Davutoğlu: "Devleti Kılcal Damarlarına Kadar Tanıyan İki Kişi Var; Biri Erdoğan, İkincisi Benim"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Ne kadar ihtilaf edersem edeyim. Ülkenin başlangıcında kim olursa olsun. ‘Devlet darda, millet sıkıntıda’ dendiğinde, yardım talep edildiğinde elimden geleni arkama koymam," dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de üniversite öğrencileriyle bir araya geldiği 'Küresel Vicdan' konulu söyleşide önemli açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, "Ne kadar ihtilaf edersem edeyim. Ülkenin başlangıcında kim olursa olsun. ‘Devlet darda, millet sıkıntıda’ dendiğinde, yardım talep edildiğinde elimden geleni arkama koymam. Türkiye’de bugün devleti kılcal damarlarına kadar tanıyan iki kişi var ise birisi Sayın Cumhurbaşkanı, ikincisi benim. Kılcal damarlarına kadar dostlar. Sadece bizim devleti değil, İsrail devletini de Filistin’i de. Ben, bana gereksinim olmadığına inanmasam siyaseti bırakırdım. İhtiyaç var ki siyaseti yapıyorum" dedi.
GAZZE’DEKI DOĞAL GAZ KAYNAKLARI VE TÜRKIYE'NIN TARIHI ROLÜ
Davutoğlu, söyleşide Gazze'deki durum ve Türkiye'nin bölgedeki tarihi rolü hakkında da konuştu. Gazze’nin insansızlaştırılmak istenmesinin arkasındaki nedenlerden birinin, 2006 senesinde keşfedilen büyük doğal gaz kaynakları olduğunu iddia etti. Savaş yanlısı olmadığını, aksine 2009-2012-2014 savaşlarında Katar, Mısır ve Amerika’yla görüşerek ateşkesi bizzat kendisinin sağladığını belirtti.
Filistin meselesinin Türkiye için önemine değinen Davutoğlu, "Bir gün birisi, ‘Bizim ne derdimiz var Filistin’le, ne işimiz var?’ dedi. Ben de, ‘4 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Filistin’de savaşmıştır’ dedim. Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay. 4’ü de Gazze’de savaştı." ifadelerini kullandı. Davutoğlu ayrıca, Mavi Marmara şehidi Furkan Doğan'ı anarak, o vakada yaşadıklarının kendisine bir perspektif kazandırdığını dile getirdi.
"YARDIM TALEP EDILDIĞINDE ELIMDEN GELENI ARKAMA KOYMAM"
Bir gazetecinin, "Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı teklifi gelmesi" durumunda nasıl bir karar vereceğini sorması üzerine Davutoğlu, ilkesel duruşunu yineledi. "Ben yaşamını ilkelere göre yaşamış biriyim. Akademik hayatta neyi savunmuşsam, dışişleri bakanı, başbakanken aynı şeyleri savundum. Ayrıldıktan sonra da aynı şeyleri savundum. ‘Siyasi ahlak, şeffaflık’ derim. Dünkü konuşmadakini yeniden edeyim. Burada siyaset yapmayacağıma söz verdim. Ne kadar ihtilaf edersem edeyim. Ülkenin başlangıcında kim olursa olsun. ‘Devlet darda, millet sıkıntıda’ dendiğinde, yardım talep edildiğinde elimden geleni arkama koymam. Her şeyi yaparım. Başbakanken şunu söyledim; Nefsimi ayaklarımın altına alarak dedim. Kolay bir şey değil başbakanlığı bırakmak."
"BANA GEREKSINIM OLMADIĞINA İNANMASAM, SIYASETI BIRAKIRDIM"
Sözlerine devam eden Davutoğlu, başbakanlığı bırakma sürecini anlatarak, "Yine nefsimi ayaklar altına alırım. ‘Bana yapılan hakaretlere, trollerin saldırılarına’ vesaire, eğer devlete bir katkım olacaksa, millete bir katkım olacaksa bunu seferberlik ve vatanperverlik olarak adleder gereğini yaparım." dedi. Devleti kılcal damarlarına kadar tanıyan iki kişiden biri olduğunu bir kez daha vurgulayan Davutoğlu, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: "İkinci söylediğim şey şu; Niye hiç şikayetim yok? Türkiye’de bugün devleti kılcal damarlarına kadar tanıyan iki kişi var ise birisi Sayın Cumhurbaşkanı, ikincisi benim. Kılcal damarlarına kadar dostlar. Sadece bizim devleti değil, İsrail devletini de Filistin’i de. Ben, bana gereksinim olmadığına inanmasam siyaseti bırakırdım. İhtiyaç var ki siyaseti yapıyorum. Ama o, benim vereceğim bir karar değil. Ben, o ilkeler içinde gereğini yaparım."
"Davutoğlu: "Devleti Kılcal Damarlarına Kadar Tanıyan İki Kişi Var; Biri Erdoğan, İkincisi Benim"" haberi, 28 Ekim 2025 tarihinde yazılmıştır. 28 Ekim 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.