Dev-Yol'un tarihsel lideri Müftüoğlu'ndan 40'ıncı yıl çağrısı: Karanlığa karşı birleşelim

Dev-Yol'un tarihsel lideri Müftüoğlu'ndan 40'ıncı yıl çağrısı: Karanlığa karşı birleşelim

Ankara’da 3 Haziran günü “Köklerini insanlığın özgürlük kavgasından alan; altmışlardan yetmişlere gelen genç ölümlerin üzerinde çoğalan bir mücadelenin 40. yılındayız'' diyerek bir kez daha birliğe, dayanışmaya...

Ankara’da 3 Haziran günü “Köklerini insanlığın özgürlük kavgasından alan; altmışlardan yetmişlere gelen genç ölümlerin üzerinde çoğalan bir mücadelenin 40. yılındayız'' diyerek bir kez daha birliğe, dayanışmaya ve geleceğe çağrı yapıldı. Devrimci mücadelenin farklı anlarına eşlik eden her yaştan katılımcıların ortak çağrısını arkadaşları adına Oğuzhan Müftüoğlu yaptı. 

Ankara'da ODTÜ Vişnelik Yerleşkesi'ndeki Mezunlar Derneği tesislerinde gerçekleşen buluşma, Türkiye solunun önemli bir yıldönümüne işaret ediyordu. Devrimci Gençlik dergisinin 1975'te yayınlanmaya başlamasının ardından, onun bir devamı olarak 40 yıl önce, 1977'de Devrimci Yol dergisinin yayın hayatına başlamasına işaret ediyordu bu büyük buluşma. Türkiye solunun ünlü ve en yaygın örgütü olan, THKP-C kökenli Devrimci Yol hareketinin çıkış yıldönümüydü. Bir anma ve kesintisiz mücadeleye devam demek için bir araya geldi Dev-Genç'liler ve Devrimci Yol'cular.

Buluşma, Türkiye halklarına umut olmanın, “hayır bitmedi'' diye haykırabilmenin, “biz kazanacağız'' deme cüretini göstermenin arkasında yatan güç olan devrimci tarihimize saygı duruşuydu. O tarih ki, faşizme karşı devrimci bir yol açarak ilerleyen, emekçilerin, gençlerin, kadınların tarihi, bitmeyen, bitmeyecek yürüyüşün tarihi. Ama esas olarak bugüne dair bir çağrıydı. Birliğe, dayanışmaya ve mücadeleye bir çağrı. Bugüne dair çağrının en iyi ifade edildiği an ölen arkadaşlarımızın fotoğraflarını taşıyan gençlerin varlığıydı.

Etkinliğin hazırlık aşamasında yapılan çağrı bir kez daha kürsüden yapıldı. Kürsüden bu çağrı devrimci hareketin 1960’lı yıllarından başlayarak her sürecinde yer alan Oğuzhan Müftüoğlu tarafından ifade edildi. Devrimci Yol'un entelektüel ve siyasi lideri Oğıuzhan Müftüoğlu'nun arkadaşları adına, bu buluşmadan bütün Türkiye'ye yaptığı çağrı şöyle:

ÇAĞRIMIZ SİZLERE
»Kimilerinizle 50 yılı bulan, kimilerinizle 40 yıldır süren, genç kuşaklarla buluşarak büyüyen uzun bir yolculukta bugün de hep beraberiz. Bu buluşma, geçmişi hatırlamak, bu yolda kaybettiklerimizi anmakla sınırlı olarak görülmemeli. Asıl olarak bugünkü karanlık gidişata karşı çok daha büyük birlikler oluşturarak mücadele etmeye bir çağrı olarak anlaşılmalıdır. Elbette geçmişten birlikte yürüdüğümüz arkadaşlarımıza ve ötesinde tüm ilerici, devrimci, yurtsever kesimlere bir çağrı olarak anlaşılmalıdır.

