Demirtaş’tan Yüksekdağ tepkisi

Demirtaş’tan Yüksekdağ tepkisi

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2016 yılında Mersin'de yaptığı bir konuşmada dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun şikayeti üzerine "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, yargı organlarını, askeri veya emniyet...

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2016 yılında Mersin'de yaptığı bir konuşmada dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun şikayeti üzerine "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama" iddiasıyla açılan davanın ikinci duruşması görüldü.

Etkin Haber Ajansı’nın haberine göre Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmayı HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım ile çok sayıda parti yöneticisi takip etti. Demirtaş, tutuklu olduğu Edirne F Tipi Hapishanesi'nden SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Başbakan Davutoğlu'nun avukatı ise duruşmaya mazeret bildirerek katılmadı.

Kimlik tespitinin ardından Demirtaş hakkındaki 2016/541 numaralı dosya ile yine 2017 yılında Mersin'de yapmış olduğu bir başka konuşması nedeniyle hakkında TCK'nin 301/2'den açılan 2017/84 numaralı dosyanın birleştirildiği belirtildi.

'SEGBİS İŞKENCE VE HUKUKSUZLUKTUR'

Savunma yapan Demirtaş, hapishanede olduğu için duruşmaya katılamadığını belirterek, "SEGBİS ile yapılan yargılama fiili bir işkence ve hukuksuz bir uygulamadır. Kabul edilecek bir yanı yoktur" dedi.

'DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI ANAYASA İHLALİDİR'

Dokunulmazlıkların kaldırılmasının başlı başına bir Anayasa ihlali olduğunu belirten Demirtaş, şunları söyledi: "Dokunulmazlıkların kaldırılması, yapılan bir hukuksuzluğun acil durumlarda Parlamento tarafından uygulanması ile mümkündür. Anayasamız ve Meclis iç tüzüğünde dokunulmazlıkların kaldırılması şu şekilde düzenlenmiştir; Hakkında fezleke düzenlenen bir milletvekili ile ilgili öncelikle Anayasa ve adalet komisyonlarının birleşmesinden oluşan karma komisyonda her vekilin ayrı ayrı değerlendirmesi yapılır. Bu karma komisyonda hakkında fezleke hazırlanan her milletvekili savunmasını yapar. Eğer dokunulmazlığın kaldırılması kabul edilirse, Anayasa komisyonunda ikinci kez savunma yapılır. Eğer Anayasa Komisyonu da kabul ederse Meclis'e sunulur. Meclis'e sunulunca da ilgili milletvekili her fezleke için ayrı ayrı savunmasını yapar. Parlamento ardından oylama yapar. Dokunulmazlıkları kaldırılmış ise ilgili vekil Anayasa Mahkemesi'ne itiraz hakkını kullanır. Anayasa Mahkemesi'nde de itirazı değerlendirilir."

'BU UCUBE BİR DEĞİŞİKLİKTİR'

Bunun için bir çok amaç sıralayan Demirtaş, en önemli amacın da "halkın iradesine duyulan saygının gereği olarak milletvekilinin saygınlığını korumak ve sudan gerekçelerle milletvekilinin yargılanmasının önüne geçmek" olduğunu kaydetti. Yapılan değişiklikle milletvekili dokunulmazlıklarının sorgusuz sualsiz kaldırıldığına işaret eden Demirtaş, "Bu değişiklik ucube bir değişikliktir" dedi. Değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğunu, bizzat teklifi getiren AKP'li Mustafa Şentop tarafından dile getirildiğini hatırlatan Demirtaş, "Yine Ahmet Davutoğlu ve ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu bu teklifin Anayasa'ya aykırı olmasına rağmen değişikliğe 'Evet' diyeceklerini açıklamışlardır. Anayasa Mahkemesi'ne itiraz edilebilirdi. Anayasa Mahkemesi'ne itiraz etmek için 110 milletvekilinin imzası bulunamadığı için itiraz edilemedi" şeklinde konuştu.

