Dervişoğlu’ndan İktidara Bese Hozat Çıkışı: “Kimlere Ne Söz Verdiniz?”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında PKK elebaşı Bese Hozat’ın “Af istemiyoruz, bizi yargılayamazsınız” sözlerini gündeme taşıdı. Dervişoğlu, hükümete sert eleştiriler yönelterek yanıt bekleyen sorular sordu. İşte detaylar…
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair sert açıklamalarda bulunmuş oldu. Terör örgütü PKK'nın elebaşlarından Bese Hozat'ın "Biz af istemiyoruz, siz bizi yargılayamazsınız" çıkışını hakkında Dervişoğlu, iktidara seslenerek "Siz kimlere ne sözler verdiniz de milletinize yalan söylemekten çekinmiyorsunuz?" diye sordu.
Dervişoğlu, süreçle ilgili çok sert uyarılarda bulunurken, ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarından Şırnak'taki Barzani ziyaretine, ekonomiden yargı bağımsızlığına kadar pek çok başlıkta hükümeti topa tuttu.
İşte Dervişoğlu'nun konuşmasının öne çıkanlar:
"ÖRGÜTLE DEVLETI EŞIT GÖREN BIR CÜRET VAR"
Konuşmasının en çarpıcı bölümünde, PKK'lı Bese Hozat’ın açıklamalarına atıfta bulunan Dervişoğlu, şunları söyledi:
"Bir başka ele başının açıklaması asıl büyük tehlikeye işaret ediyor. 'Siz bizi yargılayamazsınız. Biz af maf istemiyoruz' diyor. 'Suç işlemedik ki af isteyelim' diyor. 'Biz özgürlük mücadelesi verdik' diyor. Bakın bu cüretin kaynağı ne biliyor musunuz? Devletle örgütü eş tutanlardır. Ele başına barış güvercini ve danışman muamelesi yapanlardır.
Bir terörist 'siz bizi yargılayamazsınız, af falan da istemiyoruz' diyorsa, örgütle devleti kesinlikle eşit görüyordur. Bu cüretin sebebi budur. Türkiye'yi bu uçuruma sürüklemekte ısrar edenler, bilmem artık gerçeği fark edip aklı selime yönelebilirler mi? Yoksa bu cüretin yol açtığı bedel her geçen gün büyüyecektir. Türkiye'yi yönettiğini zannedenler sesleniyorum. Allah aşkına, siz kimlere ne sözler verdiniz de milletinize yalan söylemekten çekinmiyorsunuz? Sizi kimler neye zorunlu bıraktı da devletimizin onurunu bu çapulculara çiğnetiyorsunuz? Yetti artık, yetti, yetti artık kendinize gelin. Yanlış yoldasınız ve kendinizi düzeltin."
"TERÖRSÜZ TÜRKIYE MASALI BIR TUZAKTIR"
İktidarın "Terörsüz Türkiye" söylemini 'Abdullah Öcalan’ı serbest bırakmak için kurgulanmış bir tuzak' olarak niteleyen Dervişoğlu, sürecin işleyişini şu şekilde eleştirdi:
"Terörsüz Türkiye masalını anlatmaya başladıkları ilk günden bu yana hep söylüyorum. Bu süreç, cani başını serbest bırakmak için kurdukları bir tuzaktır. Gelsin mecliste konuşsun, umut hakkından yararlansın. İşte bu niyetin ispatıdır. İktidarın büyük ortağı bir senedir bu iddiamızı ret ediyor. Çünkü milletimizin bunu kabul etmeyeceğini çok iyi biliyor. Küçük ortağın ne de olsa siyasi bir sorumluluğu yok. O almış gazı gidiyor. Bakın bir senenin sonunda işler geldi ve nerede tıkandı? Terörist başı serbest bırakılmadan artık örgüt adım atmayacakmış. Ayrıca silahları bırakmamışlar. İyi niyet göstergesi olarak bir bölümünü yakmışlar. Bunu örgütün ele başlarından biri söylüyor.