»Bizler yalnızca bugün birlikte değiliz. 2010 referandumunda bu ''yetmez ama evetçilere’ ve onun öncesinde ÖDP içinde karşılaştığımız bu çizgiye karşı mücadelede birlikteydik. 2010’da da 17’de de HAYIR mücadelesi içinde birlikteydik. Gezi direnişinde birlikteydik. Nihayet, 16 Nisan referandumunda hepimizin ama özellikle genç ve kadın arkadaşlarımızın katkısıyla renk kattıkları HAYIR mücadelesinde birlikteydik. Bu buluşmayı benim için anlamlı kılan Türkiye’nin bügün karşı karşıya bulunduğu bu ortamda daha ciddi bir birlikteliğe, bizim şimdiki Haziran Hareketi içerisinde gerçekleştirdiğimiz ve bu Hayır mücadelesi içerisinde çok büyük değer kazanan birlikteliğimizi aşan daha büyük birlikteliğe ihtiyacımız olduğunu bilmekten gelen düşüncelerimizdir.

DEVRİMCİ YAŞADIĞI ÇAĞDAN SORUMLU OLANDIR
»Devrimci siyaset sorumluluktur. Ülkesinden,memleketinden ve çağından sorumluluk duymaktır. Devrimci siyasetin,özellikle bizim devrimci siyasetimizin temelinde bu anlayış yatar. Her türlü dogmatizme karşı ve her türlü kitabi, basma kalıp siyaset anlayışına karşı siyaseti gökten yere indiren ülkenin, tarihin sorunlarına karşı devrimci bir duruş takınmayı ve ülkenin, halkın çıkarları neyi gerektiriyorsa kendi örgütünün ,siyasetinin değil halkın çıkarının gerektirdiğini öne alan bir siyaset anlayışına sahip olmasıdır. Devrimci Yol’u zannederim geçmişten bugüne yaşatan da budur. Geçmişteki bütün değerli özelliklerin içerisinde en önemlilerinden bir tanesi budur.

»Herkes Devrimci Yol’a birçok şey atfedebilir. Değişik yönlerden değerli yönlerini bulabiliriz. Ben yazılarımda da ifade ettim, bizim en önemli özelliklerimizden bir tanesi kendi örgütümüzü, kendi grubumuzu, kendimizi değil ülkenin karşı karşıya bulunduğu durum karşısında siyasetin gerekleri neyse, halkın çıkarları neyse onu ön planda tutan bir anlayışa sahip olmamızdı.

BİZE BİÇİLEN HAYATA RAZI DEĞİLİZ
»Türkiye çok ciddi, kapkara bir geleceğin eşiğinde. Umutsuz değiliz çünkü son referandum sonuçları, hepinizin bildiği gibi, bir yanı ile bizim için büyük bir başarı. “Hayır'' Türkiye’de çok büyük umut yaratan bir sonuç olarak ortaya çıktı. Siyasetin realitesi ister hile deyin, ister başka bir şey bugün böylesi bir baskı rejiminin tekleştirildiği ve ülkenin geleceğinin karartıldığı, emperyalizmin bölge politikaları doğrultusunda çok daha tehlikeli ve karanlık gelecekleri ile karşı karşıya kalmaya gebe bir durumda.

»Bugün gördüğümüz en önemli şeylerden birisi bir yandan umut var, resmen kabul ettikleri yüzde elli oranında bir Hayır oranı var. Bundan daha da önemlisi referandum öncesinde bunu BirGün’de dile getirmiştim yüzde 50’nin etkisinden daha fazla açığa çıkmış olan bir umut var, büyük bir direnç var.

»Bütün dünya gördü ki bize dayatılmak istenen bu karanlık rejime kısaca söyleyecek olursak bir din perdesi, din örtüsü altında saklanmak istenen yağma ve talan düzenine razı olunmayacaktır. Ama Türkiye’de Hayır cephesine de baktığımız zaman, geniş toplum kesimlerine de baktığımız zaman ülkenin geleceğinden daha umutlu olabilmek için daha fazlasına ihtiyacımız var. Halka daha fazla umut verecek birlikteliklere ihtiyaç var.