'YARGILAMA İHLAL İLE BAŞLADI'

Demirtaş, savunmasını şöyle sürdürdü: "Milletvekili olmak sıradan basit bir durum değildir. Herhangi bir yurttaşı yargı karşısına çıkarmak da sıradan basit bir durum değildir. AİHM'nin Taner Akçam davasında verdiği karar emsal bir karardır. Aynı şekilde AİHM üst kurulu bu karara ilişkin 301. maddeden soruşturma açılmasına takipsizlik kararı verilmesini dahi hak ihlali olarak görmüştür. Siz şimdi Türkiye'nin en büyük üçüncü partisi olan bir partinin eş genel başkanını hiçbir mekanizmayı kullanmadan sanık olarak yargıladığınız için bu yargılama ihlal ile başlamıştır. Mahkemenin şu an yapması gereken şey yargılamayı durdurarak dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğunu durumun ciddiyetine dikkat çekerek Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaktadır."

'YÜKSEKDAĞ YARGI OPERASYONU İLE TASFİYE EDİLDİ'

"Bugünkü siyasi atmosfer HDP milletvekili ve 10 bine yakın üyesini yargı yoluyla linç ettirebilir" diyen Demirtaş, yargının buna alet olmaması gerektiğini kaydetti. Demirtaş, "Bu bir siyasi rekabet konusudur. Yargı konusu olamaz. Türkiye'de yargımız baskının ve bir siyasi partinin yargı eliyle hukuk dışı bir şekilde linç edilmesine tasfiye edilmesine alet olmamalıdır. Yargı siyasi partilerin rakibi değildir. Yargının görevi iktidarın çıkarlarını korumak değildir. Yargının görevi iktidarın kamuoyu önünde verdiği talimatlara uymak değildir. Yargının bir tek görevi vardır, adaleti sağlamaktır. Ben Türkiye'nin en büyük üçüncü partisinin eş genel başkanıyım. Diğer eş genel başkanımız yargı operasyonuyla tasfiye edildi. Bu bir suçtur" dedi.

'YARGILAMAYI DURDURUN, DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRAN DEĞİŞİKLİĞİ AYM'YE GÖTÜRÜN'

"Herkes bilsin ki biz adil bir yargıya saygılı olacağız" diyen Demirtaş, şöyle devam etti: "Ama herkes bilsin ki bugün iktidarı elinde tutanlar, ortalığa korku yaydılar diye biz de korkacak değiliz. Mahkemenizin de adalet ve Allah korkusu dışında bir şey taşımadığını umut ediyorum. Mahkemenizden talebim somut norm denetimi yapılması açısından dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin değişikliğin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi ve yargılamanın durdurulmasıdır."

Ardından Demirtaş'ın avukatları da söz alarak, talebin kabul edilmesini istedi. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 1 Haziran'a erteledi.

YILDIRIM: DEMOKRASİ NARALARI ATANLAR DÖNÜP KENDİLERİNE BAKSIN

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, referandum öncesi tüm siyasi partilerin genel başkanlarının televizyonlarda canlı yayınlara katıldığını belirterek, "Onlar havuz medyalarında her gün konuşurken, biz eş genel başkanımızı SEGBİS aracılığıyla izliyoruz. Her gün 'Demokrasi demokrasi' deyip Hollanda'ya çatıyorlar, başka Avrupa ülkelerine çatıyorlar. Dönüp bir zahmet kendilerine baksınlar. Dönüp bir Cizre'ye baksınlar. Dönüp bir Sur'a baksınlar. Avrupa'nın uygulamalarını savunmuyorum ama gelin görün ki demokrasi naraları atanlar kendilerine bir baksınlar" dedi.

"Demirtaş’tan Yüksekdağ tepkisi" haberi, 16 Mart 2017 tarihinde yazılmıştır. 16 Mart 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.