Cani başının örgüte silah bırakın, kendinizi feshedin çağrısından sonra mangalda tüfek şovuyla, 25 tane teröristin sınır dışına çıkış şovuyla milletimize ne dediler? PKK kendini feshetti ve silah bıraktı dediler. Hala da utanmadan diyorlar. Peki bu örgüt kendini feshettiyse, bu ele başı nasıl oluyor da çıkıp devlete şart koşabiliyor? Demek ki örgüt hala var ve tıkır tıkır ihanetine devam ediyor."
"AMERIKAN BÜYÜKELÇISI MÜSTEMLEKE VALISI GIBI AT KOŞTURUYOR"
Dervişoğlu, ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ın Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılışına dair verdiği tarihe şu sözlerle tepki gösterdi:
"Geride bıraktığımız hafta, iktidarın yerli ve milli nutuklarıyla gerçek eylemleri arasındaki uçurumu gösteren gene ibretlik bir haftaydı. Yıllardır muhalefeti Vatikan yanlısı, dış güçlerin maşası, din düşmanı diye yaftalayanlar, Papa'yı devlet töreniyle ağırladılar. Buraya kadar mesele yok. Peki sonra? 1.700 yıl sonra İznik'te ayin yaptırdılar
Müstemleke valisi gibi at koşturan Amerikan Büyükelçisi'nin açıklaması, tüm bu rezilliği tarif ediyor. Büyükelçi, 2026'da Heybeliada Ruhban Okulu açılacak diye açıklamalar yapıyor. Dikkat buyurunuz, bu açıklamayı yapan Türkiye'yi yönetenler değil, Amerika'nın Türkiye'de görevlendirdiği büyükelçisidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alanıyla ilgili, zamanlamayı, takvimi, hedef tarihi bir başka devletin temsilcisi ilan ediyor. Heybeliada için tarih ve 'müjde' veren Amerikan elçisine sessiz itaatinizi, hangi yerlilik ve millilikle açıklıyorsunuz? Bu konuya biz, inanç üzerinden değil, egemenlik üzerinden bakıyoruz."
"BARZANI TÜRKIYE'DE EV SAHIBIYMIŞ HADI ORADAN"
Şırnak ve Cizre’de Barzani’nin ziyareti sırasında yaşananlara ve DEM Parti sözcüsünün "ev sahibi" nitelendirmesine sert sözlerle yüklenen Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Dünyanın hiçbir bağımsız ve müstakil devleti, kendi toprağında hiçbir yabancı güce askeri kamuflaj ve uzun namlulu silahlarla cirit attırmaz. Hatanın ilk adımı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir valiliğinin böyle bir dönemde Barzani'yi onur konuğu olarak davet etmesidir. Barzani'nin gelişiyle ilgili olarak DEM Parti sözcüsü ne dedi? 'Burada ev sahibidir. Kendi toprağına gelmiş sayılır' dedi. Hadsizliği, şımarıklığı, aymazlığı görüyor musunuz? Barzani Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kentinde ev sahibiymiş. Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan! Şırnak ilinin Cizre ilçesi Kuzey Irak'a bağlandı da bizim mi haberimiz yok? Bunlara kapı arkasında sözler verildi de bizim mi haberimiz yok?"