DAHA BÜYÜK BİRLİKTELİKLER VURGUSU
»Herkes görüyor ki bugün hakikaten parlamento değersizleştirildi, itibarsızlaştırıldı. Parlamentodaki partileri kastetmiyorum ama parlamentonun kendisi, yaptıkları değişiklerle adına başkanlık sistemi dedikleri tuhaf sistem içerisinde bütünü ile değersizleştirilmiş bir durumda. Bu parlamento içerisinde, parlamentodaki dört partinin varlığı altında bu siyasal güçlerle Türkiye toplumu kendisi için bir gelecek göremiyor.

»Bizim Haziran Hareketi’nin, devrimcilerin, bir umut ışığını büyütmeye, daha büyük birliktelikler yaratmaya ihtiyacı var. Ülkenin buna ihtiyacı var. Bu yüzden ben bugünkü mütevazı ve anlamlı bulduğum bu toplantıyı, buradan bizi izleyen, ne yapacağımıza bakan Türkiye toplumuna sesleneceğimiz bir çağrı gecesi olarak görüyorum. Esas olarak buna değer veriyorum.

»Buradan sizin adınıza sesleniyorum; bütün devrimci ilerici arkadaşların, güçlerin en büyük sorumluluğu; bu ülkenin karşı karşıya bulunduğu bu büyük felaket günlerinde kendi kulübelerinin içerisine çekilmek, kendi cam kafeslerinin içerisine çekilip kendi gruplarını büyütmeye çalışmak değil, halkın geleceğe daha büyük umutla bakabilmesini sağlayacak daha büyük birliktelikler yaratmak olmalıdır.

UMUT OLMALIYIZ
»Biliyorsunuz bizim hareketin içerisinde, devrimci hareketin içerisinde yine bu yumruklu yıldızın sevdalısı olmuş birçok arkadaşımız bizimle değil bazıları tek tek kendi hallerinde kalmış durumda, bazıları değişik gruplar içerisinde, bizlere karşı eleştirileri olanlar da var. Evet haklı olanları var eleştirilerin, haksız olanları var. İstedikleri kadar haksız olsun yapılan eleştirilere saygı duyarım.

»Gerçek dışı ve saygısızca şeylere yönelmediği sürece farklı bakan insanlara saygı duyulmasının doğru olduğunu düşünen insanlardan biriyim. Bunların bir tarafa bırakılması gerekir; eğer Devrimci Yol düşüncesine sahip insanlarsa. Her şeyin ötesinde kendi öznel düşüncelerini, kırgınlıklarını bir kenara bırakıp devrimci olmanın gerektirdiği bir tutum içerisinde olunması ve daha büyük bir birliktelik içerisinde halkımıza gelecek açısından daha büyük bir umut verilmeli bunun için mücadele edilmelidir.

»Bir yanı umutsuz gibi görünüyor, referandumun hemen öncesinde söyledim Ankara’da yaptığımız toplantıda. Bunu burada tekrar edeyim; dedim ki “Ben Hayır’ın mutlaka kazanacağına inanıyorum. Ama hani zayıf bir ihtimal olarak da görsem, kazanabilirler ama bu onların da felaketi olacaktır diye söylemiştim.

»Hiçbir şekilde rahat etmeyecekler, bu ülkenin yarısından fazlasının kabul etmediği rejim asla geçerli olmayacaktır. Sonları da kendileri için hiç de hayırlı olmayacaktır. Bunu inançla söylüyorum, bu inançla mücadele edilmeli, bu inanç büyütülmelidir.

»Tarihin doğruladığı doğru devrimci siyaset anlayışı ışığında bugün ülkenin karşı karşıya bulunduğu sorunlara çözüm üretildiği zaman, doğru mücadele yöntemleri hayata geçirildiği zaman sahip olduğumuz umut ve inanç hayatta karşılığını bulacaktır. Ben Türkiye’nin taşıdığı potansiyelin bunun için mümkün olduğunu, bizim buradan başlattığımız çağrının, bu buluşmanın, bu konuda atılmış bir adım olmasını ümit ediyorum.

"Dev-Yol'un tarihsel lideri Müftüoğlu'ndan 40'ıncı yıl çağrısı: Karanlığa karşı birleşelim" haberi, 06 Haziran 2017 tarihinde yazılmıştır. 06 Haziran 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.