ve Anadolu coğrafyasında bu kalleş ritüel yüzyıllardır sürmektedir.

   Dün geceki Beşiktaş Trabzon karşılaşmasında bu istisnalardan birini yaşadık. Şöyleki; önceki hafta sonu bir derbi oynandı ligimizde ve bu derbi Fenerbahçe - Beşiktaş derbisiydi. Bütün bir hafta tartışıldı, hakemiyle, verilen, verilmeyen penaltılarıyla, gösterilen, gösterilmeyen kartlarıyla, sahada iyi niyetten yoksun futbolcularıyla, atmosferin gerginliğiyle, yöneticilerin seviyesiz demeçleriyle...Yani tam bir pusu kültürü..

   Oysa, dün geceki maç mertliğin, centilmenliğin sahaya yansıması şeklinde oynandı. Buna gerek fiziki mücadele, gerekse teknik düzeydeki kalitede eklenince ortaya tadına doyum olmayan bir futbol resitali çıktı. Yani tam bir düello kültürü..

  Bir hafta önce oynan maçta eski futbolcusuna, Caner’e, ısınmaya çıktığından maçın son düdüğüne kadar küfür eden bir seyirci topluluğu, dün gece ise aynı konumdaki Olcay’a sunulan sevgi tezahüratları ve çiçekler. Hatta, attığı golden sonra sevinemeyen eski futbolcusunu alkışlamak, bunlar batı futbolunda yıllardır imrenerek izlediğimiz manzaralardı..
 

  Tüm bunlara ek olarak stadı dolduran 40 bine yakın Beşiktaş taraftarıyla 2 bin civarındaki Trabzonlu seyircinin birbirlerine sataşmadan sadece takımlarını teşvik etmeleri, maçın hakemi Fırat Aydınus’un bu güzelliklere katkı yapması, Beşiktaş ve Trabzon arasında futbol duellosunun  skorada yansıması futbolseverlerin gözlerinin ve gönüllerinin pasının silinmesini sağladı..

   

  Maç öncesi İnönü Stadına yürüyen Karadenizlilerin "İzmir Marşını" söylemeleri, tribünlerde  her iki tarafın hep birlikte aynı marşı haykırmaları ülkemizdeki insanları ayrıştırmaya kalkanlara verilen yanıtlardan biriydi.

  Bunca olumlu faktörlerin ardından bir tutam keçi boynuzuyla mutlu olup yetinelim mi, yoksa dünkü maç ortamının ilerleyen haftalara örnek olmasını mı dileyelim, ikincisi tabi değil mi? Hiç ümidim olmamasına karşın "umarım" deyip 90 dakikanın içine girelim.
 

  İstanbul’un yağmurlu bir sonbahar akşamında iki taraf ellerindeki en güçlü kadrolarıyla sahaya çıktılar. Beşiktaş geçen haftaki "pusu" da yitirdiği Quaresma, Atiba ve Oğuzhan’dan mahrum maça başlarken, yerlerine oynayan Lens ve Medel’in performansları merak konusuydu, tıpki ilk kez onbir de başlayan Negredo gibi. Necip’in sağbek de tercih edilmesi de enteresandı. Eğer Gökhan Gönül iyileşmiş, kulübede oturuyorsa..

  Ersun Yanal ise, Yusuf Yazıcı ve Rodallega’yı hamle oyuncusu olarak yedekleyerek onbir tercihini yapmış, pratik de doğru yaptığınıda gördük. Çünkü Yusuf ikinci yarıda Trabzon’u hücuma iten en büyük etkendi, Rodallega ise son 10 dakika hem beraberlik golünü attı, hem de varlığıyla Beşiktaş savunmasının ileriye çıkmasını önledi..
 

   90 dakikanın ilk devresinde Beşiktaş rakibinden üstündü, yarının büyük bölümü Trabzon ceza alanı civarında gol girişimleriyle geçti. Babel forvetin en gözdesi, Negredo pasör ve şutör, Lens driplingleri ve alan değiştirmesiyle yıpratıcı, Talisca çok etkiliydi. Orta alanda Tolgay haftalardır sürdürdüğü formuna devam ettirirken Medel ön libero pozisyonunda Atiba’nın şimdilik alternatifi olamayacağını ispatladı. Kanadalının yokluğunda bu yerin sahibi kesinlikle Neciptir. Beşiktaş’ın alt yapıdan yetişen kaptanı sağbek oynayamaz, ilk devre oyunun atak bölümünde sağ taraftan tek bir orta yapabildi Necip. O ortayı da kontrolsüz yaptığı için uzak direk üst köşesinden  ağlara takılacakken son anda Onur kornere attı..

  Savunmada Pepe sigorta, Tosic çok çalışkan, hamleleri yerinde, ama topu oyuna sokmada eksikleri var, Caner’in işi ise çok zordu, karşısında Abdülkadir gibi çok yetenekli, çabuk bir kanat oyuncusu varken atağa çıkıp ortalar yapmakta zorlandı. Fabricio’nun  Olcay’ın golüne yapabileceği bir şey yoktu. Diğer rakip ataklarında ise başarılıydı.

  Devre Talisca’nın Babel ile yaptığı verkaç sonucu vurduğu harika şutla öne geçmesi ve Abdülkadir’in Olcay’a nefis pasını  eski Beşiktaşlının gole çevirmesiyle 1-1 kapandı.
 

  "Tribündeki" Şenol Güneş’in ikinci yarıya başlarken yaptığı Medel Necip pozisyon değişikliği yukarıdaki satırlarımı adeta doğruladı .Ancak, iyi oynayan, etkili Negredoyu , üstelik 1-1 iken 57.dakika da oyundan almasını doğru bulmadığımı belirtmeliyim. Çok erkendi bana göre. Kulübedeki tepkisi bundandı, Şenol Hoca, Negredo’ya ilk kez onbirde başladığı önemli bir maçta böyle davranırsa ve devam ederse bu oyuncuyu kaybeder..

  Bir dakika sonra Talisca’nın ara pasına atak yapan Lens göze hoş gelen bir gole imza atarken skoru 2-1 e taşıdı. Bu andan itibaren maçın sonuna kadar sürecek Trabzon baskısı başladı. Oyuna giren Yusuf, Abdülkadir başta olmak üzere bekleriyle de hücuma çıkan bordo-mavililer oyunu Beşiktaş sahasına yıktılar. Bu arada belirtmeliyim Burak hiç yoktu oyunda.

  Fabricio’nun kurtardığı net 2 gol pozisyonun dışında auta giden şutlar her an beraberlik golünün geleceğini fısıldıyordu. Ancak son 10 dakikaya girildiğinde Beşiktaş’a maçı koparacak net bir fırsat geldi, sağ kanattan süratle Trabzon ceza alanına inen Lens Onur’la karşı karşıya kaldığında iyi vurabilse veya egoistlik yapmayıp boştaki Cenk’e verse 3-1 olurdu. Birde üstelik dönen top sağdan ortalandı ve Rodallega’nın kafasından Fabri’nin uzanmasına  rağmen direkten yarım metre içeriye düşerek beraberlik golü geldi..

 Sonuç olarak , iki takımında kazanabileceği bir maç berabere bitti. Duello adil sonuçlandı, ölen olmadığı gibi, onca güzellikten sonra binlerce spor severin ruhları tekrar canlandı.

"Düello" haberi, 02 Ekim 2017 tarihinde yazılmıştır. 02 Ekim 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.