ŞIRNAK EMNIYET MÜDÜRÜ VOLKAN SAZAK'A DESTEK
Dervişoğlu, DEM Parti'nin hedef aldığı Şırnak Emniyet Müdürü Volkan Sazak'a sahip çıkarak Erdoğan'a çağrıda bulunmuş oldu:
"Bir de Emniyet Müdürümüzü hedef tahtasına koydular. Peki ne yaptı Şırnak Emniyet Müdürümüz Volkan Sazak? Yasa dışı pankart ve paçavralar asmaya kalkanlara, teröriste övgü sloganları atanlara yaptıklarının suç olduğunu hatırlattı. Mesleğine başlarken namusu ve şerefi üzerine ettiği yemin neyi gerektiriyorsa onun icaplarını yerine getirdi. DEM Eş Başkanı Şırnak Emniyet Müdürümüz için İçişleri Bakanına sesleniyor. 'Bu Emniyet Müdürü ile ilgili olarak derhal gereğini yapın' diyor. Terörün siyasi sözcüleri devletimize talimat verir hale gelmişler. Sayın Cumhurbaşkanı, varlığını ve birliğini temsil ettiğiniz devletimizin yüksek şahsiyetini koruyan Emniyet Müdürümüzü koruyup kollayınız. Emniyet Müdürümüz Volkan Sazak, iyiliğin sembolü; İYİ Partili, AK Partili, MHP'li, CHP'li fark etmeksizin tüm milletimizin yüz akı ve ortak vicdanıdır."
"İHANETIN ZAMAN AŞIMI YOKTUR"
Yaşananların BOP projesinin bir devamı olduğunu savunan Dervişoğlu, sürecin üniter yapıyı hedef aldığını şu sözlerle belirtti:
"Papanın ayini, terörist başı ve örgütün cüretiyle tapu senedimiz Lozan çiğnenmek isteniyor. Bir kez daha hatırlatıyorum. İhanetin zaman aşımı yoktur. Bugün önümüze konan tablo yeni değil. Biz bu filmi 2000'li yılların başından beri izliyoruz. Adına önce Büyük Ortadoğu Projesi dediler. İsmi değişse de hedef tektir ve aynıdır: Ulus ve üniter yapılı Cumhuriyet Türkiyesi'ni hem madden hem manen zayıflatmaktır.
Kürtlere gösterdikleri seçenekte şudur. Bir tarafta müebbetlik bir teröristin ilkel komünal fantezileri, diğer yanda da ağalık, şehlik, marabalık vardır. Seç seçebildiğin kadar. Ne olursa ne ol fakat Cumhuriyetin yurttaşı olma denilmek istenmektedir. Biz de diyoruz ki bu topraklarda yaşayan vatanına devletine bağlı olan Kürtleri hiç kimsenin tasallutuna asla ve kata kurban ettirmeyeceğiz. Mesele budur, çözüm de budur."
"ASGARI ÜCRET ZORUNLU ÜCRET OLDU"
Konuşmasının son bölümünde yargı bağımsızlığına ve ekonomik krize değinen Dervişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye öyle bir noktaya sürüklenmiştir ki artık mahkeme salonlarında hukuku değil, iktidarın hıncını tartışıyoruz. Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanlarının tutuksuz yargılanmalarının önü açılmalıdır. Özgürlükleri susturulduğu yerde mahkemeler karar vermez. Ancak talimatları okur.
Şimdi asgari ücret görüşmeleri başlıyor. 'İş işçisiz ücret komisyonu' topluyorlar. Tam da bu iktidara göre bir uygulama. Sizi layık gördükleri ücret düzeyi dünyada istisnai ücret, Türkiye'de zoraki zorunlu edilen mecburi ücrettir. Türk milletinin rızasını almadan İmralı'da pazarlık yapan iktidar, şimdi de işçiyi yok sayarak işçinin ücretini belirlemeye kalkıyor. Bu sefaletin dayatılmasıdır."
Dervişoğlu sözlerini, "Belli ki 2026 yılı daha çetin geçecek. Ama biliriz ki çetin yollar yufka yüreklilerle aşılmaz. İktidarımızın ayak sesleri geliyor" diyerek noktaladı.
"Dervişoğlu’ndan İktidara Bese Hozat Çıkışı: “Kimlere Ne Söz Verdiniz?”" haberi, 03 Aralık 2025 tarihinde yazılmıştır. 03 Aralık 